• $9,262
  • €10,7921
  • 526.391
  • 1409.56
3 Mart 2012 Cumartesi

Doğrular ve gaz

İsrail Cumhurbaşkanı Peres ile Savunma Bakanı Barak ABD'de İran'a yönelik olası saldırıyı konuşuyorlar. Pazartesi günü Başbakan Netanyahu onlara katılacak. Dışişleri Bakanı Clinton ise İran konusunda Ankara'ya baskı yaptıklarını söyledi. Amerikalılar Malatya'daki radarların İran'a karşı ve İsrail'i korumak amacıyla kurulduğunu her fırsatta söylüyor.
Mısır'da ise Müslüman Kardeşler hükümeti İsrail'e gaz ihracatını sürdürüyor, Gazze'ye yönelik ambargoya devam ediyor ve İsrail ile 1978'de imzalanan Camp David anlaşmasına sadık kalacağını söylüyor. Gazze halkı aç, susuz, ilaçsız, elektriksiz olarak Arap ve Müslüman ülkelerin ilgisizliğinden kırılıyor. Arap ve Müslüman ülkelerin medyası ise yöneticilerinin ısrarlı yalanlamalarına rağmen Hamas'ın Şam'dan ayrılışını konuşuyor. Çünkü tek derdi 'Suriye'ye askeri müdahale' olan o medyanın patronları böyle istiyor. İstiyor da Hamas'ın nereye gideceğini ne bize ne de Filistin halkına söylemiyor. Çünkü hiçbir Arap ve Müslüman ülkesi onları kabul etmiyor. Edenler de onlara 'Silahlı mücadeleyi bırakın, İsrail'i tanıyın ve var olan işgal koşullarını kabul edin' diyor.
***
Peki Suriye'de ne oluyor? 29 Ağustos'ta İstanbul'da kurulan Suriye Ulusal Konseyi Başkanı Burhan Galyun önceki gün Konseye bağlı askeri bir büro kurduklarını açıkladı. Suriye muhalefetinden farklı ve çelişkili grupları barındıran konseyde her gün bir kavga çıkıyor ya da bir grup Konsey'den ayrılıyor. Çünkü her grup para aldığı ya da farklı ilişkiler içinde olduğu başka bir ülkeye bağlı. Örneğin Katar, Suudi Arabistan, ABD, Fransa, İngiltere, Almanya, Türkiye. Durum böyle olunca Konsey hiçbir işe yaramıyor ve Suriye halkının ilgisini bile çekmiyor. Suriye içinde etkin olanlar ise yalnızca silahlı gruplar. Onlar da birçok gruba ayrılıyor. Kaideciler, Talibancılar, Selefiler, Müslüman Kardeşler, Ordudan kaçanlar vs... Antakya'da bulunan Riyad El-Esaad ise kendini hepsinin komutanı olarak ilan ediyor ve her gün Arap televizyonlarına çıkarak 'Suriye'yi cehenneme çevireceklerini' söyleyip duruyor. 4 yıl önce ordudan emekli olmuş ve hiçbir muharip birlikte görev almamış El-Esaad son 30 yılını Fransa'da geçirmiş, Batı'nın söylemlerine inanmış felsefeci Burhan Galyun'un kurduğu askeri ofise de tepkili. Çünkü iki taraf yakında Suriye muhalefetine sağlanacak askeri yardımlar ve milyonlarca dolara konmak istiyor. 
***
 Şimdi herkes dışardan gönderilecek silahların nasıl Suriye içine sokulacağını planlıyor. Dün Bakan Davutoğlu ile buluşan Galyun ve Batılı ülkeler bunun Türkiye üzerinden yapılmasını istiyor. Batılılar bu işe bulaşmak istemiyor. Arap ülkesi olan Irak, Lübnan ve Ürdün 'Biz bu işte yokuz' diyorlar. Anlaşılan herkes Türkiye'ye oyun oynamak istiyor. Oysa PKK ile çatışmalarda ya da insan haklarıyla ilgili olarak Batı'dan Ankara'ya yönelik en ufak bir eleştiri geldiğinde bile Türkiye kıyameti koparıyordu, koparıyor. Türkiye Öcalan Şam'da diye 1998'de Suriye'yi işgale  hazırlanmıştı. Oysa şimdi Şam'a göre hepsi en az Abdullah Öcalan kadar tehlikeli yüzlerce muhalif Türkiye'de barınıyor, Antakya'daki kamplarından Suriye içinde kanlı çatışmaları yönlendirmeye çalışıyor ya da bu çatışmalara askeri destek veriyorlar. Bu Türkiye gibi ciddi, saygın ve gelenekleri olan bir ülkeye yakışmaz. Türk ulusunun milli ve dini komşuluk geleneklerine ise asla... Hem de bu komşu Türkiye ve Türk ulusuna hiçbir kötülükte bulunmamış ve tüm kapılarını Türklere açmışken. Baksanıza Amerikalılar bile bu durumdan sıkılmış. Dışişleri Komitesi'nde konuşan Clinton bakın ne diyor:
'Diyelim ki Suriyeli muhaliflere askeri yardım kararı aldık. Silahlandırdığımız insanların Kaide ya da benzeri gruplar olup olmadığından emin olmamız lazım. Suriye ordusu Libya ordusu gibi değil. Bu ordu Esad'a bağlı ve Rusya, İran ve başka ülkelerden aldığı çok gelişmiş silahlara ve hava savunma sistemlerine sahip.''
Belki de Clinton 'Suriye'de taraf olmak isteyenler savaşı göze almalıdır' demek istiyor... İstiyor ama yine de TBMM Başkanı Sayın Çiçek'in deyimiyle 'Türkiye'ye ve yalnız Türkiye'ye gaz vermekten' geri kalmıyor. Bu ise her şeyi açıklıyor!

<p>Bozkurt'ta selde hasar gören 10 katlı bina iş makinesiyle yıkıldı.</p>

Bozkurt'ta 10 katlı bina böyle yıkıldı

Fenerbahçe, Trabzon'a ayak bastı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (16 Ekim 2021)

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Angela Merkel ortak basın toplantısı düzenledi