• $8,2831
  • €10,007
  • 483.449
  • 1427.73
01 Mart 2011 Salı

Pişkin yalancı

Kaddafi'nin oğlu Seyfülislam ülkesine çağırdığı gazetecilerle sohbet etmeden önce Cüneyt Özdemir'e özel olarak konuştu ve utanmadan bir sürü yalan söyledi.
Küçük Kaddafi ''ülkenin batı, güney ve orta bölgelerinin kendi kontrollerinde olduğunu'' söylüyor ''ancak doğu bölgesinde çetelerin egemen olduğunu'' itiraf ederek şimdiye kadar ''YALNIZCA 254 kişinin öldüğünü'' söylüyor... Oğul Kaddafi'ye göre ''kendilerine bağlı Libya halkı ile sayıları 200 kadar çapulcu savaşıyor''. Yani 6 milyon Libya halkı 200 kişiyle baş edemiyor!

Böylesi pişkin bir yalanı hiç duymadım. Anlaşılan oğul Kaddafi televizyon da seyretmiyor. Çünkü oğul Kaddafi'nin kontrolümüzde dediği kentlerde bile on binlerce Libyalı sokaklara dökülüp  Kaddafi'ye 'defol' diyor. Oğul Kaddafi'ye göre herkes yalancı ama kendisi ve doğal olarak babası doğruyu söylüyor. Oysa Libya'nın BM'deki temsilcisi Muhammed Şalgam, ki eski dışişleri bakanı ve Kaddafi'ye çok yakın, ülkesindeki vahşeti görmezlikten gelemeyeceğini bildirerek Kaddafi'den katliamlara son vermesini istedi. Şalgam BM Güvenlik Konseyi'nden acil müdahale talebinde bulunarak sokaklardaki milyonlarca Libyalı'nın korunmasını da istedi.
Özetle oğul Kaddafi tipik ama aynı zamanda babası gibi pişkin bir yalancı. O da halkı farelere benzetmiş ve olayları çıkaranların aslında uyuşturucu müptelası kişiler olduklarını söyleyecek kadar garipleşmişti. Durum böyle olunca Sevgili Cüneyt'in bu kişinin dış görünüşüne nasıl aldandığını merak ediyorum. Çünkü deneyimli meslektaşımız Cüneyt oğul Kaddafi için 'Güler yüzü ile her an arkadaşlığı ilerletebileceğiniz kafadar bir adam ve kalenderlikte bir beyefendi...'' diyor. Oysa oğul Kaddafi daha geçen hafta televizyona çıkarak gergin bir yüzle Libya halkına 'Ya evinize dönersiniz ya da hepinizi fareler gibi ezeriz'' tehdidinde bulunmuştu.
Tipik bir oğul Kaddafi'dir. Tıpkı diğer oğullar gibi.

Kaddafi ve oğulları söyledikleri gibi bu olayları 200 esrarkeş çıkarıyorsa o zaman demokratik seçim yaptırır ve paralı askerlerinin bile  kendilerine  oy vermeyeceğini görürler. Halk Kaddafi ve oğullarından nefret ediyor. Bunu bilen Kaddafi Ailesi her türlü katliamı göze almış durumda. Yalan söylemekse onlar için işin en kolay tarafı. Oğul Kaddafi ve babası ''Bu ülkeyi Türk ve İtalyanlara bırakmadığımız gibi farelere de bırakmayacağız'' demesine rağmen oğul Kaddafi bu söylemin Libya'da bir deyim olduğunu söyledi.

Oysa böyle bir deyim ya da atasözü yok ve Osmanlılar Libya'ya Libyalıların çağrı ve daveti üzerine 1551 yılında gitti ve o ülkeyi Malta ve İtalyan korsanlarına karşı korudu. Atatürk'ün Bingazi'de Libyalılarla yan yana mücadelesini ise herkes bilmektedir. 1969'da Kaddafi iktidarı ele geçirdiğinde Libya Kralı Sinusi, Bursa'da tedavi görüyordu.

İşte bu nedenle Kaddafi ve oğullarının yalanlarından dolayı değil halkın onurlu mücadelesinden dolayı Türkiye ve Türkler Libya halkının yanında olmalıdır. Çünkü Libya halkı Türkleri ve Türkiye'yi seviyor ve zor günlerin dayanışmasını asla unutmaz.
Tıpkı Türk halkının Erbakan'ı unutmayacağı gibi. Çünkü kim ne derse desin rahmetli Erbakan Hoca renkli kişiliği ve kararlı mücadelesi ile Türkiye'nin siyasal yaşamında önemli bir faktör olmuştur. Bugün Türkiye'yi yöneten binlerce kişi Erbakan Hoca'nın mutlaka ''tedrisat merhalesi''nden beslenmiştir. Beslenme deyince Haber-Türk'ün Genel Yayın Yönetmeni Yiğit Bulut'un yazdıklarını hatırladım. Sevgili Bulut ''İsrail'de psikolojik eğitim alan 7 Türk gazeteci''den söz ediyor ve bu işe sponsor olan bir işadamının varlığına dikkat çekiyor. Kişisel olarak bu 7 gazeteciyi tahmin etmeme rağmen isimlerini çok merak ediyorum. Çünkü televizyon tartışmalarında genellikle bu kişilerle karşı karşıya geliyorum ve bu meslektaşlarımızın İsrail'i savunma ya da haklı gösterme çabaları karşısında çok sinirleniyorum. Yiğit dostumuz bu meslektaşlarımızın adlarını açıklarsa çok sevineceğim çünkü bir daha bunlarla aynı programa çıkmam.

<p>Milli Savunma Bakanlığı'ndan yapılan son dakika açıklamasına göre, Irak kuzeyindeki Pençe-Şimşek

2 PKK'lı terörist SİHA'larla etkisiz hale getirildi

Yusufeli Barajı gövde inşaatında sona gelindi

Kahramanmaraş'ta heyelan sonrası oluşan Turkuaz Göl, turizme kazandırılacak

Mudanya Yat Limanı deniz salyasıyla kaplandı