• $7,4155
  • €8,9884
  • 437.704
  • 1467
02 Ekim 2011 Pazar

Anlamlı gelişmeler-2

Bazı Arap ülkeleri 'baharı' yaşarken Öcalan ''15 Haziran'dan sonra hükümet ciddi adım atmazsa kıyamet kopar'' türünden açıklamalar yapmıştı. Antalya ve İstanbul'da gerçekleşen Suriye Muhalefet toplantılarına katılan Suriyeli Kürtler özerklik ve federalizm taleplerini dile getirmişlerdi. Pejak ise İran'a karşı silahlı eylemlerini tırmandırdı. Türkiye'de durum ortada. PKK ile MİT görüşmelerinin sızdırılması çok anlamlı ve önemli bir olay. Özetle Türkiye bölgesel ve uluslararası boyutları oldukça fazla ve karmaşık bir sorunla karşı karşıya bulunmaktadır. Bu nedenle Türkiye, kendi başına ve bildik anlayışı ile PKK ve Kürt sorununu kolay kolay çözemeyecektir. Umarım ben yanılıyorum.
Peki içeriği, süreci, amaçları ve söylemleri itibarıyla karmaşık ve zor bir sorunla başı belada olan bir Türkiye, neden ve nasıl olur da kendi sorununu tetikleyecek  'Arap Baharı'na böylesi sıcak yaklaşır. Daha önce söylemiştim: Arap aleminin Türkiye'ye ve AK Parti'ye olan ilgisinin nedeni 1 Mart Tezkeresi ve sonrasında 'one minute' yani Erdoğan'ın Filistin'e sahip çıkmasıdır. Başbakan Erdoğan'ın son Mısır, Tunus, Libya gezisi sırasındaki konuşmaları ve tümüyle haklı BM'deki vurguları halklar nezdindeki prestijini artırdı ama Arap yönetimler bundan pek mutlu olmadılar. Erdoğan'ın BM'deki konuşması sırasında salonun neredeyse boş olması bunu açıklıyor. Duyduğum kadarıyla 'Arap Baharı'na en fazla destek veren demokrasi düşmanı Katar ve Suudi Arabistan'ın başta El-Cezire ve Al-Arabiya televizyonları olmak üzere tüm medya araçları ufaktan Türkiye karşıtı yayınlara başlayacaklar. Çünkü 'Arap Baharı' yaşayan ülkelerde İslamcıların yükselişinden ve başlangıçta bu İslamcılara ''Türkiye'yi örnek alın'' diyen ABD, Ankara'nın son dönem İsrail karşıtı politikalarından rahatsız ve tedirgin. İşte bu nedenle ABD talimatıyla hareket eden Suudi Arabistan, Katar ve benzeri ülkelerin medyası bundan böyle daha liberal ve milliyetçi nefes ve söylemle yayın yapacaklar. Hatta bazıları bu yayınlara başladı bile. Amaç Türkiye'nin 'İslamcı' söylem ve politikalarının önünü kesmek ve Amerikan- Batı yanlısı liberal-laik-milliyetçilerin önünü açmak. Dün anlattığım özetlerde bunun işaretlerini bulabilirsiniz. Örneğin devlet olmak üzere BM Güvenlik Konseyi'ne başvuran Filistinliler, bir türlü gerekli 9 oyu bulamıyor. Bulmaması normal olarak görülebilir ama Filistinlilere oy vermemesi beklenen ülkelerden birisi Bosna olunca işler karışıyor. Umarım Filistin devletine var gücüyle sahip çıkan ve İsrail ile yoğun ilişkilerinden dolayı kardeş ülke Azerbaycan ile bozuşan Ankara Kardeş ülke Bosna yöneticilerini Filistin konusunda ikna edebilir! Özetle Türkiye'nin Arap alemindeki son dönem prestij ve saygınlığı başta ABD, Fransa, İngiltere ve bölgedeki yandaşlarını rahatsız ettiği için yakında bu ülkeler tarafından hedef haline getirilecektir. İşte bu nedenle bu ülkelerin medyası Başbakan Erdoğan'ın Kahire'de İslamcıların tepkisiyle karşılaşan 'laiklikten korkmayın' sözlerine ve bununla ilgili tartışmalara özel ilgi gösterdi. Benzer nedenle başka Arap medyasında İran'a karşı olduğu söylenen ve Amerikalıların itirafı ile İsrail'i koruyacak radarların Malatya'da kurulmasına izin veren ve Suriye'ye yani İsrail düşmanı Hizbullah'a gidecek silahların geçişine izin vermeyen Erdoğan'a yönelik ağır eleştiriler görülmektedir. Umarım birileri bunları Başbakan'a iletiyordur. Çünkü bu gerçekleri görmeden ve göz önünde bulundurarak politika üretmeden bölgede gerçek anlamda etkin olmak asla mümkün olunmaz. Göreceli bazı gelişmeler kral, sultan, emir ve şeyhlerin bol olduğu bu coğrafyada hep aldatıcı olmuştur. ABD 30-40 yıl hizmetinde bulunan Pehlevi, Saddam, Mübarek, Bin Ali, Kaddafi ve benzerlerinden çok kolay vazgeçmiştir. ABD'nin dış siyaset kültüründe vefa diye bir şey yoktur ve olmayacaktır. ABD yalnızca Suudi Arabistan, Katar ve diğer körfez ülkelerinin çağdışı yöneticilerini sever. Çünkü onlar emir kulu. Çünkü onlar 150-200 yıldır köle ve ABD'nin istediği HERŞEYİ tartışmasız yerine getirirler. Tıpkı şimdi 'Arap Baharı' sürecinde olduğu gibi. Hepsi kral, prens, şeyh olan ama daha önemlisi demokrasiyi rüyalarında görseler bile şeytan sananlar şimdi Tunus, Libya, Mısır ve Suriye'de demokrasi istiyorlar. Buna inanan varsa Arap olsun!

<h3>Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kartoğlu, CHP'nin 'Militan' provokasyonunu AKŞAM TV

CHP neden 'Militan' provokasyonu yapıyor?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Tırnağınıza diş macunu sürüp bekleyin! Faydalarını öğrenince şaşıracaksınız

Rize'de gizlenen temaslılara karşı yeni önlemler uygulanmaya başlandı