• $8,436
  • €10,2016
  • 491.957
  • 1441.33
04 Haziran 2013 Salı

Ders alındı

Başbakan Erdoğan’ın dünkü basın toplantısı bu alanda belki bir ilktir. Çünkü kendisine soru soran genç bir meslektaşımızı karşı soruyla sıkıştırmaya yeltendi. Soru sorduğu kişinin başbakan olduğunun bilincinde olan meslektaşımız fazla ileri gitmenin kendisine zarar verebileceğini bildiği için sustu. Susması da normaldir. 
Ancak bununla yetinmeyen Başbakan aynı taktiği uluslararası haber ajansı Reuters’a çalışan Birsen Altaylı’ya uyguladı. Birsen arkadaşımız geri adım atmayarak gördüklerini ve gazeteci olarak tespitlerini anlatmaya devam etti. Ama işe yaramadı. Çünkü Başbakan hiçbir konuda geri adım atmadı. Erdoğan “Bize oy veren %50 ‘yi zor tutuyorum evlerinde” diyerek ilginç ve bir o kadar tehlikeli bir tavır sergiledi. 

BAHAR DEĞİL
Önceki gün sosyal medyaya da yüklenen Başbakan olayların sorumlusu olarak ‘iç ve dış organize güçleri’ gösterdi. Anlaşılan Başbakan kendi çizdiği ve bildiği yolda devam edecek. Bu da onun en doğal hakkı. Çünkü 2011’de büyük çoğunlukla seçildi ve halk ona 4 yıllığına yetki verdi. Yani o Bin Ali, Mübarek ve Kaddafi’ye benzemiyor. Türkiye de Tunus, Mısır, Libya ve hatta hiçbir Arap ülkesine benzemiyor. Ne siyasal ve  sosyal yapısı ne de din kültürüyle... Durum öyle olunca Türkiye’de olup bitenleri ‘Arap Baharı’na benzetmek yanlış olur. Türkiye Cumhuriyeti 1923’te kurulmuş ve bu ülkede 63 yıldır çok partili bir sistem var. Tüm sıkıntılarına rağmen bu sistem işliyor ve bu sistemle AKP iktidara geldi. 
Oy oranı ne olursa olsun AKP adı demokrasi olan bu sistemi hırpalamaktan vazgeçmeli. Erdoğan olup biteni doğru okumalı ve alışkanlık haline getirdiği gibi CHP ve marjinal grupları hedef almaktan vazgeçmeli. Erdoğan TÜM cumhurun yani milletin başı olan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e kulak verebilir, vermeli. Çünkü ciddi bir sorun var ve danışmanları bunu Başbakan’a anlatmalı. Bu daha sağlıklı bir demokrasi, herkesin dost olduğu bir toplum için çok gerekli. 
Gül “Demokrasilerde her şey ve sadece seçim değildir. Türkiye demokrasisi test edilmiştir. Olup bitenlerden mesaj alınmıştır’’ diyerek her şeye son noktayı koymuştur. 

CİDDİ BİR SORUN VAR 
Bu nokta daha ilk günde konulabilseydi belki hiçbir şey yaşanmayacaktı. Halkta büyük öfke var. AKP’ye ciddi tepki var. AKP’ye oy verenler %50 ise vermeyenler de bir o kadar. Mısır’da %51 ile seçilen Mursi kendisine oy vermeyen %49‘u sindirmeye kalkarsa Mübarek’ten ne farkı kalır? Tunus’ta ise İslamcı Nahda partisi %30 civarında oyla birinci oldu ama iki sol ve liberal partiyle uzlaşarak hükümet kurabildi. Halk Nahda’dan rahatsız olsa da uzlaşmanın sonuçlarını merakla izliyor. Yani AKP hükümetinin görevi sadece kendisine oy veren %50’nin ideolojik, siyasi, ekonomik ve sosyal istem ve beklentilerine karşılık vermek değil. AKP kendine oy vermeyen %50’nin de tüm siyasi, sosyal ve ideolojik endişe ve korkularını gidermekle yükümlü. Kimse “Türkiye’de hiçbir sorun yok” diyemez. AKP’ye oy verenlerin bazıları dahil büyük çoğunluk gidişattan memnun değil. Ekonomik istikrar ve hükümetin hizmet alanındaki başarıları insanları sessiz tutmaya yetebilir. Ama hükümetin ve Erdoğan’ın ‘ben istediğimi yaparım’  mantığı toplumu patlamaya hazır hale getiriyor, getirecektir. Belki de bu nedenle Gül “Mesaj alınmıştır” deme gereğini duydu. 
Bakalım Sayın Cumhurbaşkanı’nın mesajı kimlere ve nasıl ulaşacaktır?

<p>Akşam Gazetesi Spor Müdürü Kenan Karcı Süper Lig'de tüm  merak edilenleri Ezgi Aşık'a anlattı.</p

Süper Lig'de şampiyon kim olur?

Şırnak Valisi Pehlivan, Cudi Dağı'nda konuşlu üs bölgelerinde incelemelerde bulundu

Bayram alışverişinin kalbi Eminönü ve Mısır Çarşısı sessiz

Toroslar'da baharla yeşile bürünen yaylalar görenleri kendine hayran bırakıyor