• $8,4844
  • €10,288
  • 508.807
  • 1454.25
07 Mayıs 2021 Cuma

‘PLASEBO'dan ‘NOSEBO'ya

1

1970 yılı Ekim ayında, İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü öğrencisi olarak katıldığım ilk dersin hocası Nezahat Arkun (Prof. Dr.) isimli bir öğretim üyesiydi.

Psikolojiye giriş mahiyetindeki bu dersten bir cümle hiç çıkmamak üzere hafızama yer etmiş ve zaman zaman dilime de düşmüşlüğü vardır.

Diyordu ki Hoca: "Yara-bere, kırık-çıkık hariç her hastalığın sebebi psikolojiktir."

Bu düsturu o kadar benimsemiştim ki; belli bir yaşa gelinceye kadar doğru dürüst doktora müracaat ve hastaneye gitme ihtiyacı duymadığım söylenebilir.

O kadar ki, uzun yıllar kendi kendimi şartlamam nedeniyle zararına en az seviyede maruz kalarak sigara içimimi dahi sürdürebilmiştim.

Ne zaman ki, içinde yaşadığım ortam, şahit olduklarım, duyduklarım, okuduklarım, maruz kaldığım telkinler, öğütler, tehditler nedeniyle gün geldi hastalıklara ve dışardan gelmesi muhtemel zararlara karşı direncim kırıldı, baraj yıkıldı.

Ondan sonradır ki; hastaneler sıklıkla uğradığımız mekanlar oldu, sigara nefesimi kesmeye başladı.

Aslında o ilk derste duyduğum tespit yine icrai faaliyetteydi.

Psikolojik yapıma inancımı kaybettiğim gün hastalıklarla tanışmaya başlamıştım.

2

Sosyal mecrada ilginç bir video izledim.

Videoda soru soran birisi var, karşısında ise aynı ismi taşıyan (Neva Çiftçioğlu) iki 'kişilik' mevcut.

Birinci kişilik Ortodoks bir bilim adamı, biyolog, elan NASA'da çalışıyor, kalp hastalığıyla ilgili bir buluşu nedeniyle Nobel'e aday gösterilmiş.

İkinci kişilik ise biraz serkeş, haşarı, yüreğine düşeni çok rahatlıkla diline getiren birisi.

Bu ikinci kişilik bir yerde diyor ki; hani ilaç ve aşı testlerinde kimi deneklere boş/yalancı (plasebo) sıvı/hap verilir ya, öyle olmasına rağmen normal ilaçta/aşıda görülmesi gereken yan etkiler vs. onlarda da görülür. Buna bilim adamları 'nosebo' diyorlar.

Ondan mülhem; televizyonlarda her akşam hekimlerin bilgi (!) bombardımanı, kısıtlama tedbirleri, sosyal medya dedikoduları, giderek oluşan panik durumları insanları öyle bir hale getirdi ki;

Kişiler virüsle hiçbir muhataplığı olmamasına rağmen virüslü hastalar gibi arazlar göstermeye başladı. Öksürükler görüldü, ateşleri çıktı, burunları aktı vs.

3

İmdi; bu son kapanmadan sonra sonuçlar nereye varırsa varsın artık insanları serbest bırakmak gerekir. Artık çayhaneler/çay bahçeleri, lokantalar, alışveriş merkezleri, sinema-tiyatrolar açılmalı.

Çocuklar tam tekmil okullarına gitmeli.

Aksi halde; diğer psikolojik rahatsızlıklar bir tarafa, nosebo olanların sayısı, gerçek hastaların sayısını geçecek!..

<p class='MsoNormal'>Piyasalar haftaya nasıl başladı? Cari açık  nisan ayında 1,7 milyar dolara düşt

Çin ile swap anlaşması yapıldı... Peki swap nedir?

3 günlüğüne geldikleri Türkiye'den 1,5 yıldır ayrılamadılar

Kanal İstanbul'da temelin atılacağı nokta

Ağrı'da gönüllü öğretmenler arama ve kurtarma tatbikatı yaptı