• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
31 Mayıs 2015 Pazar

Millet olmak

1

Uzun zamandır, Ankaralı kimi dostlarla haftada bir akşam bir yemek masasının etrafında bir araya gelip, sohbet geleneğini kendimizce sürdürmeye çalışırız.
Söz konusu masanın en belirgin özelliği masa sakinlerinin “burada söze sınır yoktur” anlayışı idi.
Yeri geldiğinde iktidarın yaptıkları da dahil, her şey ve herkes eleştirel bakışlı o masaya yatırılırdı.
Üstelik aramızda ‘paralelci’ biriside vardı, öyle gizli saklı değil, aşikar…
Ne zaman ki 17-25 Aralık kalkışmaları gerçekleşti; Dedik ki; “şu andan itibaren masaya sınırlama gelmiştir. Ak Parti ve iktidarı artık eskisi gibi eleştirilmeyecektir, eleştiriyi hak etse bile. Çünkü (tabiri caizse) kaleye dışardan hücum vardır, kale hücum altında iken içerdeki komutan ya da askerlerin yanlışı/doğrusu tartışılmaz. Önce kale korunmalıdır.
Aynı hal hala devam etmektedir.
7 Haziran seçimi bir anlamda, kaleyi koruyup/koruyamadığımızın belli olacağı, saldırıyı püskürtüp püskürtemediğimizin ortaya çıkacağı, paralel örgüt kalkışmasının bastırılıp bastırılamadığının görüleceği bir gündür.
Milletin ayakta kalıp yoluna devam etmesini sağlayacak önemdedir 7 Haziran.
2
Eğer ‘millet olmak’, ‘medeniyet kurmak’ gibi bir iddiamız varsa…
Ki var.
Her ne kadar ‘millet’i Türkçe sözlükler; ‘aynı topraklarda yaşayan; aralarında dil, tarih, ülkü, duygu, gelenek, görenek birliği olan topluluklar’ şeklinde tarif etse de;
Millet, Cemil Meriç’in ifadesiyle; ‘bir inanç birliği’dir.
Bu anlamda, genel insanlık ailesinden sonra en üst sosyolojik çatıdır.
Ak Parti bize, Cumhuriyetle bozulan millet yapımızı yeniden imar ve inşa etme fırsatı vermiştir her şeyden önce.
Bu topraklarda yaşayan insanların ‘millet olma bilinci’ Ak Parti ile yeniden gündeme gelmiştir.
İşte 7 Haziran; yeniden millet olma yolunda başlattığımız imar ve inşa faaliyetlerinin devam edip etmeyeceğini belirleyecek önemli bir dönüm noktasıdır.
(Bu arada yeri gelmişken millet-ümmet bağlamında bir hususa da açıklık getirmeye çalışalım. Hamza Türkmen 29 Mayıs tarihli Diriliş Postası’nda ki yazısını “Galat-ı meşhur olarak ‘tek millet’ mi denecek ‘tek ümmet’ mi denecek, densin…” diye bitirirken belli ki ‘millet’in, ‘ümmet’eöncelenmesini yanlış buluyor, bu şekilde kullanımı falat olarak değerlendiriyor.
Hayırdoğrusu millet daha şumüllü ve daha kapsayıcıdır, çünkü söze, kavle, inanca, duyguya dayanır yani soyut bir kavramdır.
Oysa ‘ümmet’ ; bir ananın çocukları anlamıyla bir kavme, aileye, ulusa aittir yani somuttur.
Bu nedenle ‘millet’i öncelemek doğrudur, millet mücadelesi önemlidir.)
Allah ‘milletin adamları’nın yolunu açık etsin.

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Kültür ve  Turizm Bakanlığınca tarihi,  kültürel, mimari, ekonom

Beyoğlu dünya sahnesine çıkıyor

Kütahyalı marangoz ahşaptan susuz ceviz soyma makinesi icat etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ekim 2021)

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi