• $7,3583
  • €8,9574
  • 437.029
  • 1536.11
29 Ocak 2011 Cumartesi

Seri sonu yazarlar

Aslında bugün aynı konuları yazmak istemiyordum. Fakat dünkü gazetelerde Ortadoğu'daki gelişmelerle ilgili bazı yorumları okuyunca dayanmayıp bir şeyler yazmaya karar verdim. Son gelişmeler Türk aydınlarının büyük bölümünün Ortadoğu'yu hiç bilmediğini ve anlamadığını kanıtlamıştır. Türkiye'de Türk aydınların büyük bölümü kendi yalanları doğru çıksın diye gerektiğinde Türkiye'nin perişan olmasını temenni edecek kadar ileri gidebiliyor.

Bunda bir sorun yok ya da olmayabilir. Ancak bu kişilerin hedef tahtasında olan hükümet, hükümete bağlı bazı kurumlar ve özellikle Bakan Davutoğlu her nedense 'seri sonu'' bu tip kişileri ciddiye alıyor ve zaman zaman da bunların görüşlerini dinleyerek yanlış değerlendirmeler yapabiliyor. Bu yazarlara 'taşeron' özelliği taşıyan sipariş üzerine yazı yazan ve enteresan ruh halleriyle dikkat çeken bazı çömezleri de katabiliriz.

Hepsi birlikte AK Parti hükümetini Türkiye'yi Avrupa'dan uzaklaştırıp Ortadoğu'ya yaklaştırmakla suçluyor. Bunlar bu sorunun kaynağında çok sevdikleri Avrupa ülkelerin tutum ve davranışlarının olduğunu sanki bilmiyorlar. Türkiye son 6-7 yıldır Arap ülkeleri ve hatta İsrail ile iyi ilişkiler geliştiriyor. Oysa Aynı Türkiye 1946'dan bu yana Batı kampının önemli bir parçası olarak bu Batı'nın doğu cephesinin jandarmalığını yapıyordu. Bu dönemin tüm detaylarını bildiklerini düşündüğüm bu aydınlar Türkiye'nin son dönem Ortadoğu politikalarını eleştirmek yerine Batı'daki dostlarına yani ABD ve AB ülkelerine gidip 'Elinizi, ayağınızı öpelim yeter ki Türkiye'yi AB'ye alın'' deyip bunu sağlamış olsaydılar belki de bugün tüm bu tartışmaları yaşamamış olacaktık.
Bölgede hiçbir etkinlik ve gücü olmayan, coğrafyanın yeni inşasında önemli rol oynayamayan ve sonuç olarak bundan önce olduğu gibi bölgesinde 'silik' bir ülke izlenimi bırakan bir Türkiye seri sonu, taşeron ve çömez Ortadoğu uzmanlarını mutlu etmektedir.

İşte benim garipsediğim şey de budur.
Bu kişiler bölgede her şeyi bahane ederek son gelişmeleri doğru analiz etme yerine hükümetin Ortadoğu politikalarını hedef tahtasına koymayı tercih etmektedir.
Aynı kişiler yıllardır ''Türkiye; Ortadoğu'ya bulaşmamalı'' diyordu.  Bulaşınca da 'Bulaştın hadi sonuç al'' demeye başladılar. Sonuç almadığını düşündükleri ya da öyle temenni ettikleri için de bu kez 'İşte bakın biz size söylemiştik Türkiye'nin Ortadoğu'da esamesi bile okunmuyor' türünden yorum yapmaya çalışıyorlar. Her şeyleriyle garip kişiler.
Beyler siz ne derseniz deyin ve her şeye rağmen Türkiye bölgede bir düzen kurucudur ve size rağmen böyle kalacaktır.

Arap aleminde Batı destekli faşist iktidarların varlığından hep şikayet eden bu kişiler şimdi de AK Parti politikalarının motive ettiği Arap sokaklarının uyanışından bile rahatsız. Emperyalist, sömürgeci ve Siyonist güçlerin ve yandaşlarının yüzyıllarca süren politikalarının izlerini gidermeye çalışan AK Parti hükümetinden 6-7 yılda mucizeler beklemek haksızlık olur. Ancak AK Parti hükümetinin bu politikalarında Türkiye adına başarısız olduğunu söylemekse çok daha büyük bir haksızlıktır. Bakın 26 Şubat 2003'te yani 1 Mart tezkeresinin oylamasından 2 gün önce Yeni Şafak'ta ne yazmışım:
'Anti-demokratik yönetimler altında yaşayan Arap halkları Türk vekillerin  'hayır'ında bekli de kendi hayır ve kurtuluşlarını görecekleridir. Türkiye; ancak böylesi onurlu bir davranışla Ortadoğu'da bir umut ve her konuda bir model olabilir.''
Özetle Türkiye son 6-7 yıllık politikalarıyla HİÇBİR ŞEY kaybetmemiştir tersine her alanda maddi ve manevi olarak ÇOK şey kazanmıştır ve kazanacaktır.

<p>İstanbul'da kaçak yollarla ülkeye sokulan oyuncakların bulunduğu depoya baskın düzenlendi. Bağcıl

Kaçak oyuncak deposuna baskın anı görüntülendi

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Mutfakta işinizi yarayacak pratik bilgiler! Yumurtayı pişirirken içine buz atarsanız...

''Eren-4 Karlıova-Varto'' ve ''Eren-5 Bagok'' operasyonları başlatıldı! İşte ilk kareler