• $13,5639
  • €15,2991
  • 776.482
  • 1981.04
29 Ocak 2013 Salı

Sürecin süresi

Başbakan R. Tayyip Erdoğan Ağustos 2005'te Diyarbakır'da Kürt sorununun varlığını kabul ederek barışçıl bir çözümü hedeflediklerini açıklamıştı. Neredeyse 8 yıl geçti. Bu sürede Türkiye ve bölgede çok önemli gelişmeler yaşandı. Doğal olarak bu gelişmeler hükümetin Kürt politikasını etkilemekte ya da Kürt sorunu hükümetin iç ve dış politikalarına yansımaktadır. İşte bu nedenle hükümet Oslo sürecini başlatmış ve Kuzey Irak'taki Kürt yönetimiyle yakın ve stratejik ilişki kurmuştu. Ancak burası Ortadoğu olduğu için her zaman her yerde sürprizler olur.
Örneğin Habur olmasaydı Kürt sorununun çözümünde önemli mesafe alınmış olabilirdi. Örneğin Oslo görüşmeleri sızdırılmamış olsaydı, belki bugün Türkiye farklı detayları konuşuyor olacaktı. Örneğin Suriye ve bölgedeki gelişmeler bu denli hızlı ve tehlikeli gelişmeseydi, belki hükümet yeniden İmralı ile görüşme sürecini başlatmazdı. Başlattı ama kısa sürede heyecanını yitirdi. 'Kürt sorunu yok' diyen Erdoğan, BDP'yi bahane ederek sürecin yavaşlatılabileceğini ima etti. Dışişleri Bakanı Davutoğlu da Barzani ile İmralı sürecini ve Suriye'deki Kürtleri görüştü.

GÖZLER AYNI NOKTADA
Suriye'nin Rasulayn Kasabası'nda Özgür Suriye Ordusu militanları ile çatışan Kürt örgüt PYD, militanların kasabaya Türkiye'den sızdıklarını söylüyor. Irak'ta ise Ankara'nın Kürt açılımına destek veren Barzani Bağdat hükümetiyle ciddi sıkıntılar yaşıyor. Erbil-Bağdat hattında bir türlü dinmeyen gerginlikler, Irak'ı ve bölgeyi yakından ilgilendirmektedir. Bu nedenle Türkiye süreci yakından izlemekte. Çünkü PKK'nın silahlı gücü Kandil'de, yani Kuzey Irak'ta. Kandil bir yandan Suriye, diğer yandan İran'ın takibinde. Çünkü PKK kadroları içinde çok sayıda Suriyeli ve İranlı Kürt var.
Barzani hiçbir zaman PKK ile savaşmayacaklarını söylüyor. Ankara ise Suriye'nin kuzeydoğusunu yakından izliyor. Çünkü Kürtlerin yaşadığı bölge Türkiye'nin güneydoğusu ile Irak'ın kuzeybatısına komşu. Bu iki bölge yine Kürtlerin yaşadığı İran'ın kuzeybatısına komşu. Bu dört önemli ülkenin dört parçası doğal olarak bölgenin ve dünyanın ilgisine mazhar. Nedenlerin başında da bolca petrol, doğalgaz ve su geliyor. Su ise 'Arz-ı Mevud' hayalleri kuran İsrail'in ilgi alanı. Kuzey Irak'ta çok kapsamlı ve etkin faaliyetlerde bulunan İsraillilerin özelinde Iraklı Kürtler ve genelinde bölge Kürtleri ile yakından ilgilendiklerini bilmeyen yok.

GERİ DÖNÜŞ OLMAZ
ABD ve Batı'nın, dolayısıyla Rusya, Çin ve diğer ülkelerin Kürt ilgisi Irak'ın işgaline yol açmıştı. 1991'de Türkiye'ye yerleştirilen Çekiç Güç ile Kuzey Irak'ta bağımsız Kürt varlığının oluşturulmasını sağlayan ve bunu 2003 işgaliyle pekiştiren ABD ve yandaşı Batı ülkeleri, hala Sevr'in hayallerini kuruyor. 'Arap Baharı' ile Ortadoğu denilen coğrafyanın karıştığını gören Kürtler de doğal olarak bundan ve Batı'nın artan ilgisinden yararlanmak istiyor. Suriye'deki gelişmeler bunun en somut kanıtı. Esad iktidarının sonu ne olursa olsun, Suriyeli Kürtler asla eski konumlarına dönmeyecekler. Suriye kaosa sürüklenirse, Kürtler de kendi özerk ya da federal bölgelerini ilan edeceklerdir. Yok Esad tekrar duruma hakim olursa Kürtler yine bazı haklar alacaktır. Adı ne olursa olsun, bunun Türkiye'yi yakından etkileyeceği kesin. Ama böyle bir durum Türkiye'deki Kürtleri ve özellikle PKK'yı heyecanlandıracak. Zira Suriyeli Kürtlerin en etkin grubu PYD, PKK paralelinde.
Durum böyle olunca, hükümetin Öcalan'la diyaloğu, Suriye'deki Kürtler ve yaşanan tüm gelişmelerle yakından ilgilidir. Bu nedenle bölgede herkes Türkiye'nin bu yöndeki çalışmalarını yakından takip etmektedir. ABD ve Batı ise klasik hesapları çerçevesinde olumlu- olumsuz bu süreci etkilemeye çalışmaktadır.
Yani süreç birçok detayıyla, çok sayıda iç ve dış dinamiğin etkisinde, hep de öyle kalacak. Böyle olduğu için ne hükümet ne de PKK sürecin süresini belirliyor. Süreç uzadıkça sonuç aynı kalıyor.
Çözümsüzlük. Tıpkı bilmem kaç yıldır olduğu gibi!

<p>Diyarbakır'ın Silvan İlçesi'ne bağlı Usluca  Mahallesi'nin büyük bir bölümü baraj suyu altında ka

Servis yok, kayık var

AFAD'dan Afganistan'daki ihtiyaç sahibi 2 bin aileye gıda yardımı

Antalya'yı fırtına vurdu! Dev dalgalar oluştu, ağaçlar devrildi

1,5 ton skunk ele geçirildi