• $8,1058
  • €9,7043
  • 455.074
  • 1378.37
19 Mart 2021 Cuma

Mayın tarlasına girer gibi…

1

Malum, son günlerin önemli tartışma konularından biri de Ayasofya Camii Baş İmamı Prof. Dr. Mehmet Boynukalın'ın attığı twetlerle/yazdığı mesajlarla ilgili.

Üstelik bu kez tartışma muhafazakar/dindarlar arasında. Ak Partilileri birbirine düşürmüş durumda.

Moda tabirle; 'çevrimiçi' bir mahiyet taşıması itibarıyla tam bir mayın tarlasına dönüşmüş durumda arazi...

2

Dostumuz Resul Tosun'un, 16 Mart Salı günü Star'da yayımlanan 'Ayasofya Modeli' başlıklı yazısını 'Milletvekilleri WhatsApp Grubu'na taşıması üzerine bir başka değerli dost Semiha Öyüş'ün tebrik ve katkı mesajında şöyle bir cümle var: "Sorun kendini nerede konumlandıracağı hususunda kafa karışıklığı yaşayanlarda..."

Semiha kardeşimizin kimi/kimleri kastettiği kısa değerlendirmesinde belli olmasa da işaret ettiği yer hayati öneme haiz.

Buradan hareketle, beni, Ayasofya Camii Kebiri Baş İmamı Prof. Dr. Mehmet Boynukalın'ın (altını özellikle çizdim) söylediklerinin içeriğinden ve söyleme biçiminden öte, kendisini nerede/nereye/nasıl konumlandırdığı ilgilendiriyor.

Zannımca müşarünileyh kendini tarihin sayfalarına atmış durumda.

Düşünsenize; Ertuğrul Gazi oğlu Osman'ın torunu ve dahi Orhan Gazi, Murat Hüdavendigar, Yıldırım Bayezid, Çelebi Mehmet torunu ve Murad-ı Sani/Koca Murad oğlu Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethetmiş.

Fethin sembolü ve kılıç hakkı olarak Ayasofya Kilisesi'ni camiye çevirmiş...

O camiye imam tayin edilen ölümlü ne kutlu bir kişidir değil mi?

Şimdi de, Ayasofya yeniden camiye çevrilmiş ve bir bilim adamı oraya baş imam olarak atanmış, yani baş müderris...

Ancak dikkat edilmesi gereken bir husus var. Fatih'in yanında Ayasofya'da 'baş imam'lık yapacak, isimleri bu güne kadar gelen deve dişi gibi üç isim vardı; Akşemsettin, Molla Gürani ve Molla Hüsrev.

Tam burada Molla Hüsrev'e bir selam göndererek sorsak mı?

Ayasofya Camii Kebiri Baş İmamı Prof. Dr. Mehmet Boynukalın acaba görevini eksiksiz yapmanın titizliği için mi kimi twitler atıyor.

Yoksa; sofrada sol yanda oturtulduğu için dikkat çekmeye mi çalışıyor?

3

Dostlar! Bir şeyi unutmuyoruz değil mi?

Mehmet Boynukalın'ın mesajları karşısında ötekilerden ve dahi bizden biri, Özlem Zengin'den gelen tepkiler üzerine Hoca'yı korumak/yanında yer almak/destek vermek, özgürlüğünü savunmak, ilmine itimat göstermek ne kadar meşru ve haklı ise; dinen ve ilmen Özlem Zengin'e karşı da 'had bildirmeye' kalkışmadan aynı anlayışı ortaya koymamız gerekmez mi?

Sonra demokrasi adına Kanarya Severler Derneği'ne dahi hoşgörü ile bakarken; her gün çoğu kez sinsice bazen de açıkça ve pervasızca inanç değerlerimizin ve medeniyetimizin temellerine dinamit yerleştiren Özkökgillere tolerans gösterirken, hatta gülücüklerle kendileriyle fotoğraflar verilirken; her hal ve şartta, dibine kadar, sapına kadar 'ben Müslümanım' diyen kardeşlerimize karşı tahammülsüzlüğümüze dair bir şeyler konuşmamız gerekmez mi? (Tam burada hiç değilse adını anarak kendime olan saygıyı korumak isterim; Mustafa Öztürk'e de selam olsun)

Kimseyi töhmet altında bırakma kastımın olmadığını bir niyet mektubu gibi elimde tutarak sormak ve hatırlatmak isterim;

Türkiye'de kendini 'ehli sünnet' olarak tanımlayanların büyük bir çoğunluğu itikatta Maturidi, amelde Hanefi mezhebine mensuptur değil mi? Peki İmam Hanefi ve Maturidi, dönemlerinde/hayatlarında ortaya çıkan, kendilerince aykırı her sesi boğmuş mudurlar?

Bilmem; mayınları patlatmadan tarlada dolaşmayı becerebildim mi?

DESTEK

Turgay Güler ve Yusuf Alabarda soruyordu:

İBB'nin terör örgütü PKK'nın üst düzey yöneticilerinden Nurettin Demirtaş'ın bir kitabını belediyeye ait platformlar üzerinden satışa sunması sonucu oluşan tepkiler nedeniyle kitap geri çekildi.

Ancak şu sorular hâlâ cevapsız:

Bir: Bir kitap satışa sunuldu ise alım/stok yapılmış demektir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi terör örgütü PKK'nın üst düzey yöneticilerinden Nurettin Demirtaş'ın kitabından kaç adet almıştır, kaç para ödemiştir, para kime/kimlere gitmiştir?

İki: Türkiye'de satışa sunulan, basılan her kitap için 'bandrol' alınma mecburiyeti vardır. Kültür Bakanlığı bu kitap için bandrol vermiş midir?

Üç: Yoksa İBB bandrolsüz bir kitabı satışa sunarak affedilmez başka bir suç daha mı işlemiştir?

Evet, acilen cevap beklemek hakkımızdır.

<p>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Esen Koronavirüs'ün kalp rahatsızlığı olanlar üzerindeki etkis

Koronavirüs Kalp Krizine Yol Açar Mı?

Güvenliğin dikkati, hayatını kurtardı

Polisin ikna çalışması sonucu teslim olan terörist ailesiyle buluşturuldu

Osmanlı döneminde padişahların iftar sofralarını süsleyen yemekler