• $7,4194
  • €9,0136
  • 446.362
  • 1569.35
14 Ocak 2011 Cuma

Lübnan düğümü ve Türkiye

Cumhurbaşkanı Gül Yemen'deydi. Başbakan Erdoğan ise Kuveyt ve Katar'da büyük ilgiyle karşılandı. Haftaya BM Güvenlik Konseyi ülkeleri+Almanya temsilcileri İranlılarla İstanbul'da bir araya gelecek. Erdoğan'ın ziyaretinden üç gün sonra ilk kez bir Kuveyt Emiri 1990'da ülkesini işgal eden Irak'a gitti.

Benzer şekilde Türkiye'nin dolaylı dolaysız çabasıyla yine ilk kez Suriye Başbakanı yarın Bağdat'ta olacak.

Peki 'düşman' cephesi ne yaptı?
Önce Papandreu Erzurum'da Kıbrıs konusunda şov yapmaya kalkıştı ama kendi medyası bile onu ciddiye almadı.

Amerikan Dışişleri Bakanı Clinton, Gül ve Erdoğan'ın gittiği Kuveyt, Katar, Yemen ve diğer ülkeleri ziyaret ederek Amerika'nın yeni bölgesel oyunlarını anlattı. Bu oyunun en önemli alanları İran, Lübnan ve Filistin.

İsrail Dışişleri Bakanı Liberman aniden Atina'ya giderek iflasın eşiğindeki Yunanistan ile birlikte Türkiye'ye karşı ortak davranma planlarını görüştü. Alman Başbakanı Merkel, Güney Kıbrıs'ta ülkesinin ne denli Türkiye düşmanı olduğunu kanıtladı.
Ve en önemli gelişme Lübnan'da yaşandı.
O da Türkiye'yi yakından ilgilendiriyor.
Çünkü 14 Mart 2005'te öldürülen eski Başbakan Hariri olayından bu yana Türkiye sürekli olarak Lübnan'la ilgilenmektedir. İsrail'in Temmuz 2006'daki Lübnan saldırısından sonra Türkiye tüm taraflarla kurduğu ilişkilerle Lübnan'ın istikrarı için yoğun çaba harcadı ve çoğu zaman bu konuda başarılı oldu.

Nitekim Mayıs 2009'da yapılan seçimlerden sonra Türkiye devreye girerek ulusal birlik hükümetinin kurulması konusunda tarafları ikna etti ve Saad Hariri 9 Kasım 2009'da hükümetini kurabildi. Türkiye bununla yetinmeyerek Hariri ile Şam arasında buzların erimesi konusunda yoğun çaba harcadı ve bunun sonucu olarak 'Babamı Suriyeliler öldürdü' diyen Hariri Erdoğan'ın 25 Aralık 2009'daki Şam ziyaretinden bir hafta önce Esad ile Şam'da bir araya geldi.

Erdoğan'ın Lübnan ile ilgili çabası bunlarla da sınırlı kalmadı.
Erdoğan -Davutoğlu ikilisi Lübnan ile yakından ilgili iki ülke olan Suriye ve Suudi Arabistan liderlerini aynı uçakla 29 Temmuz 2010'da Beyrut'a gitmeleri konusunda ikna etti. İşin içinde Erdoğan ve Esad'ın yakın dostu Katar Emiri Şeyh Hamad da vardı.
Bu arada Türkiye Brezilya ile birlikte İran'ı nükleer takas konusunda ikna etmiş (17 Mayıs 2010)  İsrail ise 31 Mayıs'ta Mavi Marmara'ya saldırmıştı. Irak'ta ise Suriye, Türkiye ve İran birlikte hareket ederek hükümetin kurulmasını sağlamak için yoğun ve başarılı bir çaba içindeydi.

'Düşman' ise bunların tümünden ve özellikle Türkiye'nin bölgesel önder rolünden rahatsızdı.

'Düşman' karşı saldırıya geçti.
ABD ve AB ülkeleri Mavi Marmara saldırısında bile İsrail'e destek verdi ve Filistin barışı konusunda bildik tavrını sürdürdü.

AB; Kıbrıs'ı bahane ederek Türkiye'ye karşı bildik pis oyunlarına devam etti.
ABD; Türkiye, İran ve Suriye'nin Irak'taki çabasının önüne geçmek amacıyla farklı yöntemlere başvuruyor. ABD Başkan Yardımcısı Biden, canı sıkıldıkça Bağdat'a uçuyor.
Daha birçok şeyi sayabiliriz ama esas büyük oyun Lübnan'da oynanmak isteniyor. Bu amaçla ABD, İsrail ve başta Fransa olmak üzere bildik emperyalist ülkeler 'engelleyici, önleyici ve saldırgan' çabalarını yoğunlaştırdı.

ABD ve oradaki Yahudi lobileri Yunan halkının tepkisine rağmen Papandreu'yu İsrail'in kucağına oturtarak Türkiye'ye karşı oyunun içine çekti.

ABD Başkanı Obama ve Fransız Sarkozy, New York'ta tedavi gören Suudi Kral Abdullah'ı kafaya alarak Lübnan'da kendilerine ortak olmaya ikna etti ya da zorladı.  Aynı zamanda Suudi vatandaşı olan Saad Hariri, Obama ve Sarkozy ile konuşarak kendi ülkesini çok tehlikeli bir uçuruma doğru sürükleyecek oyunun aktörü olmayı kabul etti. Bunun farkında olan muhalif gruplar bakanlarını çekerek Hariri hükümetinin düşmesini sağladı. Lübnan artık yalnız kendisi için değil tüm bölge açısından çok tehlikeli bir oyunun çözülmesi zor bir düğümü haline getirildi. Çünkü bu oyunu oynamak isteyenler önce Lübnan'ı sonra da tüm bölgeyi karıştırmak istiyor. Böyle bir süreç aynı zamanda ve öncelikli olarak Türkiye'nin bölgesel rolüne son vermeyi de amaçlayacaktır...

 Yarın: Lübnan ve bölgeyi ne bekliyor?

<p>ABD'nin seçilmiş Başkanı Joe Biden, ABD'de geçtiğimiz yıl 3  Kasım'da gerçekleştirilen Başkanlık

'Trump, 6 Ocak olaylarında tuzağa düştü'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Türk mühendisler yaptı! Samur suya indirildi

Kızılırmak buz tuttu