• $32,5673
  • €35,0211
  • 2428.81
  • 9722.09
2 Aralık 2022 Cuma

“Al ustune al torini”

1

80'li yıllarda, limana, tepeden bakan Rubul'in ve komşusunun (komşunun adını hatırlayamadım) kahvesinde çay içmek için dahi sık sık Poyrazköy'e giderdik.

O günkü Poyrazköy, limanı ve sahili ile tertemiz, şirin bir balıkçı kasabasıydı.

Hep sevmişimdir oraya gitmeyi... Millet vekilliği süresi hariç. Milletvekili olarak gittiğimde köylü toplanır ve mutlaka yapı yapma yasağından söz eder ve derdi ki; "uşaklarımız büyüdü, evlenecekler/evlendiler, yeni ev lazım..."

Ben de, cevaben; "bakın sizler ya da atalarınız doğdukları yerlerde (Poyrazköylülerin çoğunluğu Rize Gündoğduludur) doymamış olacaklar ki buralara gelmişler. O kadar uzağa gitmeye de gerek yok, mesela ben; doğduğumuz köyde ortaokul olmadığı için abim ilkokulu bitirince kasabaya indik, daha sonra da bu kez kasabada (Görele) lise olmadığı için İstanbul'a göç etmek mecburiyetinde kaldık.

Yani doğduğumuz yerde de doyma (her türlü) şansı/imkanı bulamadık.

Tıpkı bunun gibi sizin çocuklarınız da doğduğu yerde doyamıyorsa, barınamıyorsa başka yerlerde ev açsınlar" derdim, bu karşılıklı tartışma içerisinde çayımızı ağız tadıyla içemediğimiz gibi köyden buruk bir şekilde ayrılma mecburiyetinde kalırdık.

2

Poyrazköy'e gidişlerimizde bazen de Yaşar Bostan'ın, dolayısıyla hepimizin eniştesi Hidayet Kaptan ile balığa çıkardık.

O efsane gecelerden/sabahlardan zihnimde en net olarak kalan; Hidayet Kaptan'ın kendine has bir rengi olan sesiyle ve malum şivesiyle, sert dalgalara karşı sık sık tekrarladığı şu sözler kaldı: 'Al ustune, al torini...'

Anlaşılacağı üzere bunlar balık avcılığı sırasında verilen komutlardı.

Yanlış hatırlamıyorsam/hatırımda kadarıyla;

'Al ustune'; balıkçı motorunun balığın var olduğu bilinen/varsayılan bölgeye alınması ve ağların tam balık sürüsü üzerine bırakılması;

'Al torini'; ağda boşluk bırakılmaması, düzgün durmasının sağlanması, usulünce atılıp-toplanması anlamına geliyordu.

3

Ak Parti İstanbul İl Teşkilatı'nın tertiplediği, pazar günü NEF stadyumunda gerçekleşen program bana yukarıdaki balık avcılığında kullanılan komutları hatırlattı.

Görüldüğü gibi AK Parti Gemisi, tecrübeli kaptan (Recep Tayyip Erdoğan) idaresinde en uygun yere, en uygun şekilde çıpayı atmıştır.

Geriye ağın torunun (boşluğunun) alınması kalmıştır.

Şöyle ki;

Kuşkusuz, şehir ne kadar büyük ne kadar kalabalık olursa olsun, o şehirde her daim, 50 binin üzerinde bilinçli, donanımlı ve dahi örgütlü hareket etmeyi bilen ve becerebilen bir grubun olması çok önemlidir.

Ancak; Mart 2019 seçimleri itibarıyla İstanbul'da sandık sayısının 31 binden fazla olduğu (muhtemelen önümüzdeki seçimlerde 40 bine doğru gidecektir) düşünülerse,

NEF'teki katılımın bir kısmının başka işleri veya yeterliliği olmadığı için sandık görevi alamayacağı varsayıldığında;

Söz konusu topluluk sandıkları birer kişi ile dahi sahiplenmeye dahi yetmiyor.

O nedenledir ki; buraya katılan 50 binin her biri bulundukları mahalde başkalarını da devreye sokmalı, aktif eleman haline getirmeli ki ağın toru alınmış olsun.

Rastgele...

<p>Mary Anderson, 1903'te, tramvay yolculuğu sırasında karşısına çıkan bir soruna çözüm bulmak üzere

Cam sileceği nasıl icat edildi?

Kaçıran pişman oluyor: 100.000 TL ile 250.000 TL arası! İşte ikinci el araba modelleri…

Uçan araba 'AirCar' ilk yolculu uçuşunu tamamladı

Türkiye'nin her yerine gönderiyorlar! Devlet desteği ile kadınlar üretti