• $31,3879
  • €34,0706
  • 2100.98
  • 9097.15
20 Kasım 2022 Pazar

Zeytinburnu

1

60'lı yılların sonu olması lazım, çünkü henüz Zeytinburnu'ndan Çengelköy'e taşınmamıştık...

Merhum Davut Dalcı ile beraber 17-18 yaşında iki delikanlı Erenköy'e giderek Necip Fazıl Kısakürek'i Zeytinburnu'nda konferans vermeye razı etmiştik.

O günkü şartlarda bu mühim bir olaydı.

Malum, sağ-sol olayları doruğa tırmanmış.

Semtler kurtarılmış bölgelere dönüşmüş durumdaydı.

Mesela; Beykoz'un merkezinde kontrol ülkücülerin elindeyken, Paşabahçe'de solcuların elinde; Çengelköy'de ülkücü hakimiyeti söz konusuyken Kuzguncuk'ta solcular... keza aynı durumda başka başka semtler...

Erenköy'den dönüşte evlerimizi gitmeden İstasyon Camiinin yetkilileriyle görüşmek istemiştik.

Çünkü; o günkü şartlarda, Zeytinburnu'nda toplu etkinlik yapılabilecek tek yer o caminin müştemilatında bulunan salondu.

Yetkililere; konferans için salonu bir günlüğüne bize tahsis edip-edemeyeceklerini sorduğumuzda önce olumlu yaklaştılar; lakin, konferansı Necip Fazıl'ın vereceğini öğrendiklerinde zinhar olmaz deyip, kestirip attılar.

Biz; ya o günlerde Süleymancılarla Necip Fazıl'ın arasının iyi olmadığını atlamıştık; ya da İstasyon Camiinin Süleymancıların kontrolünde olduğunu bilmiyorduk.

Her neyse, salon bulamadığımız için bir daha Necip Fazıl'ı aramadık...

Aradan epey zaman geçmişti. Yine Davut Dalcı ile beraberdik;

Cağaloğlu'nda şimdiki Cezeri Ahmet Paşa camiinin karşı (Nuru Osmaniye'ye giden yol) köşesinde Necip Fazıl ile karşılaştık.

Bizi görür görmez elindeki bastonu kaldırarak (tabii ki şaka olarak) mecazen "Ulan zibidiler! Siz kim oluyorsunuz da önce gelip benden konferans sözü alıyor sonra bir daha gözükmüyorsunuz" diye o gür sesiyle meydanı inletmişti...

Bunları niye anlattım.

2

Dün (18 Kasım Cuma); Belediye'nin organize etmiş olduğu 'Sezai Karakoç Sempozyumu'nu izlemek üzere Zeytinburnu'ndaydım. Geçen 50 yılda Zeytinburnu'nun nereden-nereye geldiğini anlatacak değilim.

Ancak şu kadarını söylemeliyim ki;

Ben o beldede, kelimenin tam anlamıyla 5-6 kişi ile tek gözlü bir odada yaşadım.

Şimdi geriye baktığımda hala zihnimde yaşayan tek şikâyetim; bulaşıkları yıkamanın benim görevim olmasından duyduğum sıkıntıydı.

Dünkü Zeytinburnu kelimenin tam anlamıyla sefalet ve çokça lümpen proletarya üretiyordu.

Oysa şimdi Zeytinburnu içinde her türlü kültürel ve sanatsal etkinliklerin yapılabildiği muhteşem bir kültür merkezine sahip.

Ve bu şehir yıllardır, İstanbul'da dolayısıyla Türkiye'de örneklik teşkil edecek yetkinlikte kültür ve sanat üretiyor. (Üsküdar'ı saymıyorum. Üsküdar'ın kültür ve sanat üretmeye eli mahkûm)

Bunda; başlangıçta Başkan Yardımcısı olarak şimdi ise Başkan olarak Ömer Arısoy'un büyük emeği ve katkısı olduğu kuşkusuz. (Murat Aydın'ın da onayını, isteğini, emeğini yok sayamayız)

Bu vesileyle, hala, bir tek kişinin dahi beldelerin, şehirlerin ve hatta ülkenin kaderini değiştirebileceğine dair inancımı buruya dercetmek istedim.

ANLADIĞIM ŞEYLER

İstiklaldeki terör saldırısından sonra öyle beyanlar oldu ki bir 'oh oldu' demedikleri kaldı.

Ben bu tipleri tanıyorum.

Bunlar devlete, millete, dine, dile, tarihe, coğrafyaya, ülkenin dağına taşına, gölüne denizine -en hafif tabirle- yabancı kimselerdir.

O kadar ki;

Alev Alatlı'dan mülhem;

Bir Anadolu kasabasında, çıkmaz ve tozlu bir sokakta haylaz bir oğlan çocuğunun pabucuna takılan cola şişesi kapağı ne kadar yerli ise bunlar da o kadar yerlidir.

İsterseniz bu tipleri en yüksek oranda temsil edecek olan Ertuğrul Özkök üzerinden devam edelim.

Son yazılarının birisinde Özkök; ABD ve Arjantin seçimlerinden hareketle, 'Kilise Cemaati' inancının çöktüğünü söyleyip;

Değil mi ki Hıristiyanlık bir 'din'dir, keza İslamiyet'te bir 'din'dir;

Öyleyse Hıristiyan dünyada olan bitenler İslam aleminde de aynen olacaktır demeye getiriyor.

Özkök; kendini popüler sosyolog olarak tanımlıyor.

Fakat, doğrusu, o, cahil bir sosyolog.

Daha; İslam'ın, Hıristiyanlığı ve diğer bozulmuş dinleri düzeltmek için geldiğini dolayısıyla asıl alameti farikasının diğer dinlerden farklı olduğunu bilmiyor.

Hıristiyan cemaatin dinamiklerinin İslam cemaatine teşmil edilemeyeceğinin bilgisine sahip değil.

Bu tipler, cahil olmasına cahil lakin, kendilerini allame zannediyorlar.

Aslında, galatımeşhur anlamıyla, bunlar, beynelmilel ukaladırlar.

Yani bilmediklerini de bilmiyorlar.

Yunus'a selam olsun...

<p>Çevresinde kaçak kazı yapılarak çukurların bırakıldığı 196 yıllık su bendinin uğradığı tahribat h

196 yıllık mirası böyle talan ettiler

BİM'de bu Salı neler var? BİM 5 Mart 2024 aktüel ürünler kataloğu

Tanzanya'da 3 Mart Dünya Yaban Hayatı Günü

Kriz sürüyor... Yasa dışı geçişler böyle görüntülendi