• $9,6063
  • €11,1647
  • 558.676
  • 1493.85
21 Aralık 2010 Salı

CHP ve dış politika

CHP'nin cumartesi yapılan kurultayında Parti Meclisi'nin 80 üyesi seçildi. CHP yeni dönem politikalarını bu üyeler belirleyecek ve uygulayacak. İç ve dış politikanın tüm alanlarıyla ilgili uzman kişileri barındırdığı söylenen yeni parti meclisinde üç eski diplomat bulunmaktadır.

Faruk Loğoğlu, Osman Korutürk ve Hüseyin
Pazarcı...

Elbette parti meclisinde yer alan diğer üyeler de örneğin Süheyl Batum, Enver Ersever, Ercan Karakaş, Umut Oran, Hurşit Güneş ve Gülsüm Bilgehan da dış politikayla ilgilidir...

Dış politika konusunda 'ilgi, bilgi ve birikimi' olan bu kadar kişinin yer aldığı CHP Parti Meclisi'nden acilen beklenen şey, partinin dış politika vizyon ve amaçlarını belirlemesi ve bunu kamuoyuna açıklamasıdır.

Umarım ve dilerim bu kişiler arasındaki anlayış farklılıklarıyla genel olarak PM üyeleri arasındaki 'görüş ayrılıkları' partinin dış politikasına da yansımaz.

Örneğin 1 Mart Tezkeresi'nin reddedildiği sırada Washington Büyükelçisi olan Sayın Loğoğlu, Fransa ve Avrupa Parlamentosu ile Ermeni soykırım krizi yaşandığında Paris Büyükelçisi olan Sayın Korutürk ve Filistin gerçeğini yakından gören ve yaşayan Sayın Pazarcı'nın farklı yaklaşımları Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nu ortak bir kanalda birleştirir; o da CHP'nin dış politik söylemlerini yüksek sesle ve heyecanla vatandaşlara ve tabii ki dış dünyaya anlatır.

Unutulmamalıdır ki;  Başbakan Erdoğan ve AK Parti'nin Türkiye içi desteğinin bir diğer önemli nedeni de dış politikadaki çıkış ve başarılardır.

Çünkü kim ne derse desin AK Parti hükümetleri 1 Mart Tezkeresi'nin reddedilmesinden sonra uyguladığı dış politikayla Türkiye'yi bölgede ve dünyada önemli bir ülke haline getirmiştir. Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun uluslararası alanda tanınması bu başarılı çabanın sonucudur. Bu üçlünün son 7 yıl içinde dış seyahat sayılarına bakmak sanıyorum tek başına önemli bir kriterdir.
Bu kişiler sonuçta 'turistik' seyahatler yapmıyorlar.

Böyle olsaydı son 7 yılda dünyanın neredeyse tüm liderleri Türkiye'ye gelmezdi ve yine dünyanın birçok önemli toplantısı İstanbul'da yapılmazdı.

Bu süre içinde Türkiye'nin ekonomik kazanımlarını burada anlatmaya gerek yok.
Peki son 7 yılda CHP ne yaptı?

Hatırlayabildiğim kadarıyla CHP son yedi yılda dış politika konusunda hiçbir şey yapmadı. CHP hükümetin dış politika davranış ve kararlarını eleştirmekle yetindi.
CHP'den hiç kimse ne ABD ne AB ne de bölge ülkelerine gitmedi.

Oysa CHP'nin Türkiye'nin bugün vardığı konumda çok önemli payı ve rolü vardır. Çünkü CHP'nin tutum ve karşı çıkışı olmasaydı 1 Mart Tezkeresi geçmiş olacaktı. Tezkere geçmiş olsaydı Türkiye bugün çok ama çok daha farklı ve kötü bir yerde olacaktı.
İşte şaşılacak şey de CHP'nin hiçbir zaman bu konuyu sahiplenmemesidir.
Genel Başkan Kılıçdaroğlu, kurultay konuşmasında da ne bu konuya ne de dış politikanın temel konularına değinmemiştir.

Oysa ben ve tabii ki tüm vatandaşlar Sayın Kılıçdaroğlu'ndan ve dış politika uzmanlarından çok açık, net ve kararlı sözler duymak isterdik.

CHP; komşu ülkelerle sıfır problem politikası ve başta İran, Suriye ve Irak olmak üzere tüm bölge ülkeleriyle ilişkiler konusunda ne düşünüyor?

CHP iktidara gelirse 9 Türk vatandaşını öldüren İsrail ile nasıl bir politika izleyecektir. Devrimci söylemiyle yeni CHP Filistin halkının mücadelesi konusunda ne düşünür?
Örneğin CHP İslamcı diye Hamas yerine 'laik' İsrail ile dostluğu mu tercih eder?
Ya da CHP'liler ABD'ye gidip ''kusura bakmayın biz 1 Mart Tezkeresi'ne karşı çıktık ama şimdi pişmanız'' der mi?

<p>Yeşilçam'ın usta ismi Hülya Koçyiğit, 1963 yılında henüz 16 yaşındayken Susuz Yaz adlı filmle bey

Hülya Koçyiğit bilinmeyenlerini anlattı

Az bilinen tarihi fotoğraflar ve hikayeleri

''Gıda Denetim Seferberliği'' kapsamında Trakya'da denetimler başladı

İstilacısı aslan balığı Ege'de de yayılıyor