• $9,6198
  • €11,1972
  • 556.353
  • 1471.23
13 Nisan 2013 Cumartesi

Olasılıklar...

Suriye'de olayların başladığı günlerde bazı tespitlerde bulunmuş, bu ülkede ve bölgede olası gelişmelere dikkat çekmiştim.
İki yıl aradan sonra aynı tespitleri tekrarlamak istiyorum. Çünkü hafta başında Beyrut üzerinden Şam'a gitmiş, siyasi, sosyal ve psikolojik ortamı yaşayarak bilgilerimi tazelemiştim. Beyrut'ta arkadaşlarla sohbet,  gelişmeleri değerlendirme olanağı bulmuştum.
Dönelim Suriye'deki olasılıklara...
Başından beri söylediğim gibi sınırsız iç ve dış baskıyla müdahalelere rağmen Esad iktidarda kalır. Çünkü olayların başlangıcında yönetimi birçok konuda eleştiren halkın büyük bölümü artık muhaliflerden nefret ediyor. Halk ülkedeki yıkımdan başta Nusra ve Kaidece radikal İslamcı gruplar olmak üzere tüm silahlı grupları sorumlu tutuyor. Halk dış müdahalenin anlamını iyi kavramış, morali çok yüksek. Bu Esad'ın gücünü artırıyor. Devletin tüm kurumları hiç aksamadan çalışıyor. Dünyanın desteğine rağmen muhalifler ciddi bir varlık gösteremiyor. Ordu son zamanlarda daha etkin.

ÇÖZÜM ULUSAL HÜKÜMET

Durum böyle olunca ya çatışmalar uzun sürer, ülke kanlı bir iç savaşın içine sürüklenir ya da Rusya ve ABD'nin anlaşmasıyla iki taraf masaya otur, işi çözer. Çözüm ise ulusal bir hükümetin kurulması ve 2014'te çok adaylı, uluslararası denetimli başkanlık seçiminin yapılmasını kapsar. Bu seçimde Esad kazanır. Bunu bilen muhalifler çözümden kaçıyor. Kaçmalarının da anlamı yok çünkü muhalefetin iradesi bölgesel ve uluslararası bazı ülkeler tarafından rehin alınmıştır. Geçen ay Suriye Geçici Hükümeti'nin başına getirilen ABD vatandaşı Gassan Hito'yu Suriye'de kimse tanımıyor.
Demek ki; dış destek olmazsa muhalifler bir ay içinde dağılır. Kaideci radikal İslamcı gruplar ise bir süre daha varlığını sürdürebilir. Çünkü bu gruplar Suriye'nin Kürt bölgesinin hemen güneyinden başlayarak Irak-Suriye İslam Devleti'ni kurma hayali içinde. Şimdilik bu hayali besleyecek güce sahipler. Çünkü bulundukları bölge Irak'ın Sünni bölümü ve oradan da Ürdün ve Kuveyt'e kadar uzanıyor. Kaideci grupların varlığı, olası güçlenmesi ya da ortadan kaldırılması Suriye'deki gelişmelerin en önemli hesaplarından biri. Çünkü Suriye'de çözüm olmaz ve Esad ile muhalifler savaşa devam ederse ülke dağılma sürecine girer, herkes kendi hesapları doğrultusunda Suriye'den bir parça kapma yarışına girer. Kaidecilerin kapmaya çalışacağı parça ABD ve Batı'nın işine gelebilir. Çünkü böyle bir parça Irak'taki olası Şii devletine ve dolayısıyla İran'a karşı kullanılabilir. Benzer şekilde Lübnan'daki Şii Hizbullah ve Körfez ülkelerindeki Şiilere karşı saldırtılabilir. Bu da yetmezse Kaideciler Körfez'deki kral, emir ve şeyhlere karşı şantaj aracı olarak da kullanılabilir. Tabii 'Arap Baharı' yaşayan ülkelerdeki İslamcıların durumlarına paralel olarak.

EN RİSKLİ OLASILIK

Kaideciler Suriye'deki olası Kürt özerk ya da federal bölgesinin geleceği açısından da çok önemli olabilir. Çünkü Suriye'nin Kürt bölgesi Irak'ın Kürt bölgesi gibi tümüyle Kürtlerden oluşmuyor. Kürtlerin bölgedeki nüfus oran yaklaşık yüzde 40. Geri kalanlar Arap, Hıristiyan ve Ermeni.
Ama Suriye'de en önemli ve riskli olasılık: Dış destekten güç alan muhalif gruplar ile ordu arasında çatışmaların devam etmesi ve ülkedeki çatışmaların Alevi-Sünni savaşına dönüşmesidir. Böyle bir olasılık  bölgede herkesi candan yakacak birçok olasılığı beraberinde getirecektir. Yani herkes için etnik, mezhepsel ve grupsal savaşlar. İşte o zaman bu coğrafyada cehennem kapıları herkese açılır ve asla kapanmaz.
Belki de 'Arap Baharı'nın gerçek amacı budur.
Yoksa çağdışı ilkel Arap kral, emir ve şeyhler Suriye'deki demokrasi yani kan için bu kadar heyecanlanır mıydı!!!

<p>Futbol, sahaları aşıp evlerimizdeki televizyonlara, günlük  aktivitelere ve tabi ki son olarak oy

Neden PES Atarız?

Kuraklık nedeniyle Van Gölü'nde yeni adacıklar ortaya çıktı

NBA tarihinin en iyi 75 oyuncusu açıklandı! İşte listede yer alan isimler

Yıkamaya getirdiği halı servet değerinde çıktı