• $32,1943
  • €34,909
  • 2415.38
  • 10792.5
4 Mart 2022 Cuma

Hepten ‘Nazi' imişler

1

Acizane her fırsatta söylemeye çalıştım.

'Medeni Dünya' olarak gösterilmeye ve öykülenmeye çalışılan Batı'nın aslında en az ikiyüzlü olduğunu...

'Medeniyet'i, kurucularının iplerin kendi ellerinde olduğu dinler üstü bir din olarak kullandıklarını, herkesi medeni olmaya davet edenler aslında kendilerine kul olmaya çağırdıklarını;

Evrensel İnsan Hakları, hukukun üstünlüğü demokratik toplum derken... dahi, bir an bile ırkçılığı terk etmediklerini, Batılı ve Batılı olmayan ayırımını hep yaptıklarını, hatta gayri Batılıların insan dahi sayılmayacağına inandıklarını... hep söyledik durduk...

Bu hakikatleri; bizden önce, bizimle beraber ülkenin sahici aydınları da söz konusu ettiler ve meseleleri açığa kavuşturmak için büyük gayret gösterdiler...

Ama denir ya; bir musibet bin nasihatten evladır... diye

Son Rus-Ukrayna savaşı Batı'nın çirkin yüzünü çırılçıplak ortaya seriverdi.

Dikkat edin!

(Hepiniz görmüşsünüz de benimkisi lafın gelişi)

Ukraynalılar canlarını kaybettikçe ve ülkelerini terk edip mülteci durumuna düştükçe;

Batı bütünüyle, TV muhabirlerinden, savaş analistlerine, devlet başkanlarından (Yunanistan gibi) Avrupa Birliği Komisyon Başkanı Ursula Von Der Leyen'e kadar hepsi;

Bu ölenler/bu mülteciler bizden biri;

Bu ölenler/bu mülteciler sarı saçlı mavi gözlü;

Bu ölenler/bu mülteciler Hıristiyan;

Bu ölenler/bu mülteciler Suriyeli/Afgan/İranlı/Libyalı/Arakanlı değil bizden birileri;

diyerek içlerindekini kusmaktadırlar.

Yani hepsi birer küçük Hitler, hepsi Nazi, hepsi faşist, hepsi ırkçı...

Görüldü ki Nazizm sadece Almanlara, faşizm İtalyanlara, kapitalizm İngilizlere; emperyalizm şuna buna ait değil; bu vasıflar bütünüyle Batı'yı kapsayacak kadar yaygın ve derinlerdeymiş.

Kahrolsun Nazizm, faşizm, emperyalizm, kapitalizm...

Yuh olsun Batı'ya!

2

ÇOCUKLARIN VEBALİ

"Horasan kazası kaymakamlığını birinci sınıf maaşla kabul ettim. Bir taraftan tayin muamelesi yapılırken ben de harcırahımı takip ve intaç ettirdim. İradesi çıktı. Bir Rus vapuruyla Trablusşam'a gitmek üzere İstanbul'dan hareket ettim. Oradan trenle Halep'e ve Halep'ten on sekiz günde araba ile Fırat vadisini takip ederek Bağdat'a vardım. Trablusşam'dan trenle Halep'e giderken Humus'ta sıhhi bir muayene vardı. Beyrut'ta sarı hastalık olduğu şüphesiyle bu muayene yapılıyordu. Bütün yolcuların yanlarında bulunan yaş meyveleri toplayıp imha ediyorlardı. Birçok portakal, mandalina ve muz gibi yemişler toplandı. Bir sürü Arap çocuğu o yemişleri kapmak için jandarma kordonunu, yedikleri kamçılara rağmen yarmaya çalışıyorlardı, ben kompartımandan bu manzarayı seyrediyordum. Çocuklar ara ara tren yolcularına gelerek: -Ya efendi on para verir misiniz diye bağırıyor ve ekmek de istiyorlardı. Jandarmalar ve sıhhiye memurları topladıkları yemişleri, üstlerine toprak dökerek, yığın halinde çiğneyerek çamur haline getirdikleri o sırada tren hareket etti. Arap çocuklarının o çamura hücum ederek onu avuç avuç kapışıp yediklerini hayretle ve teessürle müşahede ettim. O manzara hâlâ gözümün önündedir."

(Süleyman Beyoğlu, İki Devir Bir İnsan: Ahmet Faik Günday ve Hatıraları, Bengi Yayınları, Ocak 2011)

Anlatımdan anlaşılacağı üzere yukarıdaki metin Birinci Dünya Savaşı şartlarında yeni tayin olduğu görev yerine giden bir kaymakamın anılarından alınmıştır.

Aradan yüz yıl geçtikten sonra bugün bütün dünya ile birlikte Rusya-Ukrayna savaşını 'seyretmekteyiz.'

Görülen o ki, savaş, her zaman, her yerde önce çocukları vurmaktadır.

Oysa savaş çocuklarının intikamı her zaman çok acı ve yakıcı olmuştur, biline...

<p>İzmir'in Buca ilçesinde, Kemal Altın (54), bir kıraathane önündeki emlakçı Evren Yiğit'e (43), ta

Kıraathane önünde çatışma: Ölü ve yaralı var

Kars'ta ceviz büyüklüğünde dolu yağdı!

Valilikten Ankara'ya uyarı: Sel, fırtına ve doluya dikkat

Dünyanın en güçlü hava kuvvetine sahip ülkeleri belli oldu! Türkiye kaçıncı sırada?