• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
5 Ocak 2013 Cumartesi

Çözüm

Temmuz 2007 seçimleri öncesinde ve sonrasında 'Öcalan olmadan Kürt sorunu çözülemez' demiştim. Bu söylemi daha sonra birçok kez tekrarlamış ve Öcalan'ın kendisini İmralı dışına taşımayacak hiçbir çözüm formülüne evet demeyeceğini vurgulamıştım. Öcalan ile şu an devam eden görüşmelerle ilgili sağlıklı bilgi olmadığına göre sürecin nasıl gelişeceğini yakında göreceğiz.
 Hem Öcalan hem de hükümet belki ilk kez bu denli ciddi ve kararlı. Hükümet; Suriye, Irak ve genel olarak bölge gelişmelerini göz önünde bulundurarak PKK ve Kürt sorununu bir an önce çözmek istiyor, ilk kez Barzani'nin tam desteğine sahip.
Bu desteğin ne denli samimi ve stratejik olduğunu yakında göreceğiz. Bu coğrafyada denklemler hiçbir zaman bildik matematiksel yöntemlerle çözülmüyor. Hele bu denklemin konusu Kürtler ise. Çünkü Kürtler bu coğrafyanın en önemli dört ülkesinde yaşamakta ve yaşadıkları coğrafya, o ülkelerin en önemli bölgeleri. 30 milyondan fazla Kürt Suriye, Türkiye, Irak ve İran'ın doğalgaz ve petrol bölgelerinde. Su da hem Kürt bölgesi hem de tüm Ortadoğu'nun ilgi odağında.
DOĞRU BİR ADIM
 İşte tüm bu ve diğer detayları gören hükümet, Öcalan ile konuşmanın tüm risklerini göğüsleyerek Kürt sorununu temelli çözmeyi planlamaktadır. Doğru da yapmaktadır. 30 yılı aşkın süredir Türkiye'yi kan ve gözyaşıyla acıtan bu sorunun bir an önce çözülmesi elbette iki taraf için sevindiricidir.
Çözümün maliyetinin ne olabileceğini hesaplamak doğal olarak hükümetin işidir. Yani Öcalan ile görüşen hükümet ya da devlet, PKK'nın hangi koşullarla silah bırakabileceğini net olarak görmelidir. PKK da net ve samimi olarak neler istediğini ortaya koymalı ve barış için hazır olduğunu kanıtlamalıdır. Çünkü silah bırakma ve barış yolunda eylemsel adım atma kararı alacak bir PKK herkesin ilgi odağı olacaktır. Çünkü PKK yönetimi ve silahlı militanları Kandil'de bulunuyor. Kandil ise Kuzey Irak'ta.
Kuzey Irak, Irak devletinin bir parçası. Irak ise ciddi etnik ve mezhepsel sorunlar yaşıyor. Bu sorunların nedeni İran ve Suriye'deki gelişmelerdir. Bağdat ile Erbil arasındaki gerginliğin en önemli nedeni de Kerkük ve Kuzey Irak'taki petrol ve doğalgazın paylaşımıdır.
Barzani arada bir 'Kerkük Kürdistan'ın kalbidir' diyor. Kuzey Irak'taki Kürt bölgesi ise başta Türkiye olmak üzere herkesin ilgi odağında. Irak Kürdistan Federe Bölgesi'nde neredeyse her şey Türk malı. Ankara; Irak ve bölge politikalarını Barzani ile yürütüyor. 1950'li yıllarda Irak'tan göç eden birçok Iraklı Kürt Yahudi, Amerikan işgali sonrası özellikle Kuzey Irak'a vatandaş olarak dönmüştür. ABD ve birçok Batılı ülkelerin de Irak ve Kürdistan ilgisini bilmeyen yok. Çünkü bölgedeki sorunun yaratıcısı onlar. Üstelik Sevr'in 100. yılı (1920) yaklaşıyor.
İRAN'A DİKKAT
Özetle hükümet - Öcalan görüşmesi yalnızca Türkiye açısından değil, tüm coğrafya için çok önemli. Türkiye'nin PKK ya da diğer adıyla Kürt sorununu çözmesi doğal olarak Kuzey Irak'taki yönetimi güçlendirecektir.
Bu da PKK ve ideolojisinin Türkiye içinde hareket kabiliyetini ve moral gücünü artıracaktır. Bu etkileşim kaçınılmaz olarak Suriye ve İran Kürtlerini de etkileyecektir. Belki de Öcalan'ın hep savunduğu Demokratik Konfederasyon yolu açılır.
 Geriye bir İran kalıyor. Yakında orası da karışlabilir. Anlaşılan iş ciddi. Onun için de hükümet Öcalan adını bu denli açık, net ve cesurca dillendiriyor. Şaşırtıcı ve ilginç olan kamuoyunun bunu sessizce kabullenmesi.

<p> </p>

Parasosyal etkileşimi çocuklarımıza neden anlatmalıyız?

UNESCO'nun geçici listesindeki Yesemek'te 15 heykel gün yüzüne çıkarıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt'te toplu açılış törenine katıldı

Ürdün'ün Salt kentindeki müze dünyanın en küçük Kuran-ı Kerim'ine ev sahipliği yapıyor