• $7,3506
  • €8,9441
  • 437.39
  • 1536.11
18 Ocak 2011 Salı

Gerçek devrim

2011 ile ilgili ilk yazımda 1'lerin ilginç bir şekilde yan yana geleceği bu yıl içinde bazı sürprizler yaşayabileceğimizi belirtmiştim.

11-1- 11'de Tunus halkı büyük bir gösteri düzenleyerek ayaklanmayı sürdürmeye kararlı olduğunu kanıtladı.

Üç gün sonra yani 14-1-11'de Fransız-Amerikan kültürüyle yetiştirilen Cumhurbaşkanı Bin Ali ülkeden kaçtı.

Bin Ali kaçınca birdenbire dünya medyası Tunus ile ilgilenmeye başladı. Benzer şekilde olayların başlangıcında bu ülkeyle ilgili haberleri neredeyse hiç görmeyen Türk medyası aniden Tunus'u manşetlere taşımaya başladı. Ağzı olan da konuşmaya başladı.
Oysa Türk medyasının o süper zeka sosyologları, dış politika uzmanları, akademisyenleri ve emekli asker ve diplomatları fırsat buldukça ''Araplardan iş çıkmış bunlar zaten kabile toplumları ve ulusal bilinçleri bile yok'' türünden müthiş yorumlarda bulunuyor ve son dönem Arap ülkelerine açılan Başbakan Erdoğan'a 'Bırak şu Arapların peşini' diyerek politik fantezileriyle tatmin oluyorlardı.

Umarım Tunus halkının GERÇEK devrimi onlara yeteri kadar bir ders olmuştur. GERÇEK diyorum çünkü bu %100 yerli imalatı ve Soros ve benzeri karanlık güçlerle yabancı medya organlarının değil yalnızca ve yalnızca Tunus halkının ulusal irade ve bilinciyle gerçekleşmiştir. İşte bu nedenle Batılılar ve onların bizdeki yandaşları Ukrayna'daki Turuncu, Gürcistan'daki Mavi, Lübnan'daki Sedir ve benzeri diğer ülkelerdeki pembe, mor, leylak hatta yavruağzı devrimlerde olduğu gibi Tunus devrimine ilgi göstermemiştir. Çünkü Batılılar 30 yıl süreyle Bin Ali'nin gestapo karakterli iktidarına destek vermiş ama Bin Ali ülkeden kaçınca ona vize bile vermemiştir.
Boşuna bir temenni ama yine de umarım Batı hayranı, Batı işbirlikçisi ve ruhlarını Batı'ya satanlar Bin Ali'nin rezil olmasından ders alırlar.

Çünkü bana göre Tunus'ta olup bitenler Türkiye'yi yakından ilgilendirmektedir. Daha açık bir ifade ile Tunus halkının devriminde Türkiye izlerini bulabilirsiniz.
Osmanlı dönemini bir yana bıraksak bile Tunus'un ilk başkanı Burgiba Atatürk hayranıdır ve ülkesinin bayrağını bile Türk bayrağına benzetmiştir. Laik, Komünist, İslamcı, liberal, solcu ve diğer tüm katmanlarıyla Tunus halkı, Türkiye hayranı ve Türkiye'de olup biten her şeyi yakından izlemekte ve bilmektedir. Çünkü on binlerce üniversite mezunu Tunuslu genç, kendi ülkesinde iş bulamadığı için son 20-25 yıldır bavul ticareti için Türkiye'ye geliyor ve Türkiye'de yaşanan tüm tartışmaları yaşayarak kendine göre dersler çıkarıyor.

İşte bu nedenle ben farklı siyasal tercihleriyle Tunusluların son dönem bölgede yıldızı parlayan Türkiye'den etkilenerek umutlarını koruduğunu, bilinçlendiğini ve moralini yükselterek devrimini gerçekleştirdiğini düşünüyorum.

Batı destekli tüm karanlık güçlerin devrimi durdurma ve farklı yönlere çekme çabalarına rağmen Tunus halkı bu yolda devam edecek ve mutlaka kendi doğrularını yaşama geçirecektir.

Tunus halkının bu zaferi mutlaka diğer Arap ve Müslüman ülkeleri etkileyecektir. Şimdiden bazı Arap iktidarlar halklarının gönlünü almak amacıyla çok önemli ekonomik ve sosyal kararlar almaya başladı. Başkaları da korkudan kendi faşist iktidarlarını korumak amacıyla daha da gaddarlaşabilir.

Yoksa Batı işbirlikçisi Suudi Arabistan yönetimi Batılıların vize vermediği Bin Ali'ye 'Havada kalma gel bizde kal' der miydi?

Aynı Suudi yönetimi durduk yerde ABD ve Fransızların oyununa gelerek Lübnan'ı karıştırmalarına yeşil ışık yakar destek verir miydi?
Bunlar 'zengin köle' olmanın özellikleridir.

Ama gün gelecek bu coğrafyada herkes zenginliğin de işe yaramayacağını anlayacak.
Bin Ali de çok zengindi. İran şahı ise çok çok daha zengindi. Bu zenginlik ABD vizeleri almalarına bile yetmedi.

Çünkü onları iktidara getiren, koruyan ve onlarca yıl köle gibi kullananlar hep şunu unutuyor:

Tunuslu ünlü Şair Ebu El-Kasım El-Şabi'nin dediği gibi ''Eğer halk bir gün yaşamayı seçerse kendi kaderi bile onun bu isteğine mutlaka yanıt verecektir''.
Çünkü insanlar yalnızca ekmekle yaşamaz.

Katık olarak mutlaka sofralarında biraz da onur olsun isterler.
Onur ise Washington, Paris, Londra, Berlin ve benzeri batlı kentlerin caddelerinde hiç bulunmaz.

<p>'Dünyada bir pandemi gerçeği var. Türkiye'de pandemiyle mücadele ediyor. Ekonomik ve sosyal hayat

'Marketlerdeki etiket anarşisi önlenmelidir'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Sosyal medyada en çok paylaşılan mantık soruları

Mehmetçik yeni kamuflajlarıyla görev başında