• $9,62
  • €11,1995
  • 557.908
  • 1492.05
6 Nisan 2013 Cumartesi

Reklam

Olabilirdi çünkü Habur'dan çok daha büyük kalabalığın toplandığı Diyarbakır Nevruz (Newroz) mitingi süreci etkilemedi. Anlaşılan devletle Öcalan  arasındaki güven ortamı, kardeş Öcalan'ın dün AKŞAM'da vurguladığı gibi, sarsılmaz görünüyor. Yoksa Öcalan çıkıp "Neden Başbakan Erdoğan Akil Adamlar'ın tümünü seçiyor. Mademki süreç Kürtlerle Türkler arasında o zamam Başbakan 32 ben de 31 kişiyi seçmeliydim" diyebilirdi.
Demedi ama Öcalan'ın ilk mektubunda dile getirdiği herşey oluyor. Bunun barış sürecine katkısının nasıl olacağını zaman gösterecek. Ancak ortada bir sorun var: Toplumun ikna edilmesi.
Toplum deyince Türkler kastediliyor. İster PKK'ya yakın olsun ister olmasın Kürtlerin sürece destek vereceği kesin. Tabii savaştan yararlananlar hariç. Örneğin devletle işbirliği yapan bazı aşiret ve korucular... Süreç olumlu sonuçlanırsa devlet onları ikna edecektir. Tıpkı şimdi Türkleri Akil Adamlar üzerinden ikna etmeye çalıştığı gibi.

Medyayı İkna etmek gerek

İşin de ne kadar zor olduğu ortada. Bu zorluk, Erdoğan akil adamları seçerken ve seçilenlerin açıklanması sürecinde çıkan tartışmaya bakıldığında iyice anlaşılıyor. Çünkü sürece karşı olanlar ya da destek verse de hükümetin yöntemini  beğenmeyenler, akil adam konusuna sertçe karşı çıktı, çıkıyor ve çıkacak.
Akil adamların işi çok zor. Hem çalışma detayları anlamında hem de Türklerin ikna edilemsi konusunda...
Böyle olunca akla şu soru geliyor: Akil adamlara niye gerek duyuldu? Erdoğan ve hükümetin tüm üyeleri süreç ile ilgili her gün konuşuyor, tüm detayları anlatıyor. AKP'nin yoklamalarında halkın sürece desteği yüksek. Halk Erdoğan'a güveniyor. Bu durumda Erdoğan akil adamlara yoğunlaşmak yerine medya üzerinden halka ulaşmayı sürdürebilirdi. Daha açık ifadeyle medya desteğinden yoksun akil adamlar yerine medyanın önemli kişileri ikna edilseydi, süreç Türklere daha hızlı anlatılırdı.
Süreç ticari bir reklam malzemesi değil. Süreç tüketicilere pazarlanacak yeni bir deterjan türü değil. Akil adamlar reklamlarda kullanılan artistler hiç değildir. Bir düşünün akil adam diye seçilen insanlar herhangi bir kentte bir toplantı düzenleyecek ve süreci anlatacak. O toplantı medyada yer bulmazsa ne işe yarayacak? Sonuçta akil adamların toplantıları stadyumlarda yapılmacağına göre, ulaşılan insan sayısı 1-2 bin kişidir. Üstelik 7 bölgede 7 akil adam grubu olacağına göre, etkinliklerin tümü medyada yer alamayacaktır. Yoksa gazeteler ve televizyonlar akil adamlar bültenine dönüşür...

Kararı vicdanlar verecek

Demek istediğim şu ki, Erdoğan Türkleri ikna etmeyi amaçladığı kesin olan akil adamları tayin etmek yerine, ikna edilmeyen medya organlarını kazanmaya çalışsaydı çok daha başarılı sonuç elde edebilirdi. Kaldı ki, medyanın büyük kısmı zaten Başbakan'ı dinliyor ve süreci fazlasıyla destekliyor.
Yani Orhan Gencebay, Lale Mansur ya da Hülya Koçyiğit süreci destekliyor diye acaba kaç kişi fikrini değiştirip karşı çıktığı PKK'ya olumlu bakacak?
Ya da herhangi bir nedenden dolayı AKP'ye değil de CHP ve MHP'ye oy verenler, akil adamlar istiyor diye partilerinin telkinlerinden uzak sürece destek verir mi? Ya da AKP'ye oy vermesine rağmen PKK konusunda bildik klasik görüşlere sahip insanlar, akil adamların ikna çabalarıyla ikna olacaklar mıdır?
Bence herkes Erdoğan'ın ne diyeceğine bakacak ve elini vicdanına koyarak kararını verecek.
Nasıl olsa onların da aklı var.

<p class='MsoNormal'>Fatih'te arıza yapan İETT otobüsü, vatandaşlar tarafından  yaklaşık 300 metre i

İETT otobüsü arızalanınca 300 metre itildi

Az bilinen tarihi fotoğraflar ve hikayeleri

''Gıda Denetim Seferberliği'' kapsamında Trakya'da denetimler başladı

İstilacısı aslan balığı Ege'de de yayılıyor