• $12,4902
  • €14,1202
  • 713.051
  • 1776.41
24 Ocak 2016 Pazar

Mümkün mü?

1

Denir ki; iki dünya savaşından önce, dünya tarihini iki millet/devlet, Osmanlılar/Türkler ve Almanlar yapıyor ve yazıyordu.
Bu bağlamda dünya savaşlarının her ikisi de hassaten bu iki devletin elinden tarih yapma/yazma inhisarını almak için yapılmıştır demek mümkündür.
Nitekim bu gerçekleşti de.
Önce söz konusu milletlerin ‘imparatorluk’ şeklinde tecessüm etmiş yapısı ortadan kaldırıldı, yetmedi, daha sonra da, yıkılan imparatorlukların bakiyesi üzerine kurulan modern devletler tamamen denklemin dışına itildi.
Bu çerçevede her iki ülke, kah birbirlerine değerek, kah farklı kulvarlarda, birkaç kez tamamen yok olmanın sınırlarına da varan maceralarını bugüne kadar getirmeyi becerebildiler.
2
Bugün…
Türkiye Cumhuriyeti Başbakan’ı Almanya’yı ziyaret etmekte.
Bu bir açıdan sıradan bir vakıa olarak değerlendirilebilir.
İki ülkenin birbirleriyle temasları, başkaca iki ülke temaslarının ortalamasından fazladır bile.
Ancak, medyaya yansıdığı kadarıyla, son ziyareti farklı kılan bir taraf var.
Son ziyarette Alman tarafının, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’na gösterdiği ilgi ve alaka, rutinden farklı/fazla olup, bir şeylere işaret etmekte.
Kimi yorumculara göre bunun nedenini ‘mülteci’ meselesinde aramak/görmek gerekir.
Almanya, bir bakıma Avrupa adına, Ortadoğu menşeli mültecilerin Türkiye’nin batısına geçmemesini sağlaması için Türkiye’ye şirinlik yapmaktadır.
Bazı yorumculara göre ise; ki bana bunlar daha sahici geliyor; Almanya’nın son zamanlarda ki Türkiye ilgisi sadece göçmen meselesiyle izah edilemeyecek kapsamda ve derinliktedir.
Almanya Türkiye ile mevcut siyasi ve ekonomik ilişkilerini daha da güçlendirerek, geleceğe yönelik, özellikle Ortadoğu ölçeğinde beraber yol almak istemektedir.
Böyle bir iş birliğine, her ne kadar başta ABD olmak üzere üçüncü ülkelerin sıcak bakmayacağı ortada, ama her iki ülkenin bu hususta ortaya koyacağı irade dışardan müdahaleleri işlevsiz bırakabilir.
Mümkün müdür bilmem?
Ancak görülen o dur ki iki ülkenin güç birliği, Ortadoğu’nun, dolayısıyla dünyanın geleceğini belirleyecek ölçekte bir ağırlık ortaya koyabilir.
3
İyi de;
Her ne kadar ülkeler arası ilişki, o anın ve o olayın her iki ülkenin o anki menfaatlerini ne kadar karşılıyor ilkesi çerçevesinde yürüyor olsa da…
Türkiye; Osmanlı’nın son dönemlerinde ve birinci dünya harbinde Almanların yanında yer almakla nelerle karşılaştığını…
Cumhuriyet Türkiye’si tarihinde Türkiye-Almanya ilişkilerini…
Bahusus, Almanya’nın Türkiye’deki terör örgütlerine verdiği desteği…
Almanya’daki Türkler arasında özellikle ‘Ali’siz Alevilik’ akımını güçlendirme çabalarını…
Türkiye’nin AB üyeliğine karşıtlığını…
Benzer daha birçok olayı unutmuş değildir herhalde.
Yani; geleceğe ilişkin hiçbir proje, geçmişten bağımsız olamaz.
Bu gerçeklik bilindikten sonra da, her devletle yeni münasebetler, yeni işbirlikleri kurulabilir gayet rahatlıkla.
Anlayacağınız, Dünya’da, bölgede, özellikle Türkiye’de yeni bir şeyler olmakta.
Hadi hayırlısı.

<p class='MsoNormal'>Aykut  Enişte 2 filmiyle seyirci tarafından tanınıp benimsenen Mekin Sezer, iki

Gişeci'de Aykut Enişte 2 sohbetleri... Bölüm 3: Mekin Sezer

Galatasaray'a Malatya'da coşku seli

Hibe desteğiyle mantar tesisi kurdu! Şimdi siparişlere yetişemiyor

400 bin uçuş saatini başarıyla tamamladı! Türkiye'nin ilk milli ve özgün SİHA'sı