• $7,4057
  • €8,9831
  • 445.551
  • 1569.35
13 Ekim 2012 Cumartesi

Doğrular

İki gündür herkes Suriye uçağı ile ilgileniyor. Bilen ve bilmeyen onlarca dış politika 'uzmanı' bu kez havacılık uzmanı kesildi. Bazıları da kolilerdeki malzemeleri görmeden Suriye'ye savaş ilan etti. Oysa olaylar bu noktaya gelmeyebilir ya da gelmemeliydi. Yani yetkililer uçaktaki kolilerin içindeki malzemelerin görüntülerini anında medyaya yansıtmış olsaydılar bu iş o an biterdi. Yani dünkü Milliyet'te Fikret Bila'nın söylemi ile 'kolilerden anten ve kablo gibi elektronik askeri cihazlar'' çıktığında yetkililer bunların ne işe yaradığını bize anlatmış olsaydı konu kendiliğinden kapanırdı. Ama olmadı ve birileri bu olayı da var olan gerginliğin tırmandırılması için kullandı. Kolilerdeki malzeme Türkiye'ye karşı kullanılacakmış gibi yansıtıldı. Tıpkı Irak işgali öncesinde 'Atatürk barajına kilitlendiği söylenen Saddam'ın füzeleri ya da cehennem topları' misali! 
Peki diyelim ki kolilerdeki kablo ve antenler askeri malzeme ve Suriye ordusuna gidiyor. Peki Suriye'nin Dostları Grubu'na mensup 100 ülke bir araya gelip 'Özgür Suriye Ordusu'na destek kararı aldığında acaba onlara ne veriyor ya da ne gönderiyor?
***
Dünkü Hürriyet'te Ertuğrul Özkök yabancı medyadan derlediği çok önemli bilgileri kendi köşesine taşımıştı. Var olan gerçeğin yüzde 10 bile olmayan bu ve benzeri bilgilere bakılırsa o yüz ülke 'Özgür Suriye Ordusu'na aklınıza gelmeyen ve aralarında uçak ve tanklara karşı roket ve füzelerin de bulunduğu her türlü ağır silahı elden teslim ediyor ve kullanmasına yardımcı oluyor. Ama devletin ordusu olan Suriye ordusuna kablo ve anten gidince kıyamet koparılıyor. İlginç bir durum. Oysa 'Özgür Suriye Ordusu' Suriye devletine göre bir terör örgütü ve uluslararası hukuk açısından savaşılması gereken bir yapılanma.
Ama kimin umrunda uluslararası hukuk ya da bildik tüm bölgesel ve uluslararası ilişkiler. Ortada çok garip ama bir o kadar tehlikeli durum var. Bu süreç Türkiye'yi nereye kadar sürükler bilinmez ama sokaktaki insanlar haklı olarak çok tedirgin ve korkuyorlar. Hiç kimse olup bitenleri anlamlandıramıyor ve yaşanan olaylarla siyasal ve ekonomik istikrarın bozulabileceği endişesini taşıyor. Sokaktaki insanlar tüm bu gerçekleri bu denli net görürken hükümetin gerginliği tırmandırması Türkiye'nin doğru yolda olduğunu göstermez. 1 Mart Tezkeresi'nin reddedildiği 2003'ten bu yana Türkiye'nin kazandığı olağanüstü prestij, saygınlık ve sevgi yeni Suriye tezkeresi ile birlikte şimdi artık tartışma konusudur.
***
Arap medyasını yakından izleyenler Türkiye ile ilgili yeni tartışmaları net olarak görebilirler. Suriye'den dolayı Irak, İran, Rusya, Lübnan ve daha başka ülke ve siyasal ya da kitlesel yapılanmalarla ilişkileri bozulan bir Türkiye yani AKP hükümeti doğal olarak bu coğrafyada  birilerini tedirgin eder ve tedirgin olur. Hele hele müttefik deyip yola koyulduğu bölgesel ve uluslararası ortakları onu yarı yolda bırakmış hatta bazıları da el altından kuyusunu kazmaya başlamışsa! Örnek isteyenler Katar ve Suudi Kral ve Şeyhlerin artık eskisi gibi Ankara'da endam göstermemelerini yorumlasın.
Son uçak olayında olduğu gibi Batılı müttefiklerin hamasi ve provokatif dayanışma telefonlarının hiç bir anlamı yok ve olmaz. Çünkü aynı ülkeler daha iki yıl öncesine kadar AKP hükümetini 'Eksen Kayması' ve 'Yeni Osmanlıcılıkla' suçluyor ve karşı önlem alınmasından söz ediyorlardı. Şimdi ise aynı ülkeler ve onların dümen suyundaki meslektaşlarımız ve değerli 'strateji uzmanlarımız' Türkiye'nin gidip Suriye'ye saldırmasından bu da yetmezse Suriye'nin Kürt bölgesini işgal ederek Türkiye'ye katmasından söz ediyorlar. Süper zeki bir plan ama öncesinde PKK'nın ortadan kaldırılması ya da Öcalan'ın serbest bırakılması gerektiğini unutuyorlar.
Oysa tüm bunlara gerek yoktu ve olmazdı. İki yıl öncesinde bu coğrafyada HERKES Türkiye'ye, AKP hülkümetinin bölgesel dostluk politikalarına ve Başbakan Erdoğan ile Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e hayran idi. Bu hayranlığa katkısı olan bir gazeteci olarak ben de bundan sevinç duyuyordum. Şimdi ise?

<p>ABD'nin seçilmiş Başkanı Joe Biden, ABD'de geçtiğimiz yıl 3  Kasım'da gerçekleştirilen Başkanlık

'Trump, 6 Ocak olaylarında tuzağa düştü'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'dan ayrıldı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (20 Ocak 2021)