• $32,3607
  • €34,4602
  • 2438.65
  • 9814.19
28 Nisan 2023 Cuma

Farisiler ve CHP'liler

Geçenlerde Enver ile sohbet ediyorduk.

Şöyle bir cümle geldi, döndü dolaştı, aramızda asıldı kaldı:

"Farisi Şiası sırf ana omurgaya, yani ümmete karşı çıkmak arzusuyla var olmuş ve var kalabilmiştir. Zira o günün Farisileri Arapları aşağı görüyor ve tahkir ediyorlardı. Onlara katılmayı kabul edemediler. Şayet, Hz. Peygamber'den sonra Hz. Ebubekir değil de Hz. Ali halife olsaydı bu Farisiler bu kez de 'bunca daha adil ve daha ehil insanlar varken, sırf Peygamber'in akrabası olduğu için Ali'nin halife olması hem ahlaki değil hem de siyaseten yanlış' diyeceklerdi muhtemelen..."

Tıpkı bunun gibi; CHP'de hem kuruluşu itibarıyla hem bugünüyle millete, ana gövdeye ait ne kadar değer varsa kendini onlara karşı konumlandırmış bir siyasi yapıdır/partidir.

Bugün; başka kimi partilerle ittifak yapması ve dindarımsı ritüellere katılması konjektüreldir, tıpkı Farisi Şiasında olduğu gibi takiyeciliğe dayalı bir güncel yönelimdir.

Ancak, daha önce de belirttiğimiz gibi takiyecilik bile emek isteyen ve sürece dayalı bir şey olduğu için onu dahi usulünce sürdürememektedir CHP'liler.

Yer yer, bazen 'gaf' olarak, bazen 'dil sürçmesi' şeklinde, bazen 'dikkatsizlik' olarak asıl renkleri ortaya çıkmaktadır.

Yani hiçbir şekilde; ceberut, tepeden bakmacı, otoriter, dayatmacı, ehlileştirmeci, küstah, nobran ve yabanıl, ancak siyahın zıddı anlamında beyaz, din karşıtı, geleneksiz, köksüz, Anadolu'yu bozkır, Anadoluluyu adam edilecekler olarak gören tavrından vazgeçmeyen bir CHP'den söz ediyoruz.

Aslında, işitmek istediğinden başka sesleri duymayan, gözlerini diktiğinden başka renkleri tanımayan, aklını cendereye ve Batıcılığa ayarlamış, vicdanını dedesinin/babasının evindeki çengele asmış, bilimsellik iddiasıyla puta tapan, katı anlayışı nedeniyle dünyadaki çoğu gelişmeden habersiz, yobazın, cahilin, soytarının, cehilin tekidir bu CHP'liler, vesselam...

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ'YE GELSİN (!)

"Şimdi tekrar başlasam, başlayamam, çok da iştahsızım, tatlardan da emin değilim, görüntülerden de. Şimdi tekrardan babamın elini tutsam acaba ne olur? Onun benim elimi bir evlat eli gibi tuttuğu vakte dönsem, dönebileceğim başka yer ve tutabileceğim başka şey yok çünkü. Aradım, bakındım, evet şuursuzdum, arayamadım bile, bu arama ile ne bulunur? Bakındım da bu gözler ne görür, her şeyi aynı görür, bunu artık biliyorum. Ellerim, gözlerim kendilerinden bir şey umulur şeyler değil, bu belli. Babamın elinde iken onun uzattıklarını tutup bu çöl kuraklığını azıcık yeşertebilirdim."

Şule Gürbüz, Coşkuyla Ölmek'ten

<p>Anadolu Yayıncılar Federasyonu (AYF) Başkanı Sinan Burhan, Filistin'de bugüne kadar 140 gazetecin

Sultanahmet Meydanı'nda Gazze'de öldürülen gazeteciler anılacak

Antalya'da teleferikte mahsur kalanları kurtarma çalışmaları devam ediyor

İstanbul'da insan trafiği!

Hasankeyf'te bayram tatili yoğunluğu