• $9,6597
  • €11,237
  • 559.974
  • 1487.43
22 Temmuz 2016 Cuma

Çengelköy-Kuleli / 2

1
Önemine binaen teklifimizi yineleyerek başlayalım: 15 Temmuz gecesi yaşananlardan sonra Kuleli Askeri Lisesi artık mevcut yerinde kalamaz, başka bir yere taşınmalıdır. Ve ilave edelim; önümüzdeki eğitim-öğretim yılının başlangıcından itibaren uygulanmak üzere; Askeri Liselerin, harp okullarının, harp akademisinin ve erbaş eğitim merkezlerinin eğitim sistemi sıfırdan yeniden kurulmalıdır. Aksi takdirde, ne kadar başka önlemler ve tedbirler alınsa da, bu okullarda öğrencilere öncelikle ‘darbe nasıl yapılır’ı öğreten vasat ortadan kalkmadıkça geleceğe ait tehlike bertaraf edilmiş sayılmaz.

2
15 Temmuz gecesinin detaylarına geçmeden Çengelköy’de herkesin zihnine takılan bir soruyu ele alıp kurcalamakta, incelemekte fayda var: Bu hainler, kalleşler, alçaklar; niçin Çengelköy’ü bu kadar önemsediler. Niçin bu kadar insanı öldürmekten imtina etmediler, niçin bu kadar pervasız ve acımasız davrandılar vs.
Sonradan olup bitenlere ve fotoğrafın bütününe baktığımızda şu söylenebilir: Anlaşılan o ki, hainlerin tezgahladıkları planın gerçekleşmesi için elzem şartlardan bir tanesi de Çengelköy’ün geçilmesiydi, daha kapsayıcı bir ifade ile Kuleli Askeri Lisesi ile Birinci Boğaz Köprüsü arasındaki yolun kontrol altına alınması işler hale getirilmesiydi.
Bunun iki sebebi olabilir. Birincisi, darbe kalkışmasının başarısı için köprünün tutulması psikolojik ve lojistik açıdan önemliydi. Bu nedenle köprüdeki askerlerin lojistiklerinin Kuleli’den yapılacağı planlanmış olabilir. Ayrıca; darbe kalkışması anlaşılır anlaşılmaz, sokağa çıkan insanların bir kısmı köprüye yürüdüğü için, o insanları Kuleli’den gelecek kuvvetlerle arkadan kıstırmak ve çember içine almak için Kuleli’de konuşlu personelin intikali düşünülmüş olabilir.
İkinci olası sebep ise; sonradan ortaya çıkan darbecilerin kendi aralarındaki haberleşme kayıtlarına bakıldığında, darbeye karşı duran Birinci Ordu Komutanı’nın alınması ve/veya alındıktan sonra muhafaza edilmesi görevi Kuleli Askeri Lisesi’nde konuşlu güçlere verilmiş. Bu nedenle Çengelköy’ün geçilmesi, temizlenmesi, yolun açık tutulması düşünülmüş olabilir.
Ama Çengelköy sabaha kadar direnmiş ve darbecilere teslim olmamıştır.

3
Şu ana kadar isim bazında tespit edebildiğimiz 13 şehidimiz bulunmaktadır. Ancak genel kanaat henüz isimlerini tespit edemediğimiz ve cenazelerinin nerede kaldırıldığını bilmediğimiz şehitlerimiz var. Bununla beraber sayının 17 olduğunu söyleyenler olduğu gibi, Çengelköy’ün sınırlarını Havuzbaşı Parkı ve Vaniköy Muhtarlık Binası’na kadar genişletince 20’ye çıkartanlarda var.
Bizim tespit edebildiğimiz isimler şöyle: Kadem Sivri, Ayşe Aykaş, Onur Ayanoğlu, Yasemin Yazıcı, Osman Yılmaz, Hacı Tampereci, Fatih Dalgıç, Berrak Cantürk, Halil Kantarcı, Gökhan Esen, Mustafa Cambaz, Mehmet Yılmaz, Murat Akdemir.
Allah hepsine rahmet etsin, yakınlarının, Çengelköy’ün, milletimizin başı sağolsun.

4
Kamil Ege: “Akşam namazından önceydi, caddeden 5 araçlık askeri bir konvoy geçti. Askeri araçların geçmesinde bir anormallik yoktu, Kuleli yakın olduğu için bu normaldi de konvoyun içinde bir tanede itfaiye aracı vardı ve üstünde askerler bulunmaktaydı. Arkadaşlarla bunu tartıştık… Daha sonra köprünün kapandığı haberi geldi, oturduğumuz yerden baktığımızda da köprüde araç trafiğinin kesilmiş olduğunu gördük. Bunun üzerine caddeye çıkarak karakolun önüne gittik.”
Mustafa Açıksöz: “Evdeydim, bir arkadaşım telefonda kardeşinin de içinde olduğu otobüsün köprüde önünün kesildiğini söyledi… Bir iki telefondan sonra Çengelköy-çarşıya indim.”
Seval’den Memduh: “Akşam saatlerinde itfaiye aracının üzerinde asker görünce bir anlam veremedim ama iş yoğunluğuyla fazlada üzerinde durmadım.” Fikret Morgül: “Çay bahçesinde bir hareketlilik başladı, herkes telefonuyla konuşuyordu, hatta bahçe boşalmaya başladı.” Osman Nuri Akbulut: “Dükkandaydım, müşteriler vardı. O sırada köprünün kapatıldığını duydum, polis karakoluna gittim… Tuncay Bey oradaydı. ‘Ne oluyor?’ diye sordum; ‘Bize henüz resmi bir bilgi gelmedi, bekliyoruz’ dedi… Tekrar dükkana döndüm. Bir müddet sonra silah sesi duydum ve tekrar karakolun önüne koştum.”
Alper Potuk; “Dükkanda idim, insanların karakolun önünde toplandığını duydum, ben de gittim, kalabalığa karıştım…” Mehmet Gölbeyoğlu: “Çengelköy Çınaraltı Çay Bahçesi’nde oturuyordum. Sağdan soldan haberler geliyordu. İnsanların karakolun önünde toplandığını söylediler kalkıp bende gittim.” Mustafa Açıksöz: “Ben geldiğimde başta muhtar Can olmak üzere karakolun önünde 5-10 kişi vardı.”
Fikret Morgül: “Karakolun önünde bir kısım insan toplanmıştı, polis memuru Tuncay ve muhtar Can’ın yönlendirmesiyle yola barikat kurmaya başladık. Tam o sırada Kuleli tarafından silah sesleri gelmeye başladı.”
Özellikle köprünün trafiğe kapatılmasından sonra olağan dışı gelişmeler olduğunun farkına varan Çengelköylüler, hem bir haber almak hem de merkezi konumu nedeniyle Çengelköy Karakolu’nun orda toplanmaya başlar.
Henüz ciddi bir kalabalık yoktur. O sırada Kuleli tarafından yanında birkaç askerle bir binbaşı karakolun önüne gelir.
Karakola ulaşmadan yapılan barikat çalışmalarını görür.
Halka, ‘Hayırdır yolu niye kapatıyorsunuz?’ diye sorar. Bunun üzerine insanlarda ‘Hayırdır siz niye geldiniz?’ diye sorar. Bu sırada binbaşı polislere ‘sıkıyönetim ilan edildiğini, askerin yönetime el koyduğunu, silahlarını bırakarak karakolu kendisine teslim etmelerini söyler. Polisler ise bunu reddeder. Bu sırada orada toplanan insanlar binbaşının etrafını sararak, ‘Sen neden bahsediyorsun, ne ihtilali, ne darbesi, delirmiş olmalısınız. Bunu yapamazsınız, yaptırmayız, direniriz vs. hatta daha ağır sözlerle hırpalamaya başlarlar... Bunun üzerine binbaşı havaya ateş ederek geldiği yöne doğru gider.
Dikkate değer olanı bu sırada henüz hiçbir yetkili tarafından hiçbir açıklama yapılmamış olmasıdır. Henüz ne Başbakan, ne Cumhurbaşkanı konuşmamıştır.
Bütün bunlardan önce Çengelköy esnafı ve halkı, darbe yaptıklarını söyleyen askere direnmişler, hatta onu geriye kaçmaya mecbur etmişlerdir…
(Sonraki gelişmeleri anlatmaya devam edeceğiz.)

<p class='MsoNormal'>Fatih'te arıza yapan İETT otobüsü, vatandaşlar tarafından  yaklaşık 300 metre i

İETT otobüsü arızalanınca 300 metre itildi

''Gıda Denetim Seferberliği'' kapsamında Trakya'da denetimler başladı

İstilacısı aslan balığı Ege'de de yayılıyor

Her sabah poğaça yiyenler dikkat! Bakın vücuda nasıl bir etkisi var