• $7,4627
  • €9,024
  • 437.81
  • 1524.49
21 Nisan 2012 Cumartesi

Dengesiz denge

Başbakan Erdoğan'ın Suriye ile ilgili tüm sözleri Arap medyasında hep manşet oluyor. Annan Planı'ndan dolayı Suriye geri planda kalınca bu kez Arap medyası Başbakan Erdoğan'ın Irak ile ilgili sözlerini manşete çeker oldu. Mesut Barzani ile görüşümesinden sonra Irak Başbakanı Nuri Maliki'ye yüklenen Erdoğan, Arap medyasını mutlu etti. Çünkü Sayın Başbakan 'Sünni' Arap yönetimlerini sevindirecek şekilde Maliki'yi 'Egoist hırsları nedeniyle Şiiler, Sünniler ve Kürtler arasında düşmanlığı körüklemekle' suçlamıştı.
Mehmet Tezkan dünkü Milliyet'te Türkiye'nin yeni bölgesel politikasını özet ama çok iyi bir şekilde anlatmıştı:
'Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Barzani İstanbul'daydı. Devlet  başkanı gibi karşılanmış. Nasıl karşılanmasın ki, bizim için bölgedeki en mühim şahsiyet o oldu. Gerisiyle aramız  hiç iyi değil. İran Cumhurbaşkanı Ahmedinecad'la limoni. Suriye yüzünden papaz olmak üzereyiz. Irak'ın Şii Başbakanı Maliki'yle kavgalıyız. Karşılıklı ağır sözlerden sonra küstük. Suriye Devlet Başkanı  Esad zaten oldu Esed. Gırtlak gırtlağa gelmemize ramak kaldı. Bu kişileri bir zamanlar 'muhabbetle' kucaklıyorduk. Biraz yukarı çıksan Ermenistan var. Hiç sorma. Azerbeycan lideri Aliyev'i, Ermeni açılımı sırasında kırdık. Bölgede elimizde kala kala Barzani kaldı. Dört elle sarılmamız bu sebeple!''
Dostumuz Tezkan'ın bu tespitlerine katılmamak mümkün değil ancak bir tek ilaveyle. Bir zamanlar Barzani ve şu an Irak'ın Cumhurbaşkanı Talabani bazılarına göre postal yalayıcıları idiler.
Şimdi dönelim Barzani'nin İstanbul ve Ankara ziyaretine. Obama'nın Barzani'yi Beyaz Saray'da karşılamasına şaşıranlar şimdi her nedense Barzani'nin Çankaya'da ağırlanmasını alkışlıyor ve bunu hükümetin bölgesel politikasının başarısı olarak yansıtıyorlar. Elbette Barzani ve Talabani Irak'ın ve bölgenin bir gerçeği. Hele hele ABD bu gerçeği sahipleniyorsa! Ancak Barzani üzerinden bu coğrafyada yeni politikalar uygulanabileceğini sananlar bunun mümkün olamayacağını yakında görecekler. Daha net bir şekilde söyleyeyeim. Barzani üzerinden Irak'taki dengenin Haşimi lehine değişebileceğini sananlar yüzlerce detaydan dolayı bu hesabın yanlış olduğunu görecekler. Bu detayların başında da Barzani'nin Kürt müttefiği Celal Talabani'nin Irak Cumhurbaşkanı olması, onun yardımcısı Sünni Tarık Haşimi'nin Irak içinde ciddi bir desteğinin bulunmaması ve son olarak Türkiye'nin Irak içi gelişmelerde taraf olmasına tepki olarak Şiilerin giderek sertleşmesidir. Belki de bu nedenle Maliki yarın Tahran'a gidiyor.
Gelelim Barzani ve Suriye meselesine... Yine yüzlerce detaydan ve özellikle Talabani'nin dengeli tutumundan dolayı Barzani tek başına Suriye'deki Kürt denkleminde etkili olamaz. Olmayacağını da yakında herkes görecek. Tıpkı Barzani'nin İran'a rağmen bölgesel hiçbir adım atmayacağını ya da atamayacağını görecekleri gibi.
Geriye kala kala PKK konusu kalıyor. Ankara'nın Barzani ile bu konuda neleri konuştuğunu bilmiyoruz. Ancak Barzani'nin bu konuda da çok fazla adım atacağını ya atabileceğini sanmıyorum. Çünkü PKK ve Kürt sorunu ne Türkiye'nin ne de tek başına Barzani'nin kolay çözebileceği sorunlar değildir. Çünkü bu konularda bölgesel ve uluslararası tüm tarafların kendilerine göre hesapları vardır ve yüz yıldır olduğu gibi bundan sonra olacaktır. Elbette Türkiye'nin bu konuda ABD ve Barzani ile birlikte davranması önemlidir. Böyle bir ortak  davranmanın bana göre bir tek açıklaması olabilir.
Bu açıklamaya göre bu coğrafyada bir Kürt devletinin kurulmasını hedefleyen ABD bunu başarabilmek için bu devleti Türkiye'nin himayesine vermeyi düşünebilir. Tıpkı 1991'de  rahmetli Özal'ın hayal ettiği gibi. Hani şu 'Bir koyup üç alma' hikayesi. Bu hikaye 20 yıl önceydi ve o günden bu yana   Türkiye'de ve çevresinde neler neler oldu? Olup bitenleri görmeyenler, bunları anlamlandıramayanlar ve bunlardan gerekli dersleri çıkaramayanlar hep hata yapar ve sonunda da Tezkan'ın dediği gibi Barzani'ye dört elle sarılmak zorunda kalırlar.
Peki Barzani acaba kime ve nasıl dört elle sarılıyordur?

<p>Okurlarından gelen 'Kullanmış olduğunuz dil, çoğu kez 'ağdalı ve anlaşılması güç' noktasında gele

'Türkçenin inceliklerini kullanmazsak yok olup gidecek'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Akrep ve fare karşı karşıya gelirse... İlk kez görüntülendi!

Ölümsüzlük mantarı olarak biliniyor! Türkiye'de üretilmeye başlandı