• $7,33
  • €8,8037
  • 405.825
  • 1525.48
10 Ocak 2012 Salı

Eksik haber

Türkiye'nin 'Arap Baharı'yla ilgili politikaları ve özellikle Suriye konusundaki tutum ve davranışı başından beri Arap medyasında ve siyasal çevrelerinde çok farklı anlamlarda tartışılmaktadır. Ama ilk kez Türkiye başka bir ülkede bir iç politika malzemesi oluyor. Üç gün önce Cezayir Başbakanı Uyahya Başbakan Erdoğan ve Türk yetkililerinin Fransa'yı Cezayir'de katliam yapmakla suçlamasıyla ilgili olarak 'Hiç kimsenin Cezayir halkının kanını malzeme etmeye hakkı yok. Türk dostlarımızdan Cezayir'in sömürgeleştirilmesinin ticaretini yapmamalarını rica ediyoruz' dedi. Ama işin ilginç tarafı Türk medyası her nedense Uyahya'nın yalnızca yukarda aktardığım iki cümlesini verdi. Oysa tüm Arap medyasının geniş yer verdiği Uyahya'nın söylediği başka şeyler de vardı.
ERDOĞAN'A DESTEK YAĞDI
Uyahya 'Türkleri Cezayir'i 1830'da savaşmadan üç gün içinde Fransızlara teslim etmek ve Ankara'yı bağımsızlık sürecinde BM'de hep Cezayir halkının iradesine karşı ve Fransa'dan yana oy kullanmakla suçladı. Cezayir medyasının yoğun ilgi gösterdiği bu sözler, Cezayir'in iç politikasını da sarstı desek yerindedir. Nitekim bu sarsma sonucu olarak mecliste 3 sandalyesi bulunan İslamcı El-Nahda Partisi lideri Rebii Başbakan Uyahya'ya karşı çıkarak Erdoğan'ın tutumuna destek verdi. Bu açıklamaya ilgi gösteren Türk medyası yine haberi eksik vermişti. Çünkü Başbakan Uyahya'ya tepki gösteren yalnızca El-Nahda değildi. Hükümetin ortaklarından ve mecliste 51 sandalyesi bulunan İslamcı Barış Toplumu Hareketi ile Ulusal Reform Hareketi liderleri de Başbakan Erdoğan'ın Cezayir halkına yönelik Fransız katliamlarını hatırlatmasına destek verdiler. Anlaşılan Mısır, Tunus, Libya, Fas ve diğer bölge ülkelerinde olduğu gibi 'model' durumuna gelen ya da getirilen AK Parti şimdi de Cezayir'in iç politikasında önemli bir tartışma malzemesi durumuna geliyor. Bu ise çok önemlidir. Çünkü bu coğrafyada ilk 'İslamcı' demokrasi zaferi 1989-1990'da Cezayir'de yaşanmış ve bu ülke nisanda yapılacak özgür seçimlere hazırlanıyor.
Bu seçimlerde İslamcılar yeniden zafer kazanırsa Kuzey Afrika ülkelerinin tümünde İslamcılar iktidarı ele geçirmiş olacak. Bu İslamcıların kendi aralarında hangi orta paydada anlaşıp anlaşamayacaklarını ya da Batı ile hangi kriterlerle işbirliği yapacaklarını zaman gösterecektir. Zaman aynı zamanda bu İslamcıların Suriye'yi de ele geçirerek coğrafi ve ideolojik olarak Türkiye ile kucaklaşıp kucaklaşmayacaklarını da gösterecektir. Çünkü İslamcıların Suriye'de iktidara gelmemesi durumunda 'Arap Baharı'nın zaferi hep eksik kalacak ve herkes tüm bölge için farklı hesaplar yapmaya başlayacaktır. Çünkü Esad'ın iktidarda kalması, İran'ın bölgede daha güçlenmesi demektir.
SURİYE HER ŞEYİN KİLİDİ
Daha güçlü bir İran Irak'ın geleceğinde ve dolaysıyla Lübnan'daki dengeler için çok anlamlıdır. Bunun farkında olan Rusya Suriye'yi çevreleyen Ortadoğu'da ve İran'a komşu Kafkaslar ve Orta Asya'da kendi çıkarlarını gözeterek yeni hesaplar yapacaktır. Belki de bu nedenle Ruslar en önemli savaş gemilerini önceki gün Suriye limanlarına gönderdi. Belki de bu nedenle Rusya Çin ile birlikte başından beri BM Güvenlik Konseyi'nde Suriye aleyhine tüm karar tasarılarına karşı çıkıyor. Çünkü Rusya; bu coğrafyada olup biten her şeyin kilidi Suriye olduğunu çok iyi biliyor ve başında beri zekice davranarak kaybedecek ata oynamıyor. Ama haberler çoğu zaman eksik verildiği için çoğu insanlar bu gerçeği görmüyor. Tıpkı özel merkezden üretilen Suriye haberlerinde olduğu gibi. Öyle olmasaydı uluslararası medya Arap gözlemcilerinin ilk raporlarında 'Suriye'de devlete ve halka karşı silahlı eylemde bulunan çeteleri gördük' türünden sözlerini aktarırlardı.

<h3>ÇALIŞANLAR İSTİFA METNİ YAZARKEN DİKKAT!</h3><p>'Kısa Çalışma Ödeneği'nin biteceğinin açıklanmas

Kısa çalışma sonrası çalışanlar nelere dikkat etmeli?

Eski telefonunuzu sakın atmayın! İçinden çıkan parçayla bakın ne yaptı

Çorum'da 7 bin 291 litre sahte içki ele geçirildi

İstanbul'da yüzde 50 kapasiteyle kafe ve restoranlar ilk müşterilerini aldı