• $8,4758
  • €10,258
  • 496.436
  • 1441.33
29 Temmuz 2017 Cumartesi

Yükseköğretimde uluslararasılaşma

H. Hümeyra Şahin
H. Hümeyra Şahin
YAZARIN SAYFASI

Rekabet artık sıra arkadaşı ile, komşunun çocuğu ya da teyze kızı arasında değil, Amerikalı, Çinli, Japon meslektaşlar arasında yaşanıyor. 2000’li yıllarla beraber, uluslararasılaşma özellikle üniversitelerin gündeminde önemli bir yer etti. Üniversiteler için dünya ile bütünleşmek artık bir lüks değil, zorunluluk. Üniversitelerin ne kadar köklü olduğundan çok, dünyaya ne kadar açıldığı önemli artık. Uluslararası görünürlük, bilimsel yayınlar ve atıflar, uluslararası öğrenciler ve akademik işbirlikleri, uluslararasılaşmanın ölçütleri kabul ediliyor.

Dünyada 4 milyonun üzerinde uluslararası öğrenci dolaşımı var. OECD raporuna göre, ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, Avustralya, Japonya, Kanada, dünyadaki uluslararası öğrencilerin %50’sinden fazlasını çekiyor. Çoğunun İngilizce konuşulan ülkeler olması dikkat çekici.

Sözgelimi, İngiltere’nin en prestijli okullarından London School of Economics (LSE) %62 uluslararası öğrenci, %66 öğretim elemanı ile dikkate değer bir çekim alanı. Keza Massachusetts Institute of Technology (MIT)’de %33, Harvard’da %17 oranında uluslararası öğrenci bulunuyor.

Türkiye daha çok öğrenci gönderen ülke konumunda. 2004-2014 yılları arasında Erasmus Programı çerçevesinde 74.231 öğrenci gitmiş, 23.109 öğren­ci gelmiş.2013 yılında başlayan Mevlana Değişim Programı çerçevesinde ise, 965 öğrenci gelmiş, 394 öğrenci gitmiş.

Burada dikkate değer asıl önemli nokta, Türkiye’deki yabancı öğrenci sayısının geçmiş yıllara göre artış oranı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Raporuna göre, 2000’de 15.803 öğrenci varken, 2014-2015 eğitim öğretim yılında uluslararası öğrenci sayısı 72.178’e ulaşmış. Bu ilerleme yeni projeksiyonlarla desteklenmeye çalışılıyor.

Geçtiğimiz günlerde YÖK tarafından düzenlenen İslam Ülkeleri Rektörleri Forumu’nda üniversitelerarası işbirliğini artırmak üzere önemli bir adım atıldı. 37 ülkeden 334 rektör ile gerçekleştirilen toplantı, İslam dünyasında ortak bir yükseköğretim alanının oluşturulması adına önemli bir girişim. Açılışını Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı toplantı, Türkiye’nin çok yönlü siyasi, ekonomik çabalarının akademik uzantısını oluşturuyor. Uluslararası ilişkilerde önemli bir ‘soft power’ işlevi görecek bu adım, gerek Türkiye’nin kültürel hafızasını canlandırmak, gerekse yeni küresel ilişkiler kurmak adına son derece önemli.

İslam dünyasında rol model olan Türkiye’nin akademik işbirlikleri ile belirli alanlarda çekim merkezi olmaması için hiçbir sebep yok. Sözgelimi geleneksel İslam sanatlarının en seçkin örneklerinin kaynağı olan Türkiye, gerek Osmanlı bakiyesi coğrafya, gerekse geniş kültür havzamız için sanatsal alanda bir referans merkezi olabilecekken, uluslararası çapta böylesi bir sanat eğitimi verecek akademimiz yok.

Aynı şekilde, Türkiye’nin jeopolitik konumunun getirdiği avantajlara yönelik nice çalışma alanı ve konu zenginliğinin olduğu ülkemiz, birçok alanda akademik adres olabilir. Önemli olan, Türkiye’nin potansiyelini akademik alanda ortaya koyacak yetkinliğe ve vizyona sahip akademik kuruluşların varlığı. Bunun için de butik çabalar gerekiyor.

Mevlana ve Farabi Değişim Programlarını, tıpkı Erasmus gibi uluslararası marka haline getirecek geniş çaplı işbirlikleri gerekiyor.

Türkiye’deki üniversitelerin uluslararasılaşması, ülkemizdeki 7 milyon yükseköğretim öğrencisi için de yeni bir ufuk demek. Uluslararası üniversite ortamı, yerli öğrencilere de yeni tecrübeler kazandıracaktır.

<p>İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda şehit  sayısı 14'ü kadın, 5'i çocuk olmak üzer

İslam ülkeleri Mescid-i Aksa için harekete geçecek mi?

Mescid'i Aksa'da bir araya gelen Müslümanlar, Ramazan Bayramı namazını kıldı

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nde 87 yıl sonra bir ilk

Şırnak Valisi Pehlivan, Cudi Dağı'nda konuşlu üs bölgelerinde incelemelerde bulundu