• $28,9919
  • €31,2252
  • 1866.62
  • 7913.76
23 Haziran 2023 Cuma

Mesela dedik…

11,16 Haziran tarihli yazılarımızdan mülhem; bir özel, bir genel eleştiriyle başlayalım istedik.

1

'SARI TORBA'

Kuşkusuz, uzun bakanlık döneminde Süleyman Soylu, totalde başarılı bir görev icra etmiştir.

Türkiye'nin terörle mücadelesinde gösterdiği dirayet ve yönetim sayesinde şimdiden Türkiye'nin siyasi tarihinde de yerini almıştır.

Ne var ki; uzun zaman, çok iş, fazla söz; tabiatı gereği kimi yanlışlıklarla, hatalarla, yanılsamalarla maluldür.

Bu bağlamda dile getirmek istediğimiz husus, Sayın Bakan'ın 'sarı torba' söylemidir.

"Sarı torbaya girdiler, sarı torbaya sokarız, sarı torbada geldiler-gittiler" vs.

Bu söylem, belki yukarı mahalle delikanlılarının kahve önü sohbetlerinde iyi gidip, iyi mavra konusu olabilir.

Fakat devlet ciddiyetine yakışmayan, devlet diline uygun olmayan bir vasıftadır.

Devlet dilinin nasıl olması gerektiği ise MSB'nin açıklamalarından görülmektedir; "etkisiz hale getirildi..."

Ayrıca; 'sarı torbaya sokulan (!)' katil, terörist, hain, alçak, namussuz olsa da bir insandır, ademoğludur, dünyaya gökten zembil ile gelmemiştir; bir anası-babası, kardeşleri, dostları, arkadaşları, akrabaları vardır.

Teröristin kendisine değil, işte bu geride kalanlara hürmeten de bu söylemler doğru değildir.

Umulur ki; yeni İçişleri Bakanımız diğer işleriyle beraber bu konuda da daha hassas ve dikkatli davranır.

2

Karı-koca büyükelçiler.

Uzaktan gördüğüm ve anladığım kadarıyla, sayıları ne kadardır bilmem;

Dışişlerinde karı-koca büyükelçiler aynı anda görev yapabilmekteler.

Bu devran Dışişleri'nde ne kadar caridir onu da bilmiyorum, lakin, yine uzun yıllar başarılı bir Dışişleri Bakanlığı yapan Mevlüt Çavuşoğlu döneminde sanki teşvik edildi ve daha da arttı.

Oysa bu uygulama; hem yönetim bilimi açısından, hem insani olarak doğru bir uygulama değildir, aile birliği fikrine aykırıdır.

Düşünebiliyor musunuz? Mesela erkek Brüksel'de veya Washington'da, BM'de büyükelçi olarak görev yaparken kadın da bir Afrika ülkesinde görev yapıyor olsun. Hele bir de çocuk varsa...

Kuşkusuz ki bu durum onların iş performansını etkileyeceği gibi, duygusal olarak da çiftleri zora sokacaktır.

"Yok! Bir şey olmuyor" deniyorsa, o zaman o evliliğe başka bir perspektiften bakmak gerekir.

O zaman belki de bir 'aile'den değil de salt bir 'antlaşma'dan söz ediyor olabiliriz.

Hani; devleti dışarıda büyükelçiler içeride de valiler temsil eder ya...

Sonuçta ikisi de devleti temsil etmenin yanında 'idari' bir işlev görmektedir.

Böyle olmasına rağmen, valiler arasında bu türden bir ilişki söz konusu değildir. Yani karı-koca vali hiç olmamıştır.

Bize göre Dışişleri'nde de tecridi olarak İçişleri'ndekine benzer uygulamaya geçilmelidir.

Son söz: Seksen bir milyonluk ülkede adam mı kalmadı da karı-koca aynı anda büyükelçi oluyor?..

<p>Bu anlamlı etkinlik, Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı'nın katılımıyla gerçekleşti. Ayrıca,

3.Çocuk Girişimciler Kermesi Filistinli Çocuklara Destek İçin Gerçekleşti

BİM 12 Aralık 2023 aktüel ürünler kataloğu

Gazze güneş batmadan karanlığa gömülüyor... İşgalci İsrail'in durmayan vahşeti

İşgalci İsrail'den Gazze'ye yeni saldırı