• $8,2785
  • €10,0126
  • 482.954
  • 1427.73
08 Mart 2011 Salı

Neron Kaddafi

Libya lideri Kaddafi kendini Roma İmparatoru Neron sanıyor. Neron'un 1950 yıl önce Roma'yı yakıp yakmadığı pek net olarak bilinmez ama Kaddafi'nin tüm Libya'yı yakmakta olduğu ortada. Batı medyasına konuşan Kaddafi ''Beni sevmeyen ölsün'' türünden laflar ediyor. Neron ise senatonun darbe yapacağını anlayınca kendini yardımcısına hançerletmeden önce  ''Bütün dünya mutlaka bir gün büyük bir sanatçıyı kaybettiğini anlayacaktır'' türünden laflar etmiş. Umarım kendini Neron sanan Kaddafi kendi halkını yok etmeden önce bunalıma girer ve kendini öldürür ya da Neron gibi öldürtür. Yoksa Libya'yı çok karanlık ve kanlı bir dönem beklemektedir. Çünkü ruh hastası Kaddafi halkına karşı uçak, tank, top dahil her türlü silahı kullanıyor halk ise kimyasal silah korkusu yaşıyor. Batı ise geleneksel olarak ve Halepçe'de olduğu gibi sessiz kalmayı tercih ediyor. Elbette hiç kimse Batı'nın askeri müdahalesini istemez ama en azından Kuzey Irak'ta olduğu gibi batı Libya semalarını uçuşa yasak bölge ilan etmeli ve demokrasi konusundaki samimiyetini kanıtlamalıdır. Yani 3-5 korsan için Somali sahillerine savaş gemileri gönderen NATO, bu kez acilen gemileri Libya sahillerine göndermeli ve havalanacak Libya savaş uçaklarını derhal düşürmelidir. 10 günlüğüne bile bu sağlandığında Libya halkı Kaddafi'yi hemen devirecektir. Çünkü Libya halkının ezici çoğunluğu Kaddafi'ye karşı ancak havadan bombalanma korkusuyla sokaklara dökülememektedir. Uçaksız bir Kaddafi'in bir hafta bile dayanamayacağından eminim. Bu nedenle Başbakan Erdoğan acilen devreye girerek Libya halkının kurtarılması için gerekeni yapmalıdır. Çünkü bu süreç uzadıkça Libya'yı ve dolaysıyla tüm bölgeyi çok tehlikeli gelişmeler beklemektedir. Çünkü her gün bir Batı medya organına konuşan Kaddafi ''Ben size hizmet ettim şimdi sıra sizde'' diyerek Batı'dan destek istiyor ve çekinmeden de tehdit ediyor. Kaddafi ''Ben gidersem radikal İslamcılar gelir ve Barbaros'un, korsanların ve Osmanlıların Akdeniz'de gemilere fidye ödettiği zamanlara geri döneriz'' diyor. Oysa Osmanlı olmasaydı belki de bugün Kaddafi'nin kendisi bile bir İspanyol, İtalyan ya da Malta şövalyelerinin çocuğu olarak doğmuş olacaktı. Çünkü Osmanlı Sultanı Kanuni, yardım talebinde bulunmak için İstanbul'a gelen Libya halkının temsilcilerini dinledikten sonra Turgut Reis ve gemileri Libya'ya göndermiş ve Libya halkını Haçlı korsanlarının saldırılarından korumuştu.
İşte bu neden ben ısrarla Kaddafi'nin ruh hastası olduğunu söylüyorum. Nitekim bir zamanlar aynı Kaddafi Türkiye'den tazminat istiyordu. Kaddafi'ye göre Abdülhamit'i deviren İttihat ve Terakkiciler Libya'yı 1911'de İtalya'ya satmıştı. Oysa Kaddafi aralarında Atatürk'ün de bulunduğu birçok Osmanlı subayının Libya halkı yanında 1917 yılına kadar savaştığını unutmakta ya da işine gelmediği için hatırlamamaktadır. Ama aynı dengesiz Kaddafi 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'nda Türkiye'ye her türlü desteği vermiş ve hemen peşinden Libya kapılarını Türk müteahhit ve işçilerine açmıştı. Hatırlıyorum da kendisiyle tanıştığım ilk aylarda hep Atatürk ile ilgili sorular sorardı. Bir gün de sürpriz yaparak Rıza Nur'un Hatıratı kitabını istemişti.
İşte Kaddafi böylesi dengesiz bir kişi. Böyle bir adamın halkına karşı neler yapabileceğini kestirmek pek zor olmazsa gerek. Başta Başbakan Erdoğan olmak üzere vicdanı olan herkese düşen görev devam eden ve giderek daha vahim bir nitelik kazanacak olan Kaddafi katliamlarını durdurmaktır. Bunu başarabilecek bir Türkiye yalnız Libya'da değil tüm coğrafyada önü asla alınamayacak onur ve prestij kazanacaktır. Erdoğan, Kanuni Sultan Süleyman ve Atatürk gibi Libya halkına hemen yardım etmelidir.

<p>AK Parti tarafından 'CHP yalan üretim merkezi' adıyla yayınlanarak '128 milyar dolar nerede?' tar

CHP'yi sarsan çizgi film: İlham kaynağı Muharrem İnce

Yusufeli Barajı gövde inşaatında sona gelindi

Kahramanmaraş'ta heyelan sonrası oluşan Turkuaz Göl, turizme kazandırılacak

Mudanya Yat Limanı deniz salyasıyla kaplandı