• $7,3698
  • €8,9749
  • 441.977
  • 1551.57
30 Ocak 2011 Pazar

Hüsnü Hüseyin Obama!

Kendimi bildim bileli ABD'yi sevmem. Bana göre başta coğrafyamız olmak üzere dünyadaki tüm pisliklerin arkasında ABD var. Ve yine bana göre ABD her şeyi kendisinin 1947'de kurduğu İsrail ve biraz da kendi çıkarları için yapıyor. İşte son örnek... Mısır...

Cuma günü tüm Mısır sokaklardayken ve herkes Kahire'nin dışına kaçmış Mübarek'in ülkeden de kaçmasını beklerken Obama Washington'da bulunan Mısır Genelkurmay Başkanı Sami Anan'a 'Ülkene dön ve Mübarek'e destek ver' dedi. Bu haberle rahatlayan Mübarek televizyona çıktı 'Hükümeti istifaya çağırdım' diyerek halkına tehditler savurdu.

Peki 'Değişim' sloganıyla başkan seçilen, seçildikten hemen sonra sonra Bin Ali'yi misafir eden Suudi Arabistan'ı ve daha önce devrilen İran Şahı'na ev sahipliği yapan Mısır'ı ziyaret ederek demokrasi palavraları atan 'çeyrek zenci' Obama, neden Mübarek'i son anda kurtardı?

Çünkü Mısır, ABD'nin bölgesel politikaları ve öncelikli olarak İsrail'in güvenliği için hayal edilemeyecek kadar önemli.
Çok eskilere dönmeye gerek yok.
23 Temmuz 1952'de Nasır'ın gerçekleştirdiği  devrim yalnızca Arap ve İslam coğrafyasını değil, dünyadaki tüm denge ve denklemleri etkilemiştir. Çünkü Nasır Afrika'daki tüm ulusal kurtuluş hareketlerini desteklemiş, Latin Amerika'daki benzeri güçlerle dostluklar geliştirmiş, anti-emperyalist kimliğiyle bağlantısızlar hareketini kurmuş ve son olarak soğuk savaşın en önemli faktörlerinden biri haline gelmişti. Nasır'dan sonra 1970'te başkan olan Sedat ve peşinden gelen Mübarek tüm bu denklemi tersyüz ederek  ABD'ye ve dolaysıyla İsrail'e teslim olmuştur.
Sedat bu ihanetin bedelini canıyla ödedi Mübarek ise Obama'nın son andaki desteğiyle  ŞİMDİLİK kurtuldu. ABD'nin kendi çıkarları için Süveyş Kanalı'na ve İsrail'in güvenliği için de  Mübarek gibi işbirlikçilere ihtiyacı var. Yani ilkeler- çıkarlar denkleminde Obama öncekilerden farklı olmadığını kanıtlayarak çıkarların her şeyden daha önemli olduğunu bir kez daha kanıtladı ve beni haklı çıkarttı. Mübarek ise bu ihanetinin karşılığında yılda 2,5 milyar dolarlık Amerikan yardımı alıyor ve yeni türden bir firavun olduğunu kanıtlamaya çalışıyor. 80 milyonluk Mısır halkının 30 milyonunun aç ve sefil olması mübarek olmayan Mübarek'in umurunda bile değil. Mübarek kendi talimatıyla kurulan ve bilgisi dahilinde her türlü yolsuzluk ve pisliğin içinde olan Ahmet Nazif  (Nazif Arapça'da temiz demek) hükümetini görevden almakla yükselen halk tansiyonunu  düşürmeyi ve pis oyununa devam etmeyi planlıyor. Utangaç bir şekilde siyasi ve ekonomik reform isteklerini dile getiren Obama ve yandaşı Batılılar bakalım bununla yetinecek mi yoksa son gelişmeleri bahane olarak kullanıp Mübarek'ten daha fazla köle olmasını mı isteyecekler?

Belki de böylesi bir durum onlar için çok daha anlamlı ve işe yarar. Çünkü Mübarek gibi bir katilden bir türlü kurtulamayan Mısır halkı son ayaklanmasıyla da sonuç alamazsa giderek umutsuzlaşacak, umutsuzlaşan halk daha fazla 'İslamlaşacak', 'İslamlaşan' insanlar provoke edilerek radikalleşecek ve o ülkede yaşamakta olan 10 milyon Hıristiyan Kıptilere karşı kullanılması kolaylaşacak. Bu ise Kaide ve Taliban gibi örgütleri kuran ve Mısır için çok farklı hesaplar yapan ABD, İsrail ve yandaşları için kullanılması gereken önemli bir özelliktir.

Tüm bu yorumların boşa ve ABD sicilinin temize çıkması için tek bir koşul var; o da Mübarek'in halk gücüyle gönderilmesine engel olmamaktır.  ABD ve yandaşları bunu yaparsa Mısır'da hemen demokratik bir yönetim gelir ve bölgede tüm dengeler değişir.
İşte bu nedenle yarı siyah Obama ve onu iktidara getiren Amerikan sistemi buna izin vermemeye çalışıyor, çalışacaktır.

Çünkü İsrail'in güvenliği ve hatta geleceği Mısır'daki iktidarın kaderine bağlıdır.
Bu gerçeği görmeyenler Mısır'da olup bitenleri asla anlayamazlar. Çünkü halkın demokratik  iradesiyle seçilecek bir iktidar asla İsrail ile dost olmayacak ve Gazze'ye yönelik uygulanan kuşatmayı hemen sonlandıracaktır. Aynı iktidar coğrafyamıza yönelik pis oyunlarını sürdüren ABD ve yandaşı Batılı ülkelere karşı koyacaktır.
Böyle bir iktidarın 'İslamcı' olması da gerekmez.

ABD ve yandaşlarının 'Mübarek giderse İslamcı Müslüman Kardeşler gelir' tehditleri  tıpkı Tunus'ta olduğu gibi Mısır'da da doğru değil ve anlamsızdır.

Yoksa Mübarek yani 'kutsanmış' Muhammed Hüsnü Mübarek'e ilk destek 'Çeyrek Müslüman' Hüseyin Obama'dan ve onun emirkulu 'Kutsal toprakların hizmetkarı' ve  dünyanın en radikal İslamcı yönetiminin başı Suudi Kral Abdullah'tan gelir miydi?
Bakalım cesur ve onurlu Mısır halkı tüm bunlara nasıl bir yanıt verecektir?

<p>Bir önceki PPK toplantısında faizler yüzde 15'ten yüzde 17'ye yükseltilmişti. Ekonomistler, Merke

Merkez Bankası faiz kararını açıkladı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Yol kenarında biriken kardan araba yaptı

Enerji timlerinin zorlu öesaisi