• $9,5782
  • €11,1224
  • 554.999
  • 1520.98
28 Haziran 2016 Salı

Uçaklar inip kalkarken

Türkiye çok esaslı bir değişimden geçiyor. Özellikle küresel vizyon açısından. Sadece devletin uluslararası ilişkilere yüklediği anlam değil değişen. Toplum da global bir bakış kazanıyor. Eskiden yönünü sadece Batı’ya çevirmiş, Doğu’ya sırtını dönen, tek boyutlu bir uluslararası devlet politikası vardı. Şimdi çok kutuplu dünyaya ayak uydurmuş, tarihsel kökleriyle barışmış, komplekslerden ve güdümlü politikalardan arınmış, dünyayı kendi merkezinden yorumlayan ve buna uygun dış politika geliştiren bir Türkiye var artık. Bunun toplumsal izdüşümü de benzer bir mahiyet arzediyor.
Uçakların sosyolojisi değişti. Sadece yurtiçinde değil, yurtdışına havalanan uçaklarda da bu sosyolojik değişimi gözlemlemek mümkün. Sadece batı başkentleri değil artık, Türkiye yolcusunun ilgi alanı. Dünyanın yüzlerce noktasına uçuş gerçekleşiyor.

Sivil toplum kuruluşları, mağdur ve mazlum coğrafyalara insani yardım götürmek yanında, mensuplarını da hizmete davet ediyorlar. Gençler bu kafilelere katılarak farklı coğrafyalarda tecrübe kazanıyor, yeni kültürlerle tanışıyorlar. Mesela, kurban bayramlarında Afrika’ya gidip, küresel boyutta bir sosyal yardımlaşmanın parçası oluyorlar. Keza Bakanlıkların organizasyonuyla ‘Gençlik Trenleri’ gençleri dünyaya açıyor. Anadolu’da yurtdışına gitme imkanı belki de hiç olmayan gençler, kabuklarını kırıp devletin sağladığı bu imkanlarla farklı ülkeler görüyorlar. Birçok lise, yurtdışında yaz kampları yapıyor, öğrenciler hem dil öğreniyor, hem de kültürel birikim ediniyorlar.

Özellikle muhafazakar kesimde değişim çok daha dinamik. Hac-Umre turları artık işin sadece bir boyutu. Dünyanın her tarafına kültür turlarına katılım artıyor. Kudüs, Fas, Hindistan daha sofistike tercihler olarak karşımıza çıkıyor. Aile seyahatleri olduğu gibi, kadınların kendi aralarında oluşturdukları turlar da son derece revaçta. Öyle kadın grupları var ki, dünyanın belli başlı başkentlerini dolaşıp, şimdi rotayı daha sofistike destinasyonlara çevirmiş durumdalar.

Bu hareketlilik, bir seyahat kültürü de oluşturuyor. Daha çok okuyor, gittikleri kültürleri yorumlamak için gerekli altyapıyı kazanıyorlar. Yabancı dile merak artıyor. İngilizce dışında diğer dünya dillerinden birkaç kelime de olsa öğrenmeye çalışıyorlar. Gittikleri ülkenin müzeleri, edebiyatları, mutfak kültürleri ilgilerini çekmeye başlıyor. Küresel markalarla tanışıyorlar. Bir kısmı seyahat birikimini, fotoğrafçılık, ressamlık, deneme ve öykü yazarlığı gibi alanlara taşıyarak kendi sanatını besliyor.

Bundan 20 yıl önce Türkiye insanının gündeminde ne Beyrut, ne Endülüs, ne Semerkand vardı. Yanıbaşımız Balkanlar, sadece soğuk havaların geldiği uzak diyarlardı. Ama artık tüm dünya Türkiye gençlerinin, kadınlarının, hulasa ortalama bir vatandaşın ilgi alanında.

Köyünü çevreleyen dağın ardını görmemiş dede ve ninelerin torunları bugün yerkürenin uzak köşelerine gidebiliyor. Üç kuşakta değişen Türkiye’nin hikayesi, havalanan uçaklar üzerinden de okunabilir.

<p>Navigasyonda araç yerine yaya yolunu açtı. Otomobili merdivende asılı kaldı.</p><p>İlginç olay, s

Navigasyon kazası!

Dev kayayı balta ile parçaladı! Ortaya bakın ne çıktı?

Ateş Serbest 2021 faaliyetinden heyecanlandıran görüntüler

Trakya'da 65 yaş üzeri ve risk grubundakilere ''grip aşıları'' evlerinde yapılıyor