• $7,3794
  • €8,977
  • 442.359
  • 1548.04
28 Mayıs 2011 Cumartesi

İşler zor

G-8 toplantılarından gıcık alırım. Zenginleri sevmediğimden değil, zengin olan G-8 üyesi ülkelerin gıcık olmasından...
Fransa'nın Deauville şehrinde  bir araya gelen G-8  liderleri bu kez de  10 kadar  Afrika ülkesinin liderini toplantıya  davet etti. Anlaşılan bu ülkelerin başına yeni çoraplar örülecek ! Çünkü  8 Haziran 2004'te ABD'nin Sea Island Kasabası'nda bir araya gelen G-8 liderleri Yemen, Bahreyn, Cezayir, Ürdün, Irak, Afganistan'ın yanı sıra Türkiye'yi de toplantıya davet etmiş ve bugün bölgemizde yaşanan gelişmelerin temelini atmıştı. O günden sonra bu ülkelerde nelerin yaşandığını hep birlikte gördük. Başkan Bush o zirvede soluna Ürdün Kralı'nı sağına da Yemen Devlet Başkanı'nı alarak Türkiye'yi İtalya ve Yemen ile birlikte bölgedeki demokratikleşme sürecinin 'eşbaşkanı' ilan etmişti.
Peki sonra ne oldu?
Önce Lübnan'da Başbakan Hariri öldürüldü, Suriye Cumhurbaşkan yardımcısı Haddam Fransa'ya kaçtı, ABD Arap ülkelerindeki 'İslamcı' gruplarla konuşmaya başladı, İsrail; Lübnan ve Gazze'ye birkaç kez saldırdı, Güney Kıbrıs AB üyesi oldu, Başbakan Erdoğan, İsrail Cumhurbaşkanı Peres'e 'one minute' dedi ve Türkiye'nin bölgesel saygınlık ve prestiji hızla yükseldi. Türkiye'de ve bölgede bunlar olurken ABD kendi gizli ajandasını uygulamaktan geri kalmadı. Sonunda 'Arap Baharı' Tunus'tan başladı. Peşinden Mısır, Libya, Bahreyn, Suriye ve değişik  veryasyonlarıyla Arap ülkelerinde ayaklanmalar yaşandı, yaşanıyor.
Peki Türkiye ne yaptı?
Seçim  kampanyalarıyla meşgul olan Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu tüm bu  süreci yakından izlemelerine rağmen Türkiye başta Libya, Suriye ve Bahreyn olmak üzere tüm bölgede zor durumda kaldı ya da bırakıldı. Hiç uzatmaya ve fazla detay vermeye gerek yok. Bazı yerlerde Erdoğan'ın fotoğraflarının taşınmasına karşın bölge genelinde  Türkiye'ye yönelik çok ciddi bir güvensizlik sorunu yaşanıyor. Başta Libya ve Suriye olmak üzere bölge ülkelerindeki gelişmelerin sonucu ne olursa olsun Türkiye bölgede zorlanacaktır. Acil ve inandırıcı önlem alınmazsa Türkiye'nin bölgesel projesi ciddi sıkıntılarla karşılaşacaktır. Kendi bölgesinde ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kalan ya da bırakılan bir Türkiye, uluslararası politikada etkinliğini kaybedebilir. Bu ise Ankara'nın  ABD ve AB ile pazarlık şansını azaltır. Başta Mısır olmak üzere bazı Arap ülkelerinde Türkiye sempatisi olan 'İslamcıların' iktidara gelmesi bu gerçeği fazla değiştirmeyecektir... Çünkü ABD ve Batı böyle bir olasılığa ancak kendi ve İsrail'in çıkarlarına hizmet etmesi durumunda izin verecektir. Yoksa İsrail'in 1967'de işgal ettiği Arap topraklarından çekilmesinden ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasından söz eden Başkan Obama bir gün sonra kendi tükürdüğünü  yalar mıydı? Benzer şekilde Amerikan Kongre üyeleri  ''Yahudi İsrail devletinin başkenti birleşik Kudüs'tür ve İsrail asla 1967 sınırlarına çekilmez'' diyen İsrail Başbakanı Netanyahu'yu ayakta ve kendi başkanlarından çok daha ve çılgınca alkışlar mıydı?
Dönelim Türkiye'ye...
Ortadoğu'da saygınlık ve prestij kaybeden bir Türkiye seçimlerden sonra öncelikle kendi Kürt sorunuyla karşı karşıya bırakılabilir. Ankara Kıbrıs'ta sıkıştırılabilir ve AB ile ilişkilerinde çok ciddi baskılarla karşı karşıya kalabilir. Başbakan Erdoğan'ın çok önemsediği Medeniyetler İttifakı Projesi suya düşebilir. Projede Erdoğan'ın eşbaşkanı Türkiye'nin eşbaşkan olan İspanya Başbakanı Zapatero 7 ay sonra seçimi kaybederek iktidardan uzaklaşacak. Yerine ise eski Başbakan Aznar gelecek ve bu adam Türkiye'yi sevmez, Medeniyetler İttifakı Projesi'nden hiç hoşlanmaz ve Netanyahu'dan daha fazla Siyonist... Yok diyenler 7 ay sonra beni arasınlar! Batı, Arap ve İslam aleminde demokrasi istemiyor ve hiçbir zaman istemeyecektir. Batı'nın bu palavralarına inanları Allah ıslah eylesin. 'Hayır ıslah olmak istemiyoruz'' diyenler, kısa bir süre sonra Arap Baharı'nın nasıl bir CIA hortumuna dönüştürüleceğini  göreceklerdir.

<p>Çevre dediğimiz hadisenin sadece devletlere bırakılamayacağını söyleyen Oğuzhan Bilgin, konuya il

'Çevre, dünya ve tabiat bize emanet olarak bırakıldı'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Dünyanın en saçma yasakları! Bunları ilk kez duyacaksınız

Pompalı tüfekle polisten kaçan zanlının yakalanma anı güvenlik kamerasında