• $7,4159
  • €8,9888
  • 437.999
  • 1467
04 Ağustos 2012 Cumartesi

Neye göre?

TBMM Başkanı Sayın Cemil Çiçek'in deyimiyle herkes Suriye konusunda bize gaz verdi. Şimdilerde ise herkes olmasa da birçokları Batı medyasının deyimiyle kenara çekilmiş, Türkiye'nin Suriye konusundaki hamlelerini izliyor. Peki Türkiye, Suriye konusunda neye göre davranıyor? Örneğin Sayın Başbakan Suriye konusunda fikirler geliştirip tutum belirlerken Bakan Davutoğlu ile dış politika danışmalarını dinliyordur. Tabii El-Cezire ve El-Arabiya haberlerine değil de devletin resmi kurumlarından gelen raporlarına da bakıyordur. Peki Sayın Başbakan tüm bunları yaparken Bakan Davutoğlu nasıl hareket ediyor? Sayın Davutoğlu bölgesel ve uluslararası başkentlerdeki dostlarıyla sürekli konuşuyor ve onlardan bilgi alıyor. Ben ise bu dostların özellikle Katarlı Şeyh Hamed, Suudi Kral Abdullah ve tabii ki birçok Batılı ve Arap yetkilinin Bakan Davutoğlu'na Suriye konusunda yalan söylediklerine inanıyorum. Çünkü yalan ve ikiyüzlülük onların genetik karakterlerdir. Öyle olmasaydı; Ankara Esad'ın üç ay içinde düşürüleceğini söylemez ve ona göre hesap yapmazdı.
Çünkü yukarıda saydıklarımın dışında Suriyeli sivil ve asker muhaliflerin büyük bölümü de Bakan Davutoğlu'na yalan söylemektedir. Örneğin Bakan Davutoğlu, Menaf Tlass ile ilgili Arap sosyal paylaşım sitelerinde çıkan haber ve yorumları görmüş olsaydı onunla bir iftar yemeğinde asla yan yana gelmezdi. Sayın Davutoğlu'nun çok önemsediği Suriye Ulusal Konsey üyeleri bile Tlass'tan hiç haz etmez ve onunla aynı ortamı paylaşmaktan çekinirler. Olay bununla da kalmıyor. Çünkü Ankara'nın Lübnan ve Irak'ta temas kurup kendi planlarını uygulamak için işbirliği yapmaya kalkıştığı kişiler de ya yalan söylüyor ya da ikili oynuyor. Öyle olmasaydı Ankara uzun süredir kurtulmaya çalıştığı Maliki'den şimdiye kadar kurtulmuş olurdu.
Hatta Bakan Davutoğlu belki de Maliki'yi kızdırmak amacıyla 'Kerkük Kürdistan'ın kalbidir' diyen Barzani'nin onayıyla bu kente gitmezdi. İşte böylesi yalan ve aldatmalarla dolu bir süreçle Sayın Başbakan'ın Suriye ve bölge politikası yürütmesi zor ve sıkıntılı olmaktadır. Çünkü bu politikanın üzerinde oturduğu zemin çok kaygan ve kasıtlı yalanlarla beslenmektedir. Çünkü Arap kral, emir ve şeyhler tarih boyunca Osmanlı'dan, Türkiye'den ve Türklerden nefret etmiş ve onları oyuna getirmek için her zaman pis tezgahların içinde olmuşlardır. Çünkü bu coğrafyada çağdaş, gelişmiş ve aydın bir Türkiye onlar için bir tehlikedir. 
Bir zamanların sömürgeci ülkesi Fransa ve İngiltere'nin ise kim olduğunu ya da neler peşinde olduklarını bilmeyen yok. Belki de yalanları ortaya çıktı ya da çıkacak diye Suudi ve Katarlı kral, emir ve şeyhler eskisi gibi artık Ankara'ya uğramıyorlar. Libya ayaklanmasına 2, Mısır'da ise 3 milyar dolar harcayan Katar Şeyhi Hamed'in Suriye'de ne kadar harcadığı henüz belli değil ama Suriye konusunda Ankara'ya başından beri yalan söylediği kesindir.
Bu kesinlik en azından benim için kesindir. Yakın gelecek tüm bunları kanıtlayacaktır. Belki de Sayın Başbakan bunun farkında olduğu için direkt olarak Başkan Obama'yı arama gereğini duydu. Belki de 'çeyrek Müslüman' olarak onun kendisine yalan söylemeyeceğini düşündüğü için! Çünkü 'Arap Baharı'nın başladığı ve özellikle Libya ve Suriye'ye sıçradığı günlerden itibaren neredeyse her şey yalan. O kadar yalan oldu ki hiç kimse yalancıların peşine düşmedi, düşemedi.
Oysa sorunların sorumlusu bu yalancılardır. Yalancılar ise farklı farklı amaçlar uğruna yalan söylediklerini perdelemek için daha fazla yalan söyleme gereğini duymaktadırlar. Tıpkı bataklığa saplanan birinin kurtulmak için çırpındıkça daha fazla saplanması gibi. Ya da denize düşen yılana sarılır misali!  Suudi Arabistan ve çevresi Körfez ülkelerinin yılanları ise çok meşhurdur. Ama asıl tehlike sarı akreplerdir!

<p><span>MHP lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. HDP E

PKK'nın bir kolu gibi çalışan HDP kapatılacak mı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Başkan Erdoğan, AK Parti'nin Erzurum Olağan Kongresi'ne canlı bağlantı ile katıldı

Define için 45 metre tünel kazmışlar! Suç üstü yakalandılar