• $8,8887
  • €10,3943
  • 495.276
  • 1381.4
15 Ağustos 2021 Pazar

İşin aslı/2

Orman Genel Müdürlüğü ile Türk Hava Kurumu'nun ilişkileri:

Orman Genel Müdürlüğü 2008 yılına kadar Türk Hava Kurumu'nun elinde bulunan, aslında, asıl görevi zirai ilaçlama olan uçakları kullanmıştır.

Lakin bu uçaklar sadece 1 ton su taşıyabilmelerinin yanında kılavuz uçaksız yangınlara müdahale şansına sahip de değildir. Manevra kabiliyetlerinin düşük olması nedeniyle isabetli su atışından da mahrumdur.

Hal böyle olunca, OGM ihtiyaç hasıl oldukça THK dışından amfibi uçaklarda kiralamıştır.

OGM'nin dışardan kiraladığı uçaklar Canadair CL 215 tipi uçaklar olup, yangınlara müdahalede kullanışlı görüldüğü için Genel Müdürlük THK'dan bu uçakları edinmesini ve kendilerine bu uçaklarla hizmet vermesini ister.

Bundan sonraki gelişmeleri zamanın Orman Genel Müdürü Osman Kahveci şöyle anlatır: "Canadair CL 215 tipi uçakların alınması için imalatçı firmayla görüşmeleri biz yaptık, fizibilite ve devam raporlarını biz hazırladık, THK bunları alacak ve bize kiralayacak, o kadar. Kurum da bu dönüşümün yapılmasından yanaydı. Ancak bize gelip, söz konusu uçakları alacak paraları olmadığını söylediler. Bunun için uzun vadeli bir sözleşme yapılır ve ön ödeme yapılırsa söz konusu uçakları alabileceklerini ifade ettiler.

Bunun üzerine OGM olarak biz, THK ile tek tedarikçi sıfatıyla 7 yıllık bir sözleşme imzaladık, bunun üzerine söz konusu uçakları alabildiler.

Bu kapsamda OGM 2009-2015 yılları arasında her yıl 4 uçağı THK'dan kiralamıştır..."

Bunları söyledikten sonra sayın Kahveci bir meseleye özellikle dikkat çekerek devam eder: "O sıralar Canadair'in envanterinde iki tip yangın uçağı bulunmaktaydı. Birinci tip, THK'nın satın aldığı CL 215; ikincisi ise CL 415.

İkisinin arasında orman yangınlarına müdahale açısından ihmali mümkün olmayacak farklar mevcuttu.

CL 215 piston motorlu olup, manevra kabiliyeti kısıtlı, sorti başına 4-5 ton su alabilen uçaklar olup, CL 415 ise turbo motorlu, manevra kabiliyeti yüksek, sorti başına 6 ton su alabilen bir uçaktı.

Bu nedenle Müdürlük olarak THK'dan finans durumları da iyileştikçe CL 415 tipi uçak almalarını istenmiş onlarda bunu uygun görüp onaylamış ve söz vermişlerdi. Bu konuda bir mutabakat oluşmasına rağmen sözlerini yerine getirmediler. Aksine, THK, firmanın elinde kalan eski model (1967-70 arası üretilmişlerdir) uçakları alarak CL 215 tipi uçak sayısını dokuza çıkarmışlardır.

Buna rağmen Orman Genel Müdürlüğü bir üç sene daha (2016-2019) THK'nın elindeki bu uçakları (5 tanesini) kullanmaya devam etmiştir.

THK OGM ile yaptığı uzun vadeli sözleşmeler nedeniyle yeterli kaynağa sahip olmasına rağmen CL 415 tipi uçaklardan almadığı mevcutların periyodik bakımlarını da yapmamış ve uçaklar zaman içinde uçamaz hale gelmiş, bunun üzerine pilotlar da işten çıkarılmıştır..."

Son orman yangınları nedeniyle başta CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere bilumum muhaliflerin hem aptallıklarından, hem kullanılmaya elverişli olmaları hususiyetlerinden, hem hinliklerinden üzerinden fırtına kopardıkları THK'nın durumu işte budur. Mefluçtur, iflas etmiştir... Kurumu bu hale getirenlerde Atatürkçü, güya solcu, güya ilerici ama kesinlikle batıperest CHP zihniyetli idareciler olmuştur.

Değerli okuyucular

Son olarak, Osman Bey'in de ısrarla anlatmak istediği ibretlik bir durumu sizlerle paylaşmak istiyorum.

Diyor ki Osman Bey: "THK'nın elindeki uçaklar bütün bakımları yapılmış, tıkır tıkır işler vaziyette olsalar dahi Manavgat yangınına müdahale edemezlerdi.

Çünkü söz konusu uçaklar 39 dereceden fazla sıcaklığın bulunduğu havaalanlarına (mesela Antalya) inip kalkamıyorlar.

Bu nedenle geçmişte bu uçaklar Isparta Havaalanı'nda bekletilirlerdi..."

Şimdi anlaşıldı mı meselenin THK olmadığı?

Biliyor musunuz, zannedilenin aksine mesele Ak Parti, Tayyip Erdoğan'da değildir.

Mesele; hayatın her alanında İslam'ın görünür olmasına tahammülsüzlüktür, İslam düşmanlığıdır, vesselam.

BU BAHSİ BİTİRMEDEN;

Cuma günkü yazımızdan sonra bir orman mühendisi aradı; Yekten: "Ben olsam ne helikopter filosu kurarım ne de uçak alırım" deyiverdi.

"Efendim; kızılçam denen ağaç bildiğimiz çıradır. Sanki yanmak için yaratılmıştır. Kızılçam ormanında bir kez yangın başladımı aslında doğal sınırlarına varıncaya kadar durdurmak mümkün değildir. Lakin, yerden karşı yangın, geniş boşluklar açmak gibi tedbirlerle yangının ilerleyişi durdurulabilir.

Helikopterler olsa olsa makilik gibi alanlarda söndürmek için, yerleşim yerlerine yakın yerlerde soğutma için kullanılabilir."

Alın size yeni bir tartışma konusu.

Hiç değilse Kılıçdaroğlu'nun; "Büyükşehirler vasıtasıyla THK'nın uçaklarını uçuracağız" iddiasından daha sahici bir tartışma değil mi?

<p>Milli enerji hamlesinde ilk hedef Karadeniz'den 3 buçuk  milyar metreküp doğalgaz çıkartılması. İ

Enerji fetihleri hız kesmiyor

Nobel ödüllü Türk bilim insanı Sancar, TOGG'un direksiyonuna geçti

Emniyet güçlerini dünyanın en hafif balistik zırhı koruyacak

''Karadeniz'in Zeugması'' kapılarını dünyaya açacak