• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
18 Ekim 2011 Salı

İşin gerçeği-1

Olağanüstü bir gelişme olmazsa yarın Hamas ile İsrail arasında bir esir değişimi yapılacak. Geçen hafta imzalanan anlaşma gereğince Hamas, Haziran 2006'da Gazze'de esir aldığı İsrailli bir askeri geri verecek karşılığında İsrail kendi hapishanelerinde yıllardır tuttuğu ve aralarında 27 kadının bulunduğu 1027 Filistinli'yi serbest bırakacak. Bu konuyla ilgili günlerdir herkes kendi kafasına göre hikayeler uydurarak yazıyor. Konuyla ilgili tüm detay ve gerçekleri şöyle özetleyebiliriz:
- İsrail devletinin Filistin topraklarında kurulduğu 1948'den bu yana İsrail ile Arap ülkeleri ve Filistinli örgütler arasında 38 kez esir değişimi gerçekleşmiştir. 1 Ekim 2009'da Hamas, Mısır ve Fransa istihbaratı üzerinden Şalit'in görsel bir kasetini ailesine gönderince, İsrail 20 kadın tutukluyu serbest bırakmıştı.
- İsrail işgalci ülke olduğu için doğal olarak elinde hep esir ve tutuklu bulunuyor. Filistinli örgütler ise zor koşullarda ancak 1-2 askeri esir alabiliyor ve karşılığında çok sayıda Filistinli'yi geri alabiliyorlar. 
- İsrail bu son takasla ilk kez terörist örgüt dediği Hamas'ı muhatap kabul etti ve askerini kurtarabildi. İsrail aynı zamanda başkent ilan ettiği Kudüslü bazı tutsakları da serbest bırakmayı kabul ederek stratejik bir taviz verdi. Çünkü Kudüslü Filistinliler İsrail vatandaşı sayılır ve onların serbest bırakılması cumhurbaşkanının özel affı ile olabilir.
- Daha önceleri serbest bırakılanların büyük bölümünü daha sonraki gün ve aylarda yeniden tutuklayan ve bazılarını da suikastlarla öldüren İsrail aynı şeyi yapmayacağı yönünde istenilen garantileri vermedi. Bilindiği gibi İsrail askerleri istedikleri zaman işgal altındaki Gazze ve Batı Şeria'da istedikleri kişiyi tutuklayıp götürebiliyor. İsrailliler 1948'den bu yana sayıları 6 milyon civarında olan Filistinlilerden en 750 binini tutuklamış ve sorgulamıştır. Halen de İsrail hapishanelerinde aralarında milletvekillerinin bulunduğu 9 bin civarında Filistinli bulunmaktadır.
- Hamas'ın elindeki İsrailli asker Şalit'in kurtarılması için birçok ülke devreye girdi. Ancak bu ülkelerden hiçbiri İsrail'in hapislerinde bulunan 11 bin Filistinli için sesini bile çıkarmadı.
- Nisan 2007'de devreye giren o dönemin dışişleri bakanı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül taraflarla görüştükten sonra Şalit'in ailesiyle bir araya geldi ve neredeyse işi çözüyordu. Ancak İsrailliler Gül'ün gizlice yürüttüğü bu diplomasiyi medyaya sızdırınca iş bozuldu.
- Son takasın süreci temmuzda başladı ve başarıyla sonuçlanan bu süreci yalnızca Mısır ve Alman istihbaratı yürüttü. Zaman zaman da devreye Sarkozy girdi. Çünkü İsrailli Şalit Fransa'dan İsrail'e göç etmiş bir Fransız Yahudisi ve halen Fransız vatandaşı.
- Terör örgütü olarak nitelendirdiği Hamas ile pazarlık yaparak İsrail kamuoyunu meşgul eden bir sorunu çözen Netanyahu, ekonomik nedenlerden dolayı sokaklara dökülmeye hazırlanan halkın gönlünü almayı hedeflemektedir. Netanyahu ayrıca Türkiye ile gerginlikten dolayı giderek yalnızlaşan hükümetinin imajını düzeltmek için Şalit sorununu çözdü ve yaklaşan ABD-İran gerginliğinde Amerika'nın yanında olduğunu kanıtlamak için hazırlıklar yaptı. Hamas'ın eline büyük koz veren Netanyahu böylece Filistin devletinin kurulmasına yönelik özel çaba harcayan Mahmut Abbas ve Başbakan Erdoğan'ın önünü kesmek istedi. Aynı Netanyahu son dönemde Arap aleminde yıldızı parlayan Erdoğan'ı gölgelemek ve Erdoğan'a Gazze'ye gitme izni vermeyen Mısırlı generallerin elini güçlü kılmak için takas konusunda Kahire ile işbirliği yaptı. Nitekim takas anlaşmasının imzalandığı gün İsrail Savunma Bakanı Barak iki ay önce Sina'da öldürülen 5 Mısırlı polis için Kahire'den resmen özür diledi. Netanyahu geçen Haziran'da Kahire'de Hıristiyan Kıptileri ayaklandırmaya yönelik provokasyonlar yaparken yakalanan MOSSAD ajanı ile İsrail'de tutuklu 81 Mısırlı'nın takası konusunda da Mısırlı generallerle anlaştı. Bu konuda arabulucu ise ABD Savunma Bakanı Panetta. Netanyahu ayrıca takas ile Hamas ve Abbas'ın lideri olduğu Fetih arasındaki ilişkilerin bozulabileceğini düşünüyor ve Hamas'ın yakın gelecekte merkezini Şam'dan Kahire'ye taşıyabileceğini ve İran ile Lübnan'daki Hizbullah ile ilişkilerini kesebileceğini hesaplıyor.
- Gazze'deki durumun ağırlığı altında halkın tepkisini hissetmeye başlayan Hamas serbest bırakılacakların bazılarının diğer Filistinli örgütlerden olmasıyla durumunu güçlendirmeyi amaçlamıştır. Kahire ise bu takasın başarılmasıyla Filistin konusunda Ankara'nın değil kendisinin söz sahibi olduğunu kanıtlamaya çalışmıştır. Tıpkı önceki akşam Arap Birliği toplantısı ile Türkiye'yi Suriye konusunda da devre dışı bırakmaya çalıştığı gibi.
Yarın: Başka hikaye

<p>Çevre dediğimiz hadisenin sadece devletlere bırakılamayacağını söyleyen Oğuzhan Bilgin, konuya il

'Çevre, dünya ve tabiat bize emanet olarak bırakıldı'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Kilo vermek için iştah kapatan besinler

Haftanın yalanları