• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
27 Eylül 2011 Salı

Stratejik müttefik!

ABD; Türkiye'nin 'stratejik müttefiki'...
Türk Dil Kurumu'na göre ''stratejik'' Fransızca bir sözcük ve  'izlemsel' ya da  'önemli' anlamında kullanılmaktadır. Güncel kullanıma göre de 'stratejik' derin ve kapsamlı demek. ''Müttefik'' ise Arapça kökenli bir sözcük ve ' aynı görüşü paylaşan' anlamını taşımaktadır.
Bu durumda Stratejik Müttefik'in açıklaması şöyle olabilir: İki tarafın derin, önemli ve kapsamlı konularda ortak görüşü ve doğal olarak çıkarları da paylaşmasıdır.
Peki ABD ile ilişkiler bu tanıma uyuyor mu?
Gelin birlikte bakalım.
Türkiye'nin şu an üç temel sorunu var.
1-Kıbrıs
2-İsrail  
3-Kürt sorunu ve PKK

Önce Kıbrıs'a bakalım. Amerikalılar 1974'teki ambargodan bu yana Türkiye'nin Kıbrıs politikalarına karşı. ABD; yıllardır KKTC'yi tanımaya yeltenenleri tehdit ediyor ve Rumların AB üyeliğine destek veriyor. Şimdi ise ABD; Türkiye'nin petrol ve doğalgaz konularında Rumlara karşı  politikalarından rahatsız olduğunu söylüyor ve Ankara'yı uyarıyor... Yani Stratejik Müttefik ABD Türkiye'den değil Kıbrıslı Rumlardan yana olduğunu açıkça ilan ediyor...
Gelelim İsrail ve Filistin konularına. Başkan Obama Başbakan Erdoğan'ın İsrail karşıtı sert söylemlerinden dolayı çok tedirgin ve bunlara karşı olduğunu söylüyor. Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Kongre ve ABD'nin tüm kurumları Türkiye'nin bu politikalarından tedirgin ve kızgın. Yahudi lobilerinin etkisinde olan bir ABD yönetimi Türkiye'nin İsrail karşıtı hiçbir adımına sıcak bakmayacaktır. Örneğin Amerikan Kongresi Predatorların Türkiye'ye verilmesine onay vermeyecektir. Çünkü Kongre öncelikle bu Predatorların İsrail'in işine yarayıp yaramayacağına bakacaktır. Bir bilgi olsun diye Amerikan Kongresi'nden yalnıza ağustos ayında 81 üye İsrail'i ziyaret etmiştir. Mayıs ayında Kongre üyeleri İsrail Başbakanı Netanyahu'yu 26 kez ayakta alkışlamıştı. Böyle bir kongre acaba nasıl olur da Predatorların 'İsrail düşmanı' Türkiye'ye verilmesine onay verecektir?
İsrail politikalarına paralel olarak Başbakan Erdoğan Filistin Devleti'ne alabildiğine sıcak ve aktif destek verirken 'stratejik müttefik' ABD'nin Başkanı Obama bu devlete karşı olduğunu söylüyor ve veto hakkını kullanacağını vurguluyor. Bununla yetinmeyen ABD, hiç kimsenin sahip olmadığı en gelişmiş füze ve uçakları İsrail'e verip duruyor. Belki de İsrail'in bunları Türkiye'ye karşı kullanabileceğini düşünüyordur! Çünkü İsrail Güney Kıbrıs ile birlikte Akdeniz'de petrol arayacak ve bu aramayı ABD'li şirketler gerçekleştirecek. Türkiye ise bu aramalara izin vermeyeceğini söylüyor ve gerektiğinde askeri müdahalede bulunacağını tekrarlıyor. Sizce böyle bir müdahale olduğunda ABD kimden yana olur acaba?
Gelelim PKK ve Kürt sorununa. Yetkililer yıllardır Amerikalıların Türkiye'ye istihbarat konusunda destek verdiğini söyler dururlar. Oysa Irak 8 yıldır Amerikan işgali altında ve PKK Kandil'de etkin bir şekilde bulunuyor. Amerikalılar Türkiye'nin işbirliği ve birlikte hareket önerilerinin hiçbirine sıcak bakmadı. Oysa aynı ABD, Bağdat'ı işgal ettikten hemen sonra İran muhalifi Halkın Mücahitleri Örgütü'nün Eşref kampını basmış ve silahsızlandırmıştı. Oysa bu insanlar Amerika'nın düşmanı İran'a karşı savaşıyorlardı. PKK ise ABD'nin stratejik müttefiki Türkiye'nin düşmanıydı... ABD'nin farklı dönemlerde PKK'ya verdiği destekle ilgili olarak çok bilgi var. Bugün ise ortada bir çelişki var. Çünkü PKK bir yandan ABD'nin stratejik müttefiki Türkiye'ye karşı savaşırken yan örgütü Pejak, ABD'nin en büyük düşmanı İran'a karşı mücadele etmektedir. Peki ABD hem Türkiye hem de İran'ı nasıl aynı kefeye koyacak?
Yarın: Biraz daha detay

<p>HDP Esenyurt ilçe binasında asılı, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın afiş ve posterleri

HDP binasına baskın

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Jason Statham Antalya'da kurşun geçirmez camlı villada kalıyor

En kötü yıl gerçekten 2020 mi? Bilim insanları, 536 yılına işaret ediyor