• $7,5066
  • €9,0754
  • 443.182
  • 1521.34
16 Ekim 2012 Salı

Medya ve cehalet

Arap Baharı' sürecinde tüm dünya Tunus'ta başlayan ve Mısır ile Libya'da devam eden süreci yakından izliyordu. Medya ise  bu süreçte Batı tarafından en iyi kullanılan araçtı. Çünkü Batı yıllarca desteklediği Bin Ali, Mübarek ve Kaddafi'nin hatta Yemenli Ali Abdullah Salih'in gitmesi gerektiğine ve yerlerine yeni döneme uygun modellerin gelmesine inanmıştı. Nitekim de öyle oldu ve artık hiç kimse bu ülkelerde olup bitenlerle ilgilenmiyor. Yani Batı bu ülkelere geleceği söylenen sihirli demokrasiyle hiç ilgilenmiyor ve ilgilenmeyecek. Çünkü onlara göre demokrasi insanların sandığa giderek istedikleri kişileri seçmesidir! Nitekim de bu sandıklardan Batı'nın planlamalarına uygun modeller çıkmış ya da çıkacağı önceden çok iyi hesaplanarak hesabın tutması için çok iyi çalışılmıştı. Ancak Batı'nın hesabı bir tek Suriye'de tutmadı. Yani artık hiç kimse Suriye'de 'Arap Baharı'ndan söz etmiyor ve Batı dahil herkes oradaki çatışmalara yoğunlaşmıştır.
***
Çatışmaların bir tarafı olan 'Özgür Suriye Ordusu'ya da sözde onun siyasi kanadı Suriye Ulusal Konseyi Suriye'nin geleceğiyle ilgili bir tek kelime söylemiyor. Çünkü söyleyeceği bir şey yok. Ama olsun bu gerçeği bilen Batı ve onun medyası yine de kendi ve dünya kamuoyunu Suriye konusunda ilgili tutmaya çalışıyor. Nasıl olsa ölenler onlardan değil. Tıpkı Afganistan ve Irak'ta olduğu gibi. Çünkü hiç kimse çıkıp da Batılı ülke yönetimlerine 'Yahu niye işgal ettiniz bu ülkeleri' ya da 'Niye hala Afgansitan'da insanları öldürüyorsunuz' diye sormuyor. Hatta işgal sürecinde bunca yalanın hesabını kim verecek diye soran da yok. Olmayınca Afganistan ve Irak'ta tüm dünyaya yalan söyleyenler şimdi de Suriye konusunda yalan söylüyor. Bu yalanları insanlara yutturma ya da zorla da olsa kabul ettirme görevi yine medyaya yani yandaş medyaya düşüyor. Hatırlayın Ukranya'daki 'Turuncu Devrim' sürecini. Hani Soros ve benzeri karanlık kişi ve çevrelerin milyarlarıyla Kasım 2004'te ayaklandırılan Ukranyalılar ve bu ayaklanma sonucu Ocak 2005'te cumhurbaşkanı seçilen Batı yanlısı Viktor Yuşçenko. Başta Batı olmak üzere tüm dünya medyası o sıralar bu zaferle ilgileniyordu. Ancak 5 yıl sonra 'Turuncu Devrim' morarınca Şubat 2010'da yapılan seçimlerde Yuşçenko kaybeder ve yerine 5 yıl önceki rakibi Yanukoviç seçilince Batı medyası bu kez seçim sonuçlarını görmemizlikten gelir. Tıpkı Gürcistan'da olduğu gibi. Oysa Ukranya'da olduğu gibi Soros yine devredeydi ve Gürcistan'ı Batı'nın hatta İsrail'in  yanına çekmek için tüm olanaklarını seferber etmişti. Ocak 2004'te yapılan seçimlerde Batı'nın adamı Saakaşvili başkan olur ve 'Gül Devrimi' amacına varır. Ancak Batı ve İsrail'in desteğine rağmen Saakaşvili başarı gösteremedi ve ülkesinin parçalanmasını önleyemedi.
***
Ağustos 2008'deki Osetya Savaşı sırasında sinirden kravatını çiğnerken görüntülenen Saakaşvili Eylül 2012'de yapılan başkanlık seçimlerinde hezimete uğradı ve Gürcistan, Ukranya gibi yeniden Rusya çizgisine döndü. Batı medyası bir kez daha  ilginç tavrını sergiledi ve 7-8 yıl önce göklere çıkartılan 'Turuncu ve Gül Devrimlerini' bu kez hiç kimse hatırlamadı ve hatırlatılmadı. Türkiye'de durum bundan farklı değildi. Gürcistan'ın Türkiye için çok önemli olmasına rağmen medya bu seçim ve sonuçlarına gerekli ilgiyi göstermedi. Yanlış hatırlamıyorsam hiçbir meslektaşımız o seçimleri izlemedi. Seçim sonuçlarını da ciddi anlamda analiz edeni de ben görmedim. İlginç bir durum. Çünkü bu gerçekler ortadayken bir bakıyorsunuz  herkes Ukranya, Gürcistan ya da Kafkas uzmanı kesiliyor.
***
Gürcistan'daki seçim sonuçlarıyla ilgili o akşam bir twit attığımda birçok kişi bunu anlamsız bulmuş dalga geçmişti. Sosyal medyanın hali işte böyle bir şey. Genelinde insanlar hiçbir şey okumuyor. Örneğin  köşe yazıları okunmadan ben dahil meslektaşlarımıza saldırılmaktadır. İnsanlar ya ön yargıları ya da  televizyonlardan algıladıkları ya da algılattırıldıkları sloganlarla tavır belirliyor ve bunu tek doğru kabul ederek herkese kabul ettirmeye çalışıyorlar. Boşuna dememişler 'En tehlikeli olanlar kendilerini bilge sanan yarı cahillerdir.' Allah bizleri onların şerrinden korusun!

<p>Beşiktaş TEM Otoyolu FSM Köprüsü istikametinde sivil polis aracı yol ayrımında sabit bekleyen tra

Beşiktaş'ta polis araçları kaza yaptı! Yaralı polisler var...

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Kısıtlamaların sona ermesiyle İstanbul'da hareketlilik başladı

Fenerbahçe'nin ardından Galatasaray... Beşiktaş'ta yüzler gülüyor