• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
30 Nisan 2013 Salı

Alışmak

Mezze Otobanı Şam'ın en işlek ve önemli caddelerinden biridir. Dün sabah caddenin sonunda yaşayan bir arkadaşıma giderken çok büyük bir patlama oldu. Meğer önümde Başbakan gidiyormuş. Olay yerine vardığımda onlarca ölü ve yaralı yerdeydi. Meğer muhalifler bomba yüklü bir aracı havaya uçurmuş. Oysa bölgede çocuk yuvası ve yetimhane vardı. Şam'da bunlar olurken ülkenin birçok yerinden benzer haberler geliyordu. Bu saldırı ve çatışmalarda günde ortalama 200 kişi ölüyor. Ama kimin umrunda? Suriyeliler artık her şeye alıştı.
Patlamadan 15-20 dakika sonra her şey normale döndü. Caddeler inanılmaz kalabalık. Herkes işinde gücünde. Daha ilginç olansa insanların morali çok yüksek ve sorunun er ya geç çözüleceğine inanıyorlar. Herkes Suriye ve bölgeyi hedef alan oyunun farkında. Çünkü sorunun tam merkezinde, olayları sıcağı sıcağına yaşıyorlar. İşte bu nedenle İstanbul ya da başka yerde ofislerinde oturup Suriye ya da Ortadoğu sorununu çözmeye çalışanlar öngörülerinde yanılıyorlar. Çünkü bu coğrafyada her gün, her saat yeni denklemler oluşuyor.

IRAK SENARYOSU
Bu denklem ve onlara bağlı yeni dengeleri anlamak için bölgedeki tüm gelişmeleri anlamlandırmak gerekiyor. Suriye sorununu anlamak ve çözüm üzerinde çalışabilmek için her gün diğer gelişmeleri takip etmek gerekiyor. Örneğin dün Şam'da saldırı yaşanırken Irak'ta 5 araç patlatıldı ve onlarca insan yaşamını yitirdi. Peki ne oldu? İşgalden bu yana bu ülkede yüz binler öldü.
Benzer şey şimdi Suriye'de yapılmak isteniyor. Yalanlar bile aynı. 'Saddam'ın kimyasal silahı var' diyerek Irak'ı işgal eden Bush-Blair ikilisinin ideolojik devamı olan Batılı liderler, İsrail'i de yanlarına alarak Suriye'yi hedef alıyor. Bunun farkında olan Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov dün sert bir açıklama yaparak "Irak benzeri bir oyuna izin vermeyeceğiz" dedi. Lavrov: "Suriye politikamız asla değişmeyecek" vurgusunu yaptıktan sonra Batı oyununu bozacaklarını söyledi. Aynı saatlerde İran'ın dini lideri Hamaney 'Suriye'ye saldıranlar bize saldırmış olur' mealinde konuşuyordu. Özetle, bölgeye her gittiğimde çok şey öğreniyorum. Bölgede yaşamak insanlara çok şey kazandırıyor. Çünkü bu coğrafya şaşırtıcı bir şekilde hep hareketli.

DİN ADINA... 
Bu hareketlilik ayn zamanda öğrenme zenginliği ve heyecanı demek. Ortadoğu'yu bu nedenle çok seviyorum. Acı ve üzüntüleri çok olsa da... Bunlar bana insan olduğumu hatırlatıyor. Çünkü bu acı ve üzüntüleri en derin şekilde hissederim. Bir düşünün sohbet etmek için arkadaşınıza gidiyorsunuz ama başka bir görüntüyle karşılaşıyorsunuz. Hem de ne görüntü: Parçalanmış cesetler, yaralı insanlar, ağlayan çocuklar... Peki neden? İşte sorun bu. Bunu dünkü patlama için demiyorum. Ben bunları çok yerde yaşadım. Hepsi de Müslümanların yaşadığı yerler. Yani ölen hep Müslümanlar. Bosna'da, Çeçenistan'da, Karabağ'da... Buralarda Müslüman olmayanlar Müslümanları öldürüyordu. Ama kalan yerlerde Müslümanlar Müslümanları öldürdü, öldürüyor. Üstelik öldüren taraf hep işini din adına yapıyordu...
Şimdi Suriye ve Irak'ta olduğu gibi. Bir zamanlar Sovyetler'i Afganistan'dan çıkaran mücahitler sonra birbirini boğazladı. 1996'da Barzani ve Talabani peşmergeleri çatıştı. PKK'nın Türkiye ile savaşını da unutmamalı. Allah'ın onlarca peygamber göndererek adam edemediği bu coğrafyanın temel sorunu insan kalitesi. Burada hain kontenjanı fazla. Bu kontenjan azalmadıkça işimiz zor. Çünkü tarihte gözünü bizim coğrafyaya diken ve türlü oyun oynayan Batı bu kontenjandan hep yararlandı ve yararlanacak. Tabii dönek ve süper yalaka olmak için yarışanları da unutmamalı.

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Kültür ve  Turizm Bakanlığınca tarihi,  kültürel, mimari, ekonom

Beyoğlu dünya sahnesine çıkıyor

Kütahyalı marangoz ahşaptan susuz ceviz soyma makinesi icat etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ekim 2021)

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi