• $7,4779
  • €9,0802
  • 442.059
  • 1565.01
26 Ekim 2011 Çarşamba

Tunus'ta AKP kazandı

Osmanlı dönemini bir yana bıraksak bile Tunus birçok yönüyle Türkiye'ye benzer. Son seçimler bu benzeşmenin en ilginç yanını yansıtmaktadır. Durum böyle olunca Kurucu Meclis seçimlerini Nahda Partisi değil AKP kazanmış oluyor. Türkiye tüm siyasal, askeri, ideolojik, toplumsal, ekonomik ve psikolojik verileriyle seçimin ağırlıklı malzemesini oluşturuyordu. Çünkü Tunus'un yakın tarihi ile Türkiye'de yaşananlar arasında büyük bir benzerlik ve paralellik bulunmaktadır. Örneğin bağımsızlık sonrası (1956) Tunus'un kurucusu olan Burgiba müthiş bir Atatürk hayranı ve Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan sonra attığı adımların benzerlerini Tunus'ta attı. Fes devrimi, medeni hukuk, çok eşliliğinin yasaklanması ve benzeri konularla ilgili önemli kararlar alan Burgiba devlet, toplum ve ordunun laikleştirilmesi çabasında hiçbir zaman geri adım atmadı. Onu devirerek yerine gelen Bin Ali de laiklik düşmanı Suudi Arabistan'a kaçıncaya kadar aynı yolda yürümüştü.Tunuslular, Türkiye deneyimlerinden dersler alarak kendi yollarını bulmaya çalışıyorlar. Bunu da yaparken AK Parti deneyiminin tüm detaylarından yararlanmaya çalışıyorlar. İşte bu nedenle Nahda'nın zaferi aslında AK Parti'nin zaferidir. Çünkü Nahda'nın lideri Gannuşi her fırsatta 'AKP gibi bir parti olacağız' diyor. Seçim kampanyalarında Gannuşi seçmenlere hep ''Biz Türkiye gibi olacağız' diyordu. Türkiye'yi yakından gören ve öğrenen Tunuslular somut bir örneğin heyecanıyla Nahda'ya oy verdiler. Laik sistemi, asker-sivil çatışmasını, AK Parti olayını ve son dönem Türkiye'nin olağanüstü ekonomik gelişim ve kalkınmasını. 'AKP'nin yavaş yavaş devleti ele geçirip laik sistemi ortadan kaldıracağını ve süreç içinde Şeriatı uygulayacağını'' düşünen ve ''Nahda'nın AKP yolunda yürüyeceğine'' inananlar genel tanımıyla laik partilere oy verdiler. Kurucu Meclis'in toplanması ve yeni anayasanın hazırlanması sürecini yaşayacak olan Tunus, Türkiye benzeri tartışmalara sahne olacak. 1989'da Cezayir'de İslamcıların iktidara gelmesinin kanlı bir şekilde engellenmesine destek veren, 2006'da Hamas'ı seçen Filistinlileri cezalandıran ancak 2002'de AK Parti deneyimini çok ilginç bulan Batı, şimdi AKP benzeri bir Nahda'nın Cezayir'in komşusu Tunus'ta iktidara gelmesini alkışlamaktadır. Nasıl olsa Gannuşi sürgünde hep İngiltere'de yaşıyordu. Üstelik bu Tunus, daha radikal İslamcıların iktidara gelmesi olası Libya'ya da komşudur. Ayrıca Tunus'a bağımsızlık ve laik sistemi getiren Burgiba Libya kökenlidir. Yani geçenlerde Batılılar tarafından yerlerde sürüklenen Kaddafi gibi. Çünkü o da yüzde 90 muhafazakar bir topluma sahip Libya'da laik bir anlayışı uygulamaya ve kadınlara daha fazla özgürlük vermeye çalışmıştı. Şimdi Burgiba ve Kaddafi yok ve yerlerinde Gannuşi ve Bilhac gibileri olacak. Sonra sıra Cezayir ve Mısır'a gelecek. Her iki ülkede de 'İslamcılar' için farklı senaryolar yazılıp çiziliyor. Bu iki ülkeyle birlikte Tunus ve Libya'nın geleceği ancak Batı'nın doğalgaz ve petrol zengini Kuzey Afrika ve dolaysıyla tüm bölge için hesaplarıyla netleşecektir. Tunus, Libya ve Mısır'da farklı formatlarla devrede olan Batılı güçler öncelikli olarak bu ülkelerdeki 'İslamcı'larla uyum içinde çalışmanın yollarını arıyor. 'İslamcılar' da Batılıları rahatsız etmeden nasıl iktidara geleceklerini ve bu iktidarda AK Parti gibi uzun süre sorunsuz kalmanın yollarını arıyorlar. Belki de bu nedenle Libya'da, Mısır'da, Tunus'ta ve Suriye'de  'İslamcı' parti ve gruplar Batı karşıtı hiçbir söylemi dile getirmiyorlar ve model aldıkları Erdoğan'ın tersine İsrail'e yönelik bir kelime olsun bir şey söylemiyorlar.

<p>Trump Destekçileri Kongre Binası’nı bastı hayatını  kaybedenler ve gözaltına alınanlar oldu

ABD'de devir teslim töreni nasıl olacak?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Yusufeli Barajı'nda sona yaklaşıldı

Mandaların eksi 10 derecede yemek arayışı