• $9,4512
  • €11,031
  • 541.332
  • 1455.42
21 Mayıs 2013 Salı

Suriye olmadı KIBRIS!

Ağırlıklı olarak Suriye konusunu konuşmak üzere Washington’a giden Başbakan Erdoğan bu konuda umduğunu bulamayınca Obama’ya ‘Bari Kıbrıs sorununu çözün’ dedi. Bunun üzerine Dışişleri Bakanı Davutoğlu ile meslektaşı Kerry oturup uzun uzadıya bu konuyu konuştular. Washington’dan gelen haberlere bakılırsa Amerikalılar bu sefer ciddi gibi görünüyor. Bu ciddiyetin devam edip etmeyeceğini henüz bilmiyoruz ama Kıbrıs sorununun gerçek müsebbinin ABD olduğunu bilmeyen yok. Wikileaks belgelerine göre 1974 Barış Harekatı bile dönemin Dışişleri Bakanı Kissinger’ın yeşil ışık, onay ve provokasyonu ile gerçekleşmişti.
Peki şimdi ne yapılabilir? Ya da yapılabilir mi?
Yani ABD gerçekten Kıbrıs sorununun çözümünü ister mi?
İsterse bu amaçla Yunanistan ve Kıbrıslı Rumları ikna edebilir mi?
İkna ederse hangi plan üzerinden bunu yapacak?
Yani Türkiye’nin tezi Yunanistan ve Rumlara kabul ettirilebilir mi ?
Ya da Türkiye ne kadar Yunanistan ve Rumların çizgisine yaklaşabilir?
Belki de temel sorun budur.
Çünkü Yunanistan ve Rumların tezi belli. Kıbrıslı Türk ve Rum liderlerin görüşmelerinde konuşulmayan hiçbir konu kalmadığına göre yeniden masaya oturmanın anlamı kalmamıştır. Yani BM ya da ABD temsilcilerinin taraflarla görüşmelerinin değeri yok.

AB’NİN TAVRI BELİRSİZ
Bu işi petrol şirketlerine havale ederlerse çok daha kolay sonuç alabilirler. Gaz ‘Arap Baharı’nın en önemli unsurlarından biridir. Libya, Mısır, Gazze, İsrail, Lübnan ve Suriye’nin Akdeniz sahillerinde ve Kıbrıs çevresinde trilyonlarca metreküp doğalgaz olduğu kesin. Gaz ise Libya, Tunus, Mısır, Filistin, Suriye ve Irak’ta ölen ve yaralanan yüzbinlerce insandan çok daha önemli ve değerlidir. Bakalım bu değer Kıbrıs’a nasıl yansır. Bir yandan iflas eden ve İsrail’in kucağına düşmüş Rumlar ve onların abileri Yunanlılar öbür tarafta İsrail’in özür dilediği ve ABD’nin bölgesel gözbebeği AKP yönetimindeki Türkiye. AB bu işin neresinde ise belli değil. Geleneksel Hıristiyan Kulüp kültürü elbette Rumlara sahip çıkacaktır. Nasıl olsa 56 Müslüman ülke KKTC’yi görmezden geliyor ve Allah’ın selamını bile vermekten çekiniyor. Kimden mi? Tabi büyük patron ABD’den. Üstelik Ankara’da İslam alemine model olarak gösterilen bir AKP iktidarda ve İslam İşbirliği Örgütü’nün başında Türk olan Prof. İhsanoğlu bulunuyor..
Bir de Kıbrıslı Türkler’in durumu var.
Bir haftadır KKTC’deyim. Tam şimşek, yağmur ve seller bitti derken bu kez siyasal fırtına esmeye başladı.
Türk yürüyüşüne katılmak üzere New York’a giden KKTC Başbakanı İrsen Küçük Washington’da bazı Amerikalı yetkililerle görüştükten sonra Dışişleri Bakanı Davutoğlu ve AB Bakanı Bağış ile buluştu. Yaptığı açıklamalara göre de tüm görüşmeleri olumlu geçmiş. Küçük’e göre Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik önemli sinyaller var. Bu nedenle Bakan Davutoğlu haftasonu adaya geliyor. Sonrasında Amerikalı temsilciler. Ama bir sorun var: Başbakan Küçük’ün lideri olduğu Ulusal Birlik Partisi (UBP) ve hükümet darmadağın. Ankara desteği ile şimdilik toparlayabilir. Ama erken seçim kaçınılmaz gibi görünüyor. Başta Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) olmak üzere muhalefet partilerinde de kargaşa var..
İflas etmiş bir güney ve darmadağın olmuş bir kuzey. Çözüm için ideal zaman.
Yunanistan da perişan olduğuna göre bu iş Washington’da biter.
Peki Obama ister mi? Bana kalırsa ‘hayır’... Bunun da yüzlerce nedeni var.

<p>Verdiğiniz nefes aldığınız nefesle  karışmıyor. Akıllı maske telefonla kontrol ediliyor.</p><p>Ak

Akıllı maske nefes aldıracak

Güney Kore ilk yerli roketi 'Nuri'yi uzaya fırlattı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar'da bir kafede vatandaşlarla sohbet etti

Niğde'de 20 milyon yıllık fosil bulundu