• $12,7466
  • €14,5004
  • 731.718
  • 1808.79
17 Mayıs 2020 Pazar

Çengelköy-Çınaraltı…

1

12 Eylül 1980 darbesi bütün toplumu ezip geçerken Çınaraltı’da darbe buldozerinin paletleri altında parçalandı, dağıldı. Yani, kapatıldı.

Gerekçe; halkın denize ulaşımı engelleniyormuş. (Malum söz konusu mekan kamuya aittir)

Gerçi, kapatıldıktan sonra, bırakın oradan halkın denize ulaşmasını, oralara kimse yaklaşamadı bile.

Zaten, çay bahçesi olarak çalışırken de önünde kayık çekekleri vardı. Bahçe kapatılınca o kayıklar istila etti alanı. Ta Çınar’ın dibine kadar kayık çekildiğine dair, resimler mevcuttur.

Ne yazık ki böyle yerler zamanla kötü alışkanlık sahibi insanların kümelendiği, kontrol altına aldığı mekanlara dönüşür. Burası da öyle oldu.

Zamanla hiçbir sivilin yaklaşamadığı kuru-sulu her türlü melanetin işlendiği bir yer haline geldi.

2

Asıl anlatmak istediğim o değil.

Malum, darbe sadece Çınaraltı’nı kapatmadı. Bütün sosyal faaliyetleri durdurdu. Ne panel var, ne konferans, ne miting, ne yürüyüş vs.

Eee, bizde sabah sekiz akşam beş mesaisine alışkın insanlar değiliz.

Allah’tan o sene boğaz lüfer kaynıyor. Bizde, neredeyse her akşam bir sandalla balığa çıkıyoruz. (Bu arada söylemiş oldum tabi, balık avcılığı yapmışlığımızda vardır)

Ekip genellikle Hasan Taşçı, İbrahim Açıksöz, Ergün Kazdal ve benden oluşurdu.

Bir akşam yine denizdeyiz ve hasat iyi. Üç kişi olta sallıyor ben onlara yem kesiyorum/hazırlıyorum.

Ancak yanıbaşımızda bir sandal var, köyden birisi, adını unuttum, gezerek saat satardı. Ama onun ayakta saatçiliğini şimdilerde Afrikalıların yaptıklarına benzetmeyin. Durumu iyiydi. Hatta deniz kenarında, köyde, o günlerde Ajda Pekkan’ın da oturduğu binanın onların olduğu söylenirdi. Özgürlüğüne düşkünlüğü nedeniyle öyle davrandığını zannediyorum.

Neyse, bizimkiler indi-bindi yaparken (Bereket anlamında bir balıkçı tabiri) o hep boş çekiyor.

Bir ara seslendi; “Arkadaşlar kaç kulaçtasınız” diye.

Kaç kulaçta olduğumuzu söylemek yerine İbrahim; “sen boş ver kulacı mulacı, al sana bir yem vereyim onu tak” diyerek bizim yemlerden ona verdi.

Yemi taktı, oltayı indirdi ve çekmeye başladı. Yani bu kez oltaya balık takılmıştı.

İbrahim bırakır mı? “Bizim kerametimiz yemde. Çünkü onu iki üniversite bitirmiş adam kesiyor…”

<p>Erdoğan, faiz-kur manipülasyonlarıyla mücadeleden Birleşik Arap Emirlikleri ile normalleşen ilişk

Başkan Erdoğan: Göreceksiniz enflasyon düşecek

Uşak'ta dere yatağında patlamamış top mermisi bulundu

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (29 Kasım 2021)

Kuvvetli lodos hayatı olumsuz etkiliyor