• $7,3975
  • €8,9853
  • 445.521
  • 1569.35
13 Aralık 2011 Salı

Noreiga

ABD ile işbirliği yapan ve ABD tarafından kolay harcanan lider ve kişiler hep ilgimi çeker. Çünkü onların sonları hep dramatik olmuştur. Coğrafyamızdaki lider sürüsünden sonra bugün de sizlere Latin Amerika'dan bir örnek vereyim dedim.
Manuel Noreiga.
Nereden çıktı demeyin. Çünkü dün, bütün Batı medyası ondan söz ediyordu. Türkiye'de ise 1-2 gazete onun haberini yapmıştı. Oysa adamcağız ABD ve Fransa hapishanelerinde 22 yıl kaldıktan sona ülkesine döndü ve özel bir hapishaneye konuldu.
Peki neydi bu zavallının suçu?
Suçu anlamak için hikayenin başlangıcına dönelim.
İkinci Dünya Savaşı sonrasında Ortadoğu'ya yoğun ilgi gösteren ABD yanı başındaki Latin Amerika'yı ihmal etmiyordu. Başkan Truman'ın talimatıyla Amerikalılar, Panama'nın başkenti Panama City yakınlarında ve 'School Of The Americas' adı altında özel bir okul kurdu. Amerikalılar, Latin Amerika ülkelerinden on binlerce politikacı, asker, polis, istihbaratçı ve sivil toplum temsilcisini her türlü karanlık işler konusunda bu okulda eğittiler. Buradan mezun olanlar, Latin Amerika ülkelerinde iktidara getirildi, büyük işadamı yapıldı, işkenceci ve suikastçı oldu ve hep Amerikan CIA teşkilatının hizmetinde bulundu. Bunlardan biri de Manuel Noreiga. Noreiga gençlik yıllarında solcu arkadaşlarını CIA'ye ihbar etmiş ve özverili çalışmalarıyla Amerikalıların ilgisini çekmişti. Askeri okula ve sonrasında School Of The Americas'a kaydolan Noreiga, kısa bir süre sonra Panama Askeri İstihbarat Kurumu'na katılmış ve CIA'in de desteğiyle bu kurumun başkanlığına kadar yükselmişti. 1983'te ise CIA desteğiyle iktidara gelen Noreiga, bu koltukta 1989'a kadar oturdu ama hep ABD'nin hizmetinde oldu. Peki nasıl oldu? Amerika'nın ve özellikle CIA'in Latin Amerika ülkelerindeki tüm karanlık ve kirli planlarına destek vererek.
Ama 1988-1989'a gelindiğinde Noreiga ile ABD'nin arası açılmaya başladı. İktidara gelen baba Bush, muhafazakar çevrelerin baskısıyla uluslararası uyuşturucu kaçakçılarına karşı savaş başlattı. Bu savaşın bir ucu da Noreiga'ya dokunuyordu. Çünkü Noreiga CIA'in de bilgisi dahilinde ülkesinde uyuşturucu şebekeleriyle iş yapıyor ve bu işten büyük paralar kazanıyordu. Noreiga, bu ilişki ve paralardan vazgeçmek istemeyince Başkan Bush, ''alın bunu'' demiş. CIA ve diğer askeri kurumların direnmelerine rağmen, Bush ısrar etmiş ve Ocak 1989'da Amerikan Özel Birlikleri Panama'ya operasyon düzenleyerek Noreiga'yı ele geçirmiş. Noreiga, önce 40 sonra 30 sonra da 17 yılla cezalandırılıp hapse atılmıştı. Cezası bitince bu kez para aklama suçundan dolayı Fransızlar devreye girmiş ve Noreiga'yı teslim alarak hapse atmıştı. 5 yıl orada yattıktan sonra Fransız hükümeti, Noreiga'yı ülkesine geri iade etmeye karar verdi. Ve önceki gün Noreiga, Panama'ya geri gönderildi. Şimdi doktorunu ve 11 subayı öldürmekten dolayı aldığı cezayı yatmak için özel bir odada kalacak. Ancak Panama yasalarına göre 70 yaşını geçiren Noreiga (77 yaşında) cezasının geri kalan bölümünü dışarıda gözetim altında geçirebilir.
Müthiş bir hikaye. Başkan olduğu dönemlerde hamasi konuşmalarını yaparken hep sağ elinde bir orak taşır ve muhaliflerine 'kafalarınızı bu orakla biçerim' türünden tehditler savururdu. Nasıl olsa arkasında CIA vardı ve hiç kimseden korkmazdı. CIA ise onu 40 yıl kullandıktan sonra Başkan Bush'un bir talimatıyla bir anda harcadı. İran Şahı, Saddam, Kaddafi, Mübarek, Bin Ali gibi... Hepsi birer ruhsuz köleydi ve her şeyleri efendilerinin iki dudağı arasındaydı. Hepsi de kendilerini bir gün kesecek kasabın bıçağını yalıyordu.

<p><span>Niğde'nin meşhur patatesi dondurmaya da lezzet katacak. 'Patatesli dondurma olur mu?' demey

Patatesli dondurma hem şaşırtıyor hem de tadanları kendine hayran bırakıyor

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Ankara buz kesti

Gediz Deltası'nın Yoılkı atları böyle görüntülendi