• $7,4271
  • €8,9961
  • 438.569
  • 1467
31 Mayıs 2011 Salı

Katar'da bir vagon

Başından beri coğrafyamızda yaşanan gelişmelerin esas hedefinin Türkiye ve Türkiye'nin bölgesel prestij, saygınlık ve kazanımları olduğunu söylüyorum. Tıpkı 100 yıl önce olduğu gibi. Cumartesi akşamı bu düşüncem daha da pekişti. Çünkü o akşam ben ve İbrahim Karagül Dışişleri Bakanı Davutoğlu ile bir araya gelmiş ve TV-Net'teki haftalık programımız 'Büyük Oyun' için özel bir söyleşi yapmıştık. Bakan Davutoğlu o engin bilgi, deneyim ve derin analizleri ile ''Bazı ülke ve güçlerin Türkiye'ye karşı nasıl bir psikolojik ve diplomatik harekat yürüttüklerini'' anlatmış ve bu ülkelerinin bazılarını işaret etmişti. Bakan Davutoğlu'nu dinlemek her zaman heyecan verici, ufuk açıcı ve Türkiye adına umut vericidir. Bölgemizdeki büyük oyuna aynı gözlüklerle bakmak ve benzer tüm detayları görmek ise benim için ayrı bir heyecandır. İtiraf edeyim ki; bu heyecanı 2002 seçimlerinden önce onu tanıdığım ilk günden beri yaşıyorum. İşte bu nedenle Bakan Davutoğlu'nun söylediği her şeyi çok yakından izler, derinlemesine analiz eder ve anlamaya çalışırım. Çünkü coğrafyamızdaki gerçekleri anlamak için bu vazgeçilmez temel bir koşuldur. Yani biraz da detaylarla uğraşmak.
İşte size bir örnek...
Birçoğuna göre Katar körfezde bir ülke. Oysa ben 1995'te babasına darbe yaparak iktidara gelen şimdiki Emir'in ülkesi Katar'ı hep yakından takip ederim. 1998'de bu Emir'in kurduğu El-Cezire yayına başlayınca bu ilgim daha da arttı ve işin içinde başka bir işin var olduğunu daha net anladım... El-Cezire bugün bölgede yaşanan tüm kargaşanın pazarlayıcısı durumunda. Medyadaki haberlere bakılırsa bu kurumun yönetim kurulunda CIA temsilcisi bile varmış. Özetle nüfusu 400 bin kadar olan Katar'ın bölgesel ve uluslararası politikadaki son adımları hep ilginç oldu.
İşte sizlere son birkaç örnek.
FIFA 2022 Dünya Futbol Şampiyonası'nın Katar'da yapılması kararını alınca herkes şaşırmıştı. Aylar sonra bu kararın verilen rüşvetlerle alındığı ortaya çıktı. Rüşvet olayı ortaya çıkmasaydı Katar Futbol Federasyonu Başkanı, FIFA başkanlığına seçilecekti.
İki hafta önce de Katar kendi temsilcisini Arap Birliği Genel Sekreterliği'ne aday göstermiş bunun için bildik lobi ve tezgahlara başvurmuş ama tepkiler karşısında son dakikada bundan vazgeçmişti. Katar Emiri her şeyi parayla yapabileceğini düşünüyor ya da öyle düşünmesi isteniyor. Nasıl olsa doğalgaz zengini bir ülkeyi yönetiyor ve bu ülkede demokrasi adına hiçbir şey yok. Oysa Emir hazretlerinin televizyonu El-Cezire tüm bölge ülkelerine demokrasi dersi vermeye çalışıyor. Örneğin Emir hazretleri önceki gün Libya'yı ilk bombalayan ve bu ülkeyi iç savaşa sürükleyen Fransa'nın Total şirketi ile milyar dolarlık gaz anlaşması imzalayarak dostu Sarkozy'ye teşekkür etmiş oldu. Meğer Emir hazretleri son 3-4 yılda Türkiye ve Suriye'nin dostu görünerek Fransa ile birlikte bu iki ülkeye tezgah çeviriyormuş. Böyle olmasaydı El-Cezire Libya, Suriye ve Bahreyn politikalarını fırsat bilerek Türkiye'nin bölgesel prestij ve saygınlığını hedef almazdı.
El-Cezire ve Katar'ın tezgahlarını anlatmak için onlarca köşe yazsısı yazmam gerekiyor. Yani katarda son vagon bile olmaz bir ülke kendini lokomotif sanıyor. Zaman, koşul ve detay farkına karşın ben Katar Emiri'ni İngilizlerle işbirliği yaparak Arap coğrafyasını Osmanlı'dan koparan Şerif Hüseyin'e benzetiyorum. Mehmet Akif boşuna ''ders alınmazsa tarih hep tekerrür eder'' dememiş.
Neyse ki; Türkiye'de tarihi çok iyi bilen ve anlayan bir Dışişleri Bakanı var!

<p><span>MHP lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. HDP E

PKK'nın bir kolu gibi çalışan HDP kapatılacak mı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

İstanbul'da etkili olan yağışlı hava, trafikte yoğunluğa neden oldu

Klozeti açınca dev yılanla göz göze geldi! İşte o korku dolu anlar...