• $7,3881
  • €8,9463
  • 436.733
  • 1454.78
28 Nisan 2012 Cumartesi

Nasıl ve kiminle?

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu önceki gün TBMM'de uzunca bir konuşma yaparak hükümetin Suriye politikasını anlattı. Konuşmayı dinlemeyenler, Sayın Bakan'ın bu konuşması ve muhalefetin eleştirilerini dünkü gazetelerde okumuşlardır. Konuşmanın en önemli vurgusu ise Davutoğlu'nun ''Bundan sonra da Ortadoğu'da değişim dalgasını yöneteceğiz. Bu değişim dalgasının öncüsü olmaya devam edeceğiz'' sözleriydi.
Elbette Sayın Davutoğlu bu sözlerine inanıyor ve gereğini yapıyordur. Ancak ortada netleştirilmesi gereken bazı noktalar var. Örneğin Sayın Bakan hangi Ortadoğu'dan söz ediyor? Klasik anlamda Türkiye'ye yakın yani Suriye, Irak, Lübnan, Ürdün, İran gibi ülkeleri mi yoksa biraz daha batıya uzanarak Mısır'ı da içine alan Ortadoğu'yu mu işaret ediyor? Belki de Amerikalıların literatüre soktuğu Büyük Ortadoğu'yu kastediyordur. Çünkü 'Arap Baharı' klasik anlamda Ortadoğu ya da bazılarına göre Yakındoğu'dan değil, Kuzey Afrika'dan yani Büyük Ortadoğu'nun batı kanadında başladı. Belki de Sayın Bakan Ortadoğu yerine ''Bizim Coğrafya' deseydi her şey çok kolay olurdu ve sözleriyle Büyük Ortadoğu Projesi'ni anımsatmamış olurdu.
***
Gelelim 'değişimi yönetme ve öncüsü olma' meselesine...
Bu 1,5 yıl öncesine kadar benim de içtenlikle savunduğum bir söylemdi. Çünkü bana göre Türkiye'nin  1,5 yıl öncesine kadar Suriye, İran, Irak, Lübnan ve dolaysıyla bölge ülkeleriyle geliştirdiği olağanüstü samimi ilişkiler, bu coğrafyada herkesin ilgisini çekmiş ve herkesi Türkiye'ye hayran bırakmıştı. Tüm coğrafyada Başbakan Erdoğan'a olan olağanüstü sevgi de bunu kanıtlıyordu. Yani bu coğrafyada İslamcılar, solcular, liberaller, milliyetçiler hatta Hıristiyanlar Türkiye'yi seviyor ve her alanda deneyimlerinden yararlanmak istiyorlardı. Şimdi ise durum farklı. Çünkü birçokları Türkiye'nin 'İslamcı' kimliğiyle bu coğrafyada bir şeyler hedeflediğini düşünmeye başladı. Bundan hoşnut olanlar Ankara'ya olan sevgilerini artırarak sürdürüyor. Hoşlanmayanlar ise tepkilerini farklı alanlarda ve düzeylerde yansıtıyor. Bu tartışma Arap aleminde devam ediyor. Kaldı ki; seven ya da sevmeyenlerle ilgili söylemler de genelleştirilemez. Çünkü her iki grup içinde farklı detaylardan dolayı ayrışmalar söz konusudur. Örneğin Suudi Arabistan, Mısır, Libya ya da başka Arap ülkelerindeki 'İslamcı' Selefiler AKP'yi 'modern ve Osmanlı mirasçısı' olarak gördükleri için Türkiye'den hoşnut olamaz ve 'önderliğini' kabul etmezler. Daha iki yıl öncesine kadar 'Ekseni kaydı' diyerek Türkiye'yi ağır eleştiren, Suriye konusunda  Ankara'ya hep gaz veren ve Osmanlı'yı önder rolünden dolayı 100 yıl önce yıkan Batılı ülkeler  bugün de Türkiye'nin önder olmasına izin vermezler ve vermeyeceklerdir. Bu ülkelerin Türkiye'ye karşı kullanacağı silah, bir kez daha Selefiler olacaktır. 250 yıldır hep bu böyle olmuştur. Yani bugün Suudi Arabistan, Katar ve çağdışı benzeri  ülkelerle dost olup bu coğrafyayı değiştirip dönüştürmeye çabalayan Ankara, yakın gelecekte bu çağdışı ve asla demokratikleştirilemeyecek yönetimlerin azizliğine mutlaka uğrayacaktır. Tabii bu yönetimlerin kendisi  Türkiye'yi değiştirip dönüştürmezse!
***
Gelelim işin can alıcı noktasına. Ortadoğu'da değişim  dalgasını yönetecek olan Türkiye, acaba bunu nasıl ve kiminle gerçekleştirecek? Ortadoğu'nın en önemli dört ülkesi olan Suriye, İran, Irak ve Lübnan'ın Türkiye ile ilişkileri kötü ya da çok kötü. Bu durumda ve Sayın Bakan 'Biz Suriye dahil  hiçbir ülkenin rejimini zorla değiştirmeye kalkmadık. Bir ülkenin nasıl yönetileceğine ancak o ülkenin  halkı karar verir' dediğine göre acaba Türkiye bu ülkelerdeki dönüşümü nasıl sağlayacak ve dönüşüm ile değişime nasıl önderlik edecek? Ederse de bu o ülkenlerin  içişlerine karışma sayılmaz mı? Böyle bir durumda o ülkeler de Türkiye'nin içişlerine karışır ya da karıştırılırsa acaba ne olur?

<p><span>MHP lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. HDP E

PKK'nın bir kolu gibi çalışan HDP kapatılacak mı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

vahşi hayvanların komik halleri

Başkan Erdoğan, AK Parti'nin Erzurum Olağan Kongresi'ne canlı bağlantı ile katıldı