• $ 5,7635
  • € 6,4297
  • 281.805
  • 97149
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Çılgın proje

1 - Pazartesi sabahı Binali Yıldırım’ın gazete, TV, internet medyası yöneticilerine verdiği kahvaltıda idik.

Yaklaşık 2 saatlik toplantı sırasında çok şey konuşuldu kuşkusuz.

Bunlardan sadece iki tanesine dikkatlerinize sunmak istiyorum.

2 - Toplantının sonuna doğru, bir gazete yöneticisi, “Efendim bu zamana kadar söyledikleriniz sosyal medya tarafından tüketildi. Bize öyle bir proje, çılgın bir proje söyleyin ki sosyal medya tüketemesin bize de manşetlik bir şey çıksın” sorusuna Binali Bey’in cevabı kısa ve netti: Binali Yıldırım.

Evet en çılgın proje Binali Yıldırım’ın adaylığı.

Bizim iki önceki yazımızda söylediklerimizi Binali Bey sloganlaştırmış oldu.

Öyle ya 15 yıl aralıksız Ulaştırma Bakanlığı yapacaksın, sonra Başbakan olacaksın, sonra da Meclis Başkanlığı’nı bırakıp gelip İstanbul’a Başkan adayı olacaksın. Buna nerden bakarsanız bakın, gerçekten çılgınlık.

3 - Binali Yıldırım, basın mensuplarıyla buluştuğu bu ilk toplantıda ısrarla bir kavramın altını çizdi: İstanbul aidiyeti.

İki dönem İzmir milletvekilliğinin kazandırdığı tecrübenden yola çıkarak;

“İzmir’de bu aidiyet var. Oranın halkı da kozmopolit aslında. Kimi Konya’dan, kimi Balkanlar’dan, Erzurum’dan, Burdur’dan vs. gelmişler. Ama sorduğunuzda hepsi ‘İzmirliyim’ der.

Oysa İstanbul’da böyle bir şey yok. İstanbul’da aynı soruyu sorduğunuzda alacağınız cevap; Kastamonulu, Sivaslı, Giresunlu, Trabzonlu vs. şeklinde olacaktır.

Oysa bu insanlar İstanbul’da yaşamakta hatta belki de büyük bir kısmı İstanbul doğumludur.

Bu durum, sahiplenme açısından büyük problemlere sebep oluyor.

İstanbul’da yaşayanları İstanbullu yapabilirsek, İstanbul’a büyük bir hizmette bulunmuş olacağımıza inanıyorum…”

Binali Bey’in bu tespitine ve niyetine katılmamak mümkün değil.

Bu vesileyle; bir seçim kampanyasında Çengelköy’de bir hemşeri derneğini ziyaret etmiştim.

Orada bulunan insanların çoğu önceden tanıdığım kişilerdi.

Eğitimlerini, meşguliyetlerini biliyordum.

Bu nedenle onlara dedim ki;

“Anadolu’daki köyünüz için buraya gelmeniz, oraya ilişkin bir şeyler yapmanız şüphesiz takdire şayandır.

Ancak; biliyorum birçoğunuz birbirinize yakın, aynı mekanlarda oturuyorsunuz.

Acaba yine bir araya gelip; Anadolu’daki köyünüz için harcadığınız emek ve paranın asgarisini sokağınız için harcasanız; sokağınız nasıl bir hal alır hiç düşündünüz mü?

Bir yarışma olsa kuşkusuz sizin sokağınız birinci olurdu.” Bu o kadar önemli bir konu ki;

İstanbul’da şehrin her tarafında yapılan binlerce hemşeri derneği var. Bu derneklerden her biri uzaktaki köyleri için harcadıklarının az bir kısmını yaşadıkları şehir için harcadığında, sadece bu girişim, tek başına İstanbul’u değiştirebilir, güzelleştirebilir.

Hüseyin Besli Diğer Yazıları

Sadece o mu?

06.01.2019

Doğrusu

03.01.2019

Önemine binaen

27.12.2018

<p>Karadeniz Bölgesi’nde etkili olan sağanak yağışlar, Samsun’un doğu ilçelerini de olumsuz etkiledi

Samsun Sele Teslim

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

İlk bebekte bu konularda çok zorlanılıyor!