• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
19 Mayıs 2012 Cumartesi

Çocuğunuzla arkadaş olmayın!

Hülya Yıldırım
Hülya Yıldırım
YAZARIN SAYFASI

Geçen hafta evlatlarımız adına her an bir seçim yapmak zorunda olduğumuzu söyleyerek, 'Evlat başka hiçbir şeye benzemiyor' başlığı altında kızımla ilgili verdiğim bir karardan bahsetmiştim. Bu hafta da çocuklarımız adına karar vermenin ayrıntılarından ve öneminden bahsetmek istiyorum.
Duru'nun, okul korosuyla yurtdışına gitmesi konusunda bir karar vermemiz gerekiyordu.         
Geziye 1 hafta kala Duru, okulda bir kaza geçirdi... 8. sınıf öğrencisi iki erkek, kızımı ve arkadaşlarını okulun bahçesinde bulunan dönen oyun aletinde, istekleri dışında döndürüyor.
Oyun aletinin içindeki çocuklar da etrafa uçuyor; Duru çenesinin üstüne çakılıyor. Kızım okulun revirine götürülüyor ama bunlar olurken, o sırada nöbetçi olan öğretmenler ne yapıyor, doğrusu hala çok merak ediyorum! Çünkü bu konuda okul yönetiminden tatmin edici bir açıklama alabilmiş değilim.
Duru'ya daima 'Dünya güvenli bir yer' mesajı vermeye çalışan ben, bu kaza sonrası, ciddi bir anksiyete geçirdim... Üstelik yurtdışına yalnız gönderme kararımızın arifesinde meydana gelen bu olay bizi zorlasa da Duru'yu yolcu ettik. İlk gün kendisinden bir kısa mesaj aldık. Beş gün boyunca akşamları bizi bir kere aradı ve her gün de bir kısa mesaj attı. 
Duru, 'Anneler Günü'nde tam 10 yaşında oldu! Yavrularımız büyüyor; yaşam hepsine sağlıkla ve mutlulukla büyümeyi nasip etsin. Ayakları üstünde durabilen ve hayatlarını kontrol edebilen bireyler olsunlar fakat çocuğumuzun büyüdüğünü görmek bize sevinç verse de bir yandan da hüzünlüdür... Evladınızla aranızdaki o mucizev” bağ, sizi her an, zorlar.
Sonuçta, anne-babalık zor sanat, simyacılık gibi bir şey... Her konuda ölçü ve denge çok önemli! Bir şeyler az veya fazla kaçtığında çocuğun büyüme ve gelişmesi bundan olumsuz yönde etkilenebiliyor...

"cocuk.20120518225014.jpg"

PEKİ, NE YAPACAĞIZ?

Her an evladımız adına karar vermek zorunda olan ebeveynler olarak, bizler kararlarımızdan nasıl pişman olmayacağız?
İlk kural, çocuğunuzun ayına-yaşına uygun olarak, bilimin bugün söylediklerini dikkatle takip etmenizdir. İkinci kuralsa evladınızın bu hayatta biricik oluşundan gelen özelliklerini doğumdan itibaren gözlemlemeniz ve bu iki veri ışığında edindiğiniz bilgilerle, onunla ilgili kararları verip uygulamaya koymanızdır.
Bir de tabii karar vermekten, çocuğunuza gerektiğinde 'Hayır' demekten, ona sınır ve kurallar koymaktan çekinmemeniz ve vazgeçmemenizdir.

O, KARAR VEREMEZ!
Unutmayalım ki, çocuk kendi adına karar veremez, verdiğindeyse bundan suçluluk ve acı duyar. Çocuğun eğilimlerini takip edin, çünkü bunlar size onun ihtiyaçlarını gösterecektir. Öte yandan, 'Arkadaş olalım, özgür çocuk yetiştirelim' söylemlerine kanmayın ve ebeveyn olma sorumluluğunuzu onun adına sağlıklı ve etkin kararlar vermeye çalışarak alın. Bu konuda bilimden, doğru ve uzmanlardan yardım istemekten çekinmeyin. Danışmanlık alın ama son kertede ille danışmanınızın dediğini değil, iç sesinizin dediğine yönelin...

BİRLİKTE BÜYÜMEK!
İşin özü; ebeveyn olmak müthiş bir meydan okuma çünkü evladınızı büyütürken aslında siz de büyüyorsunuz, onun ihtiyaçlarına cevap verebilmek üzere kendinizi yenilemeniz gerekiyor.

SONUÇ: Çocuklarınızı büyütürken sırtınızı hiç kimseye ve bilgiye yaslamayın. Anne-baba oluşunuzun sorumluluğunu alın, biricikliğinizin hakkını verin. O çocuğun anne-babası sizsiniz ve onun için iyi olanı en iyi siz bilirsiniz. Çağın bilgilerinden yararlanın ama topu bilime bile atmayın...

<p>Nijerya açıklarında Türk gemisine yönelik bir saldırı gerçekleşti. Saldırıda bir denizci hayatını

Türk gemisine saldırının arkasında Fransa mı var?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

En kötü yıl gerçekten 2020 mi? Bilim insanları, 536 yılına işaret ediyor

Haftanın yalanları