• $7,4062
  • €9,0112
  • 443.354
  • 1543.15
14 Eylül 2011 Çarşamba

Erdoğan sevgisi!

Başbakan Erdoğan'ın Mısır gezisi bölgede ve dünyada herkesin ilgisini çekiyor. Erdoğan'ın ''laik, demokratik ve ılımı İslam'' modelini Arap ve İslam ülkelerine 'pazarlamaya' çalışan ABD ve Batılı ülkeler Arap halklarının Erdoğan'ı bu modelden dolayı değil İsrail karşıtı politikalarından dolayı sevdiğini belki de bilmiyor. Daha açık bir ifade ile One Minute, Mavi Marmara ve İsrail karşıtı söylem ve davranışlar olmasaydı Erdoğan'ın Arap alemindeki prestiji asla bugünkü düzeyde olmazdı, olamazdı. Bunun da nedeni çok açık: Kendi yöneticilerinin İsrail ve Filistin konularında ihanet politikalarını gören Arap halkları, Erdoğan gibi başka bir ülkenin liderini göklere çıkarıyor. Tıpkı bir zamanlar Şii Humeyni'yi hatta Venezüella lideri Chavez'i göklere çıkardığı gibi.
Durum böyle olunca Başbakan Erdoğan ve dolaysıyla Türkiye'nin bölgesel prestij, saygınlık ve rolü çok ciddi bir sınav ile karşı karşıyadır. Yani Sayın Başbakan Mısır'da 'İslamcı' kimliği ile yansıtılmamalı ve böyle algılanmasına izin verilmemelidir. Çünkü İsrail politikalarından dolayı tüm Mısır ve Arap halkları Erdoğan'ı sever ama 'İslamcı' kimliği onu tartışırlar. Bu da gayet doğaldır. Nasıl ki Türkiye'de AK Parti ideolojisi ve söylemi tartışılıyorsa Arap ülkelerinde de Erdoğan'ın ideolojik söylem ve tutumları tartışılmaktadır. Özellikle 'Arap Baharı' yaşamakta olan ve siyasal geleceğini kurgulamaya çalışan Mısır, Libya ve Tunus'ta... İdeolojik bir Erdoğan bugün dost görünen Suudi Arabistan ve benzeri Amerikan yandaşı ülkelerin yöneticilerini tedirgin ediyor. Çünkü bu ülkelerin halkları da çağdışı ve bağnaz yöneticilerine ''Erdoğan gibi çağdaş, dürüst ve İsrail konusunda cesur ve kararlı olun'' diyor ve diyecektir. Bu söylem doğal olarak ABD işbirlikçisi bu ülke yönetimlerini tedirgin etmekte ve korkutmaktadır. Belki bu nedenle bu ve benzeri diğer ülkelerin bakanları Arap Birliği toplantısında konuşan Başbakan Erdoğan'ı yalnızca üç kez alkışladılar. Hem isteksiz ve heyecansız. Ama ilginç olan alkışlanan bölümlerin İsrail ile ilgili vurguların geçtiği cümlelerdi. Yani 22 Arap ülkesinin bakanları Arap olmayan bir ülkenin Başbakanını Filistin'e sahip çıktığı ve İsrail'e kafa tuttuğu için alkışlıyor. Oysa bu ülkeler son 50 yılda İsrail'e karşı hiçbir şey yapmamış, Filistin halkının mücadelesine sahip çıkamamış ve ABD'nin istek ve talimatları doğrultusunda oturup kalkmışlar. Hiç kimsenin kuşkusu olmasın bundan böyle de bu böyle devam edecektir. Bu yöneticiler Erdoğan'ın kendinden emin yürüyüşüne bile tahammül edemezler.
Peki tüm bu gerçekler ortadayken herkesin dostu ve müttefiki olan ABD ne yapacak?  Yani İsrail devletini kuran ABD; Başbakan Erdoğan'ın İsrail karşıtı Mısır, Libya ve Tunus halkları nezdindeki prestij ve saygınlığı karşısında ne yapacak? ABD hızla yükselen bu saygınlık ve beraberindeki İsrail karşıtlığını engellemek için nelere başvuracak? Arap Baharı dalgası ile Arap halklarını demokrasi ve özgürlük tüneline sürükleyen ABD kendi ülkelerinde de Erdoğan benzeri lider arayışına girecek bu ülke halklarına ne acaba diyecek? Örneğin ABD daha dün ülkesinde şeriat düzeni kuracaklarını söyleyen Libya Geçici Konsey Başkanı Mustafa Abdülcelil'e bundan böyle acaba nasıl davranacak? Kurulacak bu yeni düzende Libyalılar ''Kahrolsun İsrail ve onu destekleyenler yaşasın İsrail düşmanı Erdoğan'' dediğinde acaba Washington ve Batılı başkentler ne diyecek ya da ne yapacak? Belki de ABD ve Batılı müttefikleri  'İkinci Perde'  Arap Baharı'nı başlatır, İsrail'i seven yeni yönetimler aramaya başlar ve onlara 'Yaşasın demokrasi' sloganını İbranice söylettirir. Batılılar 20. yüzyılın başlarında Arapları Osmanlı'ya karşı ayaklandırırken onlara 'bağımsızlık ve özgürlük' sloganını ezberlettirmişti.  Şimdi ise onlara demokrasi getireceğini söylüyor. Ama bu demokraside onur, saygınlık ve inanç olmalıdır.

<p>Bir önceki PPK toplantısında faizler yüzde 15'ten yüzde 17'ye yükseltilmişti. Ekonomistler, Merke

Merkez Bankası faiz kararını açıkladı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Rusya'dan görenlerin aklını başından alan kareler

Merve Boluğur yalanlamıştı... Işın Karaca açtı ağzını yumdu gözünü