• $7,477
  • €9,0403
  • 441.724
  • 1524.49
17 Nisan 2012 Salı

Ya Kürtler!

Geçen hafta Başkan Obama, Barzani ile Beyaz Saray'da buluştuğunda Ortadoğu 'uzmanları' 'Obama Barzani'ye devlet başkanı protokolü uygulayarak Beyaz Saray'da karşıladı'' türünden haber yazıp yorumladılar. Cehalet bu kadar net olunca öngörü ve analizler de doğal olarak yanlış olur. Barzani şimdiye kadar en az 3 kez Beyaz Saray'da Bush tarafından kabul edildi. Yalnız Washington'da değil Paris, Londra ve Berlin'de de benzer protokolle karşılandı.
Aynı şey cumhurbaşkanı olmadan da KYB lideri Celal Talabani'ye uygulandı. ABD ve Batılı ülkelerin Kürt liderler ve dolayısıyla Kürt sorununa ilgileri yeni değildir.
Gelelim Türkiye'ye...
1991 yılından itibaren rahmetli Özal, Barzani ve Talabani'ye yakın ilgi göstererek kendilerine her türlü yardımda bulunmuş ve bu ikili üzerinden Türkiye'nin Kürt sorununu çözmeye kalkışmıştı. Talabani bu çerçevede Öcalan'a gönderiledi. Barzani de Türk askeriyle birlikte PKK'ya karşı savaştı. Şimdi ise Washington-Bağdat-Erbil üçgeninden sonuç alamayan Ankara, bu kez PKK sorununu direkt olarak Barzani ile çözmeye uğraşıyor. ABD'nin kutsayıp desteklediği bu çaba çerçevesinde Barazani yarın ya da perşembe günü Ankara'ya geliyor. Görünürde Ankara Barzani ile Tarık Haşimi konusunu konuşacak. Ama bana göre temel konu PKK. Çünkü Ankara'ya göre PKK Suriye'ye kayabilir ya da İran ile geliştireceği yeni diyalogla Türkiye'ye problem yaratabilir. Durum böyle olunca önümüzdeki günler ya da haftalar çok önemli olacak. İçeride PKK ve KCK'ye yönelik kapsamlı bir askeri, siyasi, hukuki ve psikolojik savaş yürüten Ankara, dışarıda da PKK'yı sıkıştırmayı planlıyor. Bu plan çerçevesinde, Ankara Barzani ile birlikte yakın gelecekte örneğin önümüzdeki ay kapsamlı bir operasyon yürütebilir. Bu operasyonla Türk ordusu Kuzey Irak'a girip PKK'yı bulunduğu mevzilerden sonsuza dek atmayı planlayabilir. Buna karşın Türkiye operasyona destek verecek ya da en azından sesini çıkarmayacak olan Barzani'ye farklı  siyasal ve ekonomik alanlarda büyük avantajlar sağlayabilir. Belki de Obama bunun için Barzani'yi Washington'da misafir etti. Çünkü Obama da Başbakan Erdoğan gibi PKK'nın yeniden Suriye'nin ya da İran'ın elinde bir karta dönüşmesini istemiyor. Çünkü Başbakan Erdoğan gibi Obama da Suriye'yi hatta İran'ı Kürt kartı yani Barzani üzerinden sıkıştırmayı düşünebilir. Zira PKK kartını bir yana bıraksak bile herkes Suriye ve İran'da  milyonlarca Kürt'ün yaşadığını ve bölgesel ve uluslararası devlet ve güçlerin şimdiye kadar olduğu gibi bundan böyle de bu Kürtleri kullanmayı sürdüreceğini bilir. Durum böyle olunca Suriye'de olduğu gibi Ankara Irak'ta da artık direkt bir taraf haline gelmiştir. Çünkü Ankara'nın artık hiç hoşlanmadığı Başbakan Nuri Maliki Başbakan'ın yakın dostu Tarık Haşimi'yi terörle suçlamakta ve  onu yakalatmak için İnterpol'a  bildirimde bulunmaya hazırlanmaktadır. Katar ve Suudi Arabistan'dan sonra İstanbul'a gelen Haşimi, -ki Cumhurbaşkanı yardımcısıdır- Ankara'dan alacağı destekle Maliki hükümetini düşürmeye çalışmaktadır. Haşimi'nin güvendiği yegane güç ise Maliki'ye destek veren Kürtlerdir. Yani Haşimi'ye göre Sünni Kürtler, Sünni Türklerin de desteğiyle Maliki hükümeti düşebilir. İran destkli Şii olduğu için (!) Suudiler, Katarlılar ve benzeri Arap ülkelerinin hoşlanmadığı Maliki ise ilginç dengelerle iktidarda kalabileceğini biliyor ve bölgesel ayak oyunlarını önemsemeyerek işine bakıyor. İşte Irak'ın bu hali Türkiye'nin orada da çok tehlikeli bir konuma getirildiğini göstermektedir. Çünkü İran ve Suriye destekli Maliki'ye göre Ankara safını belirleyerek Haşimi'yi desteklemekte ve şimdi  Bağdat'taki hükümeti düşürmek için yoğun çaba harcamaktadır. Özetle Barzani'nin Ankara ziyareti belki de hiç kimsenin hayal edemeyeceği kadar önemli ve hassastır. Ankara'nın planladığı şekilde gelişirse bu ziyaretin sonuçları PKK, Kürt sorunu ve bölgesel Kürt devletinin geleceğini belirleyebilir. Ama bu sonuçlar aynı zamanda Irak'ta ve Irak'tan dolayı tüm bölgede Şii-Sünni kırımını ve başından beri anlatmaya çalıştığım Büyük Oyun'un geleceğini belirleyecektir. Ama ortada bir gariplik var: Hiç kimse Kerkük ve Türkmenlerden söz etmiyor. Yoksa onlar Fransız mı?

<p>Beşiktaş TEM Otoyolu FSM Köprüsü istikametinde sivil polis aracı yol ayrımında sabit bekleyen tra

Beşiktaş'ta polis araçları kaza yaptı! Yaralı polisler var...

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Rıdvan Dilmen: Beşiktaş şampiyonluğa inanmış

Fenerbahçe'nin ardından Galatasaray... Beşiktaş'ta yüzler gülüyor