• $9,5271
  • €11,1138
  • 546.997
  • 1455.42
20 Mart 2012 Salı

İtiraflar

Pazar günü Bursa Kitap Fuarı'ndaydım. Önce bir söyleşi sonra 'Ortadoğu'da Kanlı Bahar' kitabımın imza günü vardı. Söyleşiye katılanlarda gözlemlediğim duyarlılık ve heyecanı itiraf edeyim, beni hem heyecanlandırdı hem de umutlandırdı. Çünkü söyleşiye, imza gününe yani saatine ve genel olarak fuara gelenlerin büyük bölümü genç insanlardı. Bu gençlerin zeka, akıl ve vicdanına güvenerek onlara doğru bilgi verildiğinde bu ülkede ve genel olarak coğrafyada birçok yanlışın önü kesilir.
Önemli olan onlara güvenmek ve taptaze ve tertemiz beyinlerine asla yalan söylememektir. Son dönem gelişmelerden dolayı heyecan ve umudu biraz olsun kırılan biri olarak ben Bursa'da gördüklerimden dolayı yeniden umutlandığımı itiraf edebilirim.
Tıpkı Mübarek'in itiraflarını okumaya başladığımda umutlanmaya başladığım gibi. Çünkü ben bizim liderlerin neden anılarını yazmadıklarını ya da anlatmadıklarını merak eder dururum. Örneğin 30-40 yıl süreyle ABD işbirlikçisi olarak tarihe geçen liderler ABD'den kazık yemeden önce neden çıkıp her şeyi anlatmazlar?
***
Örneğin İran Şahı Pehlevi. Humeyni devriminden sonra ülkesinden kaçan ve ABD ona vize vermediği için Mısır'a sığınan Pehlevi kendisine kazık atan Amerikalılarla olan ihanet dolu yıllarını bir türlü anlatmamıştır. Aynı şey Saddam için geçerli. Yani Saddam yargılanması döneminde Amerikalıların kendisini İran ve Kuveyt'te nasıl saldırttıklarını ya da Halepçe'de attığı kimyasal bombaların hangi Batılı ülkeden nasıl aldığını anlatabilirdi. Ama yapmadı.
Kaddafi ve Tunuslu Bin Ali de yapmadı... Başkaları da yapmadı. Şimdi ise sürpriz bir şekilde Mübarek yapıyor. Mısır'ın önemli gazetelerinden Roz El-Yusef bugünden itibaren Mübarek'in anılarını yayınlayacağını söyledi. Yayınlanacak anılardan bazı özetler veren gazete eğer gerçek ise ilginç bir tartışma başlatacağı kesindir. Bu saatten sonra bunun işe yarayıp yaramayacağını bilmiyorum ama en azından benim için birtakım ipuçları vereceğimi düşünüyorum.
***
Gazeteye göre Mübarek, 'Amerikalılar ayaklanmayı bastırmam için bana 72 saat süre tanıdılar ama beceremedim'' demiş... Peki neden 72 saat? Belki de Amerikalılar başka taraflarla başka pazarlıklar yapmış ve o pazarlığın marjı 72 saatti. Bu bir olasılık. Tabii olay bu kadar basit değil. Yine gazeteye göre Mübarek 'İsrailliler benden Mısır'dan ayrılmamı istedi ama ben ayrılmadım'' demiş. Burası da çok ilginç... Yani Müslüman Kardeşler'in iktidara geleceğini bile bile İsrailliler acaba dostları Mübarek'e neden git dediler? Yine gazeteye göre Mübarek, 'Suudiler beni Şarm El-Şeyh'ten almak için özel bir uçak yolladı ama ben gitmedim'' demiş...İlginç ABD-Suudi Arabistan-İsrail üçgeninde Mısır'da bir Arap Baharı!
***
Umarım anılar doğrudur ve gazete hiçbir şeyi sansürlemeden bunları yayınlar biz de bir şeyler öğreniriz. Tabii bu anıların da şu anda bölgemizde fazlasıyla yapılan bir dezenformasyon kampanyasının bir parçası değilse. Gördüğünüz gibi artık hiçbir şeye sağlıklı bakamıyoruz ya da değerlendiremiyoruz. Tıpkı Afganistan sonra da Irak işgallerinde olduğu gibi. Bize söylenen her şey yalandı. Yalan olmayanların da %80-90'ı abartılıydı. Tıpkı şimdi olduğu gibi... Nasıl olsa bahar sarhoşluğuyla insanların duygu ve heyecanları kabarır ve her şeye daha kolay inanır ya da inanmak ister. Ama bahar bitti ve şimdi yaz başlıyor. Hem de meteoroloji diliyle Körfez'den ya da Arap yarımadasından gelen nemli, sıcak ve boğucu hava dalgasıyla... Aman kum fırtınasına da dikkat!

<p>Verdiğiniz nefes aldığınız nefesle  karışmıyor. Akıllı maske telefonla kontrol ediliyor.</p><p>Ak

Akıllı maske nefes aldıracak

Güney Kore ilk yerli roketi 'Nuri'yi uzaya fırlattı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar'da bir kafede vatandaşlarla sohbet etti

Niğde'de 20 milyon yıllık fosil bulundu