• $7,5345
  • €8,9837
  • 411.286
  • 1541.98
27 Kasım 2010 Cumartesi

Şamgen'den korkanlar

Suriye ile Türkiye arasında vizelerin kaldırılması anlaşmasını imzaladıktan sonra konuşan Başbakan "Avrupalıların Schengen'i varsa bizim de Şamgen'imiz var" dedi. Kısa bir süre sonra Türkiye; Lübnan, Ürdün ve Libya ile vizeleri kaldırdı. Bir düşünün bir grup arkadaş, cumartesi sabahı bir araca binerek iki saat sonra Halep'te olacak. Halep'te olağanüstü lezzetlerle yapılan kahvaltıdan sonra şehri gezen bu gençler, akşamüstü Beyrut'a doğru yola çıkacak. 3 saatlik yolculuktan sonra akşam yemeğini deniz kenarında yiyecek olan gençler "alemlere akarak" çok güzel saatler geçirecek. Pazar sabahı Şam üzerinden Ürdün'ün başkenti Amman'a yola çıkan gençler 4 saat sonra günü orada geçirir ve dönüşe geçerler.

Akşam yemeğini Şam'ın otantik dar sokaklarında ve en güzel mezelerle yiyen gençler geece geç vakit tekrar Antep'teki evlerine dönerler. Alışverişler işin eğlenceli ve ekonomik tarafı. Soruyorum: Böyle bir Şamgen'den kim ve neden rahatsız olur?

Türkiye'nin bu üç ülke ve onlar üzerinden tüm bölge ülkelerine yönelik ihracatın 40 milyar dolara ulaşmasından ve Türk işadamlarının bölge ülkelerinde iş yapmasından acaba kim, neden rahatsız olur?

Türkiye, komşusu ülkelerle yukarıda özetlemeye çalıştığım ilişkileri geliştirince nasıl oluyor da ekseni kayıyor?

Ekseni kayan Türkiye değil. Türkiye'de eksen kayması yaşandığını söyleyenler, aslında başından beri eksenleri kaymış hatta şanzımanları dağılmış kişilerdir. Çünkü Türkiye; siyasal tercihleri farklı Suriye, Lübnan, Ürdün, Libya, Katar ve gelecekte diğer bölge ülkeleri ile vizeleri kaldırırken 'siyasal ve ideolojik' içerikli hiçbir söylemi dile getirmemiştir. "Haktan yana ve zalime karşı" söyleminden 'İsrail'in hedef alındığını' düşünenler ve bu nedenle eksen kaymnasından söz edenler o zaman İsrail'e gidip "vazgeç şu savaş ve katliam alışkanlıklarından ve işgal altındaki topraklardan çekil" desinler ve bu iş bitsin. Bölgede barış ve istikrar olursa, İsrail daihl herkes Şamgen anlaşması ile dostluk, kalkınma ve esenlik içinde yaşayacak. O zaman da kimse Türkiye'nin ekseninin kaydığını söyleyemez.

Tabii ABD ve Avrupa'yı unutmadık.

Herkesle barışık bir İsrail ile dost olan Türkiye, doğal olarak ABD'deki Yahudi lobilerininhedefi olmayacağını göre Washington'daki eksen kayması tartışması son bulacak. Avrupa'daki durum ise farklı.

Çünkü AB'ye alınmak istenmeyen bir Türkiye, bin takla atsa bile Avrupalıların gönlünü kazanamayacaktır. Ortadoğu'da ekonomik avantaj ve çıkarlarını kaybeden ve edecek olan Avrupa ülkeleri kolay kolay Türkiye'den hazzetmeyeceklerdir. Durum böyle olunca Türkiye, AB'ye yüklendikçe Avrupalılar kaçmaya çalışacak. Sürekli kaçan Avrupa'nın hem ekseni hem de hayatı kayacak. Son mali krizden etkilenen bazı Avrupa ülkelerinin nasıl iflasın eşiğine geldiğini hep birlikte görüyoruz. Görüyoruz ama yine de bu ülkeler işini gücünü bırakmış Füze Kalkanı Projesi'ni Türkiye'ye zorla kabul ettirmeye çalışıyorlar. Aynı ülkeler ABD ve İsrail ile birlikte Başbakan'ın Lübnan ziyaretinden rahatsız oluyor. Oysa rahatsız olunacak hiçbir şey yok. Çünkü İsrail Lübnan'daki tüm haberleşme sistemlerinin şifresini kırmış ve başbakan dahil herkesin neyi kiminle konuştuğunu biliyor. Yani Başbakan'ın gizli bie iş çevirmediğini çok iyi biliyor ama yine de Türkiye'deki yandaşlarıyla birlikte muzurluktan vazgeçmiyor...

<p>Samsun'da eski eşi E.M.'yi sokak ortasında 5 yaşındaki kızlarının önünde öldüresiye döven İbrahim

Samsun'daki caninin ifadesi ortaya çıktı: Bir anda gözüm döndü ve sinir krizi geçirdim

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Iğdır'da esnaf ziyareti yaptı

Mavi Vatan 2021 Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü başladı

Başkan Erdoğan, Mavi Vatan 2021 Taktik Tatbikatı'na canlı bağlantıyla katıldı