• $9,3143
  • €10,8148
  • 530.004
  • 1418.55
20 Nisan 2013 Cumartesi

Can-patlıcan ilişkisi

ABD'de düdüklü tencereyle insanları öldürmeye kalkışan bir ruh hastası eylem yapınca tüm dünya ayağa kalkıyor. Birçok lider Başkan Barack Obama'yı arayarak "Büyük geçmişler olsun" temenisinde bulunuyor. Ruh hastası değilse, kimse insanların öldürülmesini istemez. Garip olan şu ki, insanlar ABD'de ölünce kıymete biniyor. Oysa aynı gün ve sonrasında, Irak'ta benzer ruh hastalarının saldırılarında onlarca insan öldürüldü, yüzlercesi yaralandı. Suriye'deyse yine ruh hastalarının intihar eylemlerinde ya da rastgele saldırılarında her gün onlarca insan ölüyor. Peki siz ABD ya da Amerikan müttefiki ülkelerden kınama duydunuz mu?

ABD'nin casus uçakları Pakistan, Yemen, Afganistan ve Somali'de Kaide ve Taliban yöneticilerini vururken, bazen de düğünleri ya da evleri bombalıyor ve masum insanları öldürüyor. Peki niye kimse çıkıp da Obama'ya "Kardeşim sen neden insanları öldürüyorsun" demiyor? Yoksa herkes Amerikan vatandaşının canının can da bizimkilerin patlıcan olduğunu peşinen kabul mü ediyor? Durum böyleyse yapacak hiçbir şey yok... Ama yalakalığın bu kadarı da fazla.
CIA'in yarattığı Kaide, 11 Eylül'de yaklaşık 2 bin kadar Amerikalı'yı öldürdü ama ABD, Afganistan ve Irak'ı işgal ederek yüz binleri öldürüp kat kat fazlasını yaraladı, dul ve yetim bıraktı. Peki nerede insanlık vicdanı? Irak ve Afganistan halkının tümü terörist olmasa gerek! Yoksa Suriye halkının tümü ölümü mü hak ediyor? Batı'nın Arakan'dan haberi var mı?
Filistin halkının 65 yıldır süregelen dramını anlatmaya gerek yok. İsrail canı sıkıldıkça Gazze'ye saldırır ve binlerce kadın, çocuk, yaşlı ve genci öldürür ya da yaralar ama ABD ve müttefiki olan Batılı ülkeler, BM Güvenlik Konseyi'nde bir kınama kararını bile engeller. Sonra da çıkıp bizlere 'Arap Baharı'yla özgürlük, insan hakları ve demokrasi palavralarından söz ediyorlar. Bunları yutan da var yutmak zorunda olanlar da var... Hesap kitap meselesi...

ABD RAHAT BIRAKSA... 
Demokrasi ABD ve Batı'nın umrunda değil; hiçbir zaman olmadı ve olmayacak. Hep söyledim. Mübarek, Bin Ali, Abdullah Salih ve son dönem Kaddafi'yi 30-40 yıl iktidarda tutan hep ABD olmuştur. İşleri bitince de, yine Amerikan planıyla işlerine son verilmiştir. İşin daha da komik tarafı şu ki, Tunuslu Bin Ali son anda ABD müttefiki Suudi Arabistan'a taşınırken, Mübarek de kafese konuldu ve çizgili pijamasıyla maymun gibi gösterildi. İbret olsun diye! Yemenli Ali Abdullah Salih'se iktidarı anlaşmalı olarak bıraktı ama kahraman gibi dolaşıyor...
Peki ABD tüm bu garip oyunları oynarken kimin yardımını alıyor? Çok demokrat Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Bahreyn ve bölgenin diğer kral, emir ve şeyhlerinden... Tam bir şarlatanlık...
Bu kral, emir ve şeyhler bırakın bölgenin, dünyanın bile en çağdışı, bağnaz ve beyinsel olarak geri kalmış insanları. Bu kişilerin ülkelerinde bırakın demokrasi ve özgürlüğü, insan hakları adına hiçbir şey yok ve olamaz. ABD ve müttefiklerinin sayesinde... Çünkü ABD ve müttefikleri petrol ve doğalgaz zengini bu yönetimlerinin köle kalmasını istiyor. İstiyor ki, onları istediği gibi sömürsün ve kullansın...
Tıpkı şimdi 'Arap Baharı'nda olduğu gibi... 'Bahar'a inananlar, Obama'ya taziye mektubu göndermeyi bırakıp ondan bir ricada bulunsunlar: 'Patron ne olursun şu Suudi kral ve Katarlı şeyhe söyle de, Allah aşkına biraz demokrat olsunlar'...
Görecekler sonrası çok kolay... Bu coğrafyada ve hatta ABD'de kimse ruh hastalarının saldırılarıyla ölmez ve herkes herkesle kardeş gibi geçinir gider. Tabii ABD rahat bırakırsa!

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>İnsanlar her yıl 4,5 trilyon sigara  izmaritini doğaya atıyor. B

Trilyonlarca sigara izmariti nereye gidiyor?

Cerrahpaşa'da yeni yoğun bakım servisleri açıldı

Kargaların şaşırtıcı zekası ve alet kullanabilme becerisi

Dev şirketlerinin logolarındaki gizli anlamlar