• $9,2816
  • €10,7641
  • 526.387
  • 1413.8
17 Mart 2012 Cumartesi

Bellek

Bellek ile kişilik arasında mutlaka bir ilişki vardır. Bana göre belleği olmayan toplumların kişiliği de tartışmalı oluyor. Bu insanlar için de geçerlidir. Örneğin Nedim Şener ve Ahmet Şık için inanılmaz bir kampanya yürüten meslektaşlarımız acaba şimdi nasıl bir ruh hali içindeler. Umarım geçmişe dönüp 'Acaba bizler neler yazıp neler söyledik' diye düşünüyorlardır! Ya da en azından gizlice odalarına çekilip kimsenin görmeyeceği şekilde kendi arşivlerine bakıyorlardır. Aynı durum Hrant Dink'in 'düşmanları' için de geçerlidir. Unutmayalım ki hepimiz gazeteciyiz ve hepimiz insanız. Milletler ve devletler insan topluluklarından oluşur. Milletlerin ve devletlerin arada bir yoklayacakları bellekleri olmalı. Boşuna her devletin resmi arşivi bulunmuyor? Osmanlı boşuna 'Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür' dememiş. Nisyan ile malul hafızaların yani belleklerin yerini artık arşivler ya da bilgisayar bellekleri alıyor. Yani Allah'ın bizlere bağışladığı en önemli organlarımızdan biri olarak belleğin işlevini biz demir, teneke ya da plastik parçalarına devrediyoruz. Durum böyle olunca belleği ya da anıları olmayan bizler duygularımızı da kaybediyoruz. Samimi duygularını kaybeden insanlar ve toplumlar kararlarında genellikle yanlış yaparlar. Çünkü duyguyla bellek ve bellekle akıl arasında yoğun bir iletişim ve elektriklenme var.
***
27 Şubat 1991'de yenilerek Kuveyt'ten çekilen Saddam, Bağdat'ta sıkışıp kalmıştı. O sıralar ben de oradaydım... Saddam'ın hiçbir askeri gücü kalmamıştı. Nisan başlarında Saddam'ın Kuzey'e saldıracağı dedikodusu çıktı. Bağdat çevresinde bazı askeri hareketlenmeler buna kanıt olarak gösterildi. Bunun üzerine 500 kilometre uzaklarda yani Kuzey Irak'ta yaşayan yüz binlerce Kürt anlaşılmaz bir şekilde ve Halepçe benzeri bir saldırı korkusuyla Türkiye ve İran'a doğru kaçmaya başladı. Bunu fırsat bilen ABD, dönemin cumhurbaşkanı rahmetli Özal'ın da onayını alarak Türkiye'ye Kürtleri korumak için Çekiç Güç'ü gönderdi. Peşinden de Irak'ın 36. paralelini uçuşa yasak bölge ilan etti. Yani Irak devletinin hiçbir askeri ve sivil görevlisi artık Kürt bölgesine giremeyecekti. Türkiye'ye sığınan Kürtler evlerine döndü ama binlercesi ABD ve bazı Avrupa ülkelerine alındı. Bunların bir bölümü 2003'teki işgal sırasında çok iyi iş gördü. Tabii 1991-2003 döneminde ABD, İngiltere, Fransa ve İsrail'e göç eden ya da ettirilen Kürtler gibi. Belleği olanlar hatırlar... Bunlara o sıralar biz gazetelerde 'CIA Peşmergeleri' diyorduk. Özetle 1991'deki bir söylentiyle Türkiye'ye gelen Çekiç Güç görevini çok iyi yapmış ve çekildiğinde Irak işgal edilmişti. Öncesinde de kuzeyde bir Kürt devleti kurulmuş ve PKK alabildiğine güçlenmişti.
***
Çekiç Güç'ün Türkiye'de bulunduğu sıralarda başka bir şey daha olmuştu... 10 bin civarında Kürt vatandaşı Güneydoğu'daki Türk ordusunun operasyonlarını gerekçe göstererek 1994'te Türkiye'den Kuzey Irak'a kaçmıştı. Belleği olanlar bunların Atruş ve Mahmur kamplarında yerleştiğini ve bu kampların daha sonra PKK denetimine girdiğini ve burada yerleşen ve yetişen gençlerin PKK kontrolünde silahlı eğitim gördüğünü bilir ya da hatırlar. 1998'de BM denetimine bırakılan kampın bu statüsü değişmemiştir. Ve dikkat edilirse artık hiç kimse bu kamptan ve orada yaşayan insanlardan söz etmiyor. Yani bir zamanlar köşelerini, manşetlerini ve haber bültenlerini hep bu kampla ilgili haberlere ayıranların belleğinde şimdi böyle bir şey yok artık.
Bir de şu Bulgaristan'dan 1989'da Türkiye göç eden ya da ettirilen 300 bin kadar Türk'ün hikayesi var. Onlar da o dönemin siyasal ve medyanın yarattığı psikolojik baskısı sonucu evlerini bırakarak gelmişti. Artı ve eksileriyle bu hikayenin kimin ne kadar belleğinde olduğunu hep merak ederim!

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Haftanın gündemine oturan en önemli gelişmelerden biri Uzay Yolu

Elon Musk ve Jeff Bezos arasında sular durulmuyor | TeknoZone #5

Çanakkale Boğazı tek yönlü olarak transit gemi geçişlerine kapatıldı

Dünyanın en değerli 100 markası belli oldu!

Temizlik işçileri greve gitti sokaklar çöp yığınları ile doldu